08.12.2021, 05:40

Dünyamızı altüst eden iklim değişimi

İki haftadır sunduğum iklim değişikliğinin getirdiği zararlara karşılık ne yapmalıyız. Atmosfere salınan sera gazı emisyonunu azaltacak ciddi karbon ayak izini sıfıra yakın seviyeye getirecek önlemleri alacak küresel eksenli karbon fiyatı politikasının belirlenmesi. Fosil yakıtlar ve hidro-karbon yakıtlı TERMİK santraller yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına geçilmeli. Enerji kullanımı verimliliği kadar, enerji üretimi de yeşil mutabakata uygun gerçekleşmelidir. Karbon yutağı YAŞAM kaynaklarını ortadan kaldıran orman alanlarındaki MADEN arama ruhsatları iptal edilmeli, tarım alanlarının amaç dışı kullanımına kesinlikle son verilmeli. Karbon yutağı kaynakları olan orman, çayır mera ve sulak alanlar mutlaka korunmalı ve iyileştirilmelidir. Doğal karbon yutak kaynakları geliştirilerek daha fazla karbonun tutulması ve tutulan karbonun bitki dokularında ve toprakta tutulması için ortamların iyileştirmesi sağlanmalıdır. Karasal ekosistemde karbonu bünyesinde tutan tarım toprakları sit alanı ilan edilerek korumaya alınmalı. Toprakların amaç dışı kullanıma müsaade edilmemeli. İklim değişimleri ve küresel ısınmanın artık yaşamın sürdürülebilirliği için en büyük tehdit olarak ele alınmalı ve atmosfere salınan karbon emisyonunu azaltmak için her alanda o karbon kullanımı temelli tasarruf planlanmalı ve bunun bilinçle sağlanması için eğitim yolu ile toplumun iklim değişimleri hakkında bilgilendirilmesi ve eğitilmesi sağlanmalı. Ülkenin ekonomik üretim ve gelişim AB “yeşil mutabakatına” uygun yeniden düzenlenmeli Tüketim alışkanlıkları ve günlük yaşamda karbon ayak izi etkilerini dikkate çekecek eğitim ve eğitsel faaliyetlerin her düzeyde planlanıp yürütülmesi.

ÖZELDE YAPILMASI GEREKENLER:

1-Su yönetimi stratejileri geliştirmeli. Su kulanım etkinliği yüksek bitkilerin iklim değişimine uyumluluğu belirlenmeli. Daha az su tüketen, mercimek gibi baklagiller, derin köklü bitkiler devlet tarafından desteklenmeli.

2- Su hasattı yöntemleri geliştirilmeli. Kentlerdeki yağış suları evlerin zemin katlarındaki sarnıçlarda veya belirli bölgelerde depolanarak uzun yaz dönemleri için kullanılmalı. Kentlerin atık suları (gri su) yeniden geri dönüşüm yolu ile park, bahçe ve tuvaletler için kullanıma kazanılmalıdır.

3. Tarımsal enerji ihtiyacı yenilenebilir kaynaklardan sağlanmalı.

4- Tarımsal sübvansiyonlar toprağın iyileştirilmesine ve karbon bütçesini güçlendirmeye yöneltilmeli.

5-Türkiye’nin iklim değişimleri ile mücadelesinde tarıma uygun olmayan alanlar ekolojiye uygun orman ağaçları ile ağaçlandırılmalı, Çayır ve mera alanları yeniden işlevselleştirilmeli.

6-Tarımsal üretim planlanmasında kamucu anlayışla devlet planlama ve yönlendirmede öncü rol almalı. Devlet üretme çiftlikleri yeniden iklim değişimleri ve gıda talebine uygun ürün desenleri ile üretime alınmalı.

Sonuç olarak; dünyanın geldiği durumda gelir dengesi varsıl ve gelişmiş ülkeler arasındaki makas çok fazla açılış. Gelişmiş ülkeler fosil yakıtlara dayalı enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi prensipte kabul etmekte, ancak adım atmakta çok yavaş hareket etmektedirler. Artan nüfusun yaratığı gıda talebi, mega kentleşme, tüketime dayalı ekonomik yapı ve artan çevre kirlilikleri atmosfere salınan sera gazlarının konsantrasyonunu artırmaktadır. Dünyanın bütünlüklü bir yaklaşımla ekolojik dengesinin korunması artık zorunlu. BM şemsiyesi altında yapılan iklim zirveleri önemli ancak verilen güzel sözler ve popülist söylemelerin ötesine geçilmediği görülüyor. Dünyanın ve canlılığın geleceği artık söz vermenin ötesinde sürdürülebilir zorunlu önlemelerin alınmasını gerektiriyor. Türkiye’nin Paris iklim anlaşmasını imzalaması önemeli. Gereğinin yaprak ekolojiler diyarı ülkemizi iklim doğasını koruması ve dünyanın iklim mücadelesine katkıda bulunmasını sağlayabilir. Sağlıklı kalmanız dileklerimle.

Yorumlar (0)