2017-2018 Eğitim yılı ikinci yarısı başladı. Kendini eğitime adamış, askerliğini 1962-1964 yıllarında Yozgat’ın Şefaatlı İlçesi Caferli köyünde yedek subay öğretmen olarak yapmış, çalışma hayatının bir bölümünde Kocaeli Yarımca’da Seramik Fabrikası inşaatında tesisat kontrollüğü yaparken ortaokulda doğum sebebiyle izinli olan öğretmenin yerine gönüllü fen derslerine girmiş, çalışma hayatının son döneminde İTÜ Yapı ve Teknik Daire Başkanlığında çalışırken mimarlık Fakültesi son sınıflarına “Binalarda Tesisat Uygulamaları” konusunda konferansçı hoca olarak derslere girmiş, Etiler Lions Kulübü Başkanı iken TÜLBEK (Türk Lions Beceri Kazandırma Vakfı’nı kurucularından olmuş, emekli olup Büyükçekmece’ye yerleşince apartmanların kapıcılarını toplamış Halk Eğitim Müdürlüğü ile beraber yakıttan en iyi istifade ile kazan yakma eğitimleri vermiş, ayrıca okullarda yine gönüllü olarak çevre eğitimleri veren bir eğitim hastasıyım. 
Ülkemizin eğitim durumu Avrupa değil dünyada yerlere düşmüşken üzüntüm sonsuz. Eğitim denince aklımıza ilk gelen şey okul geliyor. Hâlbuki bilimsel ve evrensel anlamda eğitim, okul öncesinde ailece yapılan eğitim, çocuğun temel kişilik yapısını yüzde 60-70 oranında belirler, okul ancak bu yapı üzerinde küçük düzeltmeler yapabilir. Okulda öğrenilenler eğitimin bir parçasıdır. Bu nedenle eğitim sürecinde; okul eğitimine ÖRGÜN, okul dışı eğitime YAYGIN eğitim denir. Çağdaş toplumlarda eğitimin açık ve gizli olmak üzere iki tür görevi olduğu kabul edilir. Toplumun kültür mirasının yeni kuşaklara aktarılması, bireylere bilimsel ve mesleki bilgi aktarılması, rasyonel düşünce alışkanlığı kazanılması, yurtseverliğin geliştirilmesi, çevrenin korunması gibi görevler AÇIK görevin belli başlı olanlarıdır. 
Eğitimin GİZLİ görevleri de vardır. Eğitimin sağlıklı aile kurumu oluşumuna katkısı vardır. Eğitim öğrencinin arkadaş çevresini genişletmek olanakları sağlar. Bireyin eğitim düzeyi geliştikçe toplumsal dayanışma sağlar ve toplumda statü kazanır. Aynı zamanda işsizliği önler. Bugün çağdaş ülkelerle mesleki eğitimde istenilen amaç iş gücü piyasasının ihtiyacı olan kalifiye elemanı tesadüflere bırakmadan karşılamak ve böylece işsizliği önlemek veya azaltmaktır. Bu nedenle örgün eğitim sistemi içinde Temel Mesleki Eğitimin yanı sıra ileri Meslek Eğitimi ve Meslek Değiştirme bir bütün olarak mesleki eğitim sistemini oluşturmak gereklidir. Böylece meslek sisteminin başarılı uygulanmasıyla ülke kalkınmasında faydalı olur. Cumhuriyetin en önemli devrimlerinden biriside “Eğitimi Birleştirme Yasasıdır.” 1924’te bu günlerin tam tersi “Fikri hür ve vicdanı Hür” bir nesil yetiştirmek amacıyla yola çıkıldı. Bunun için özellikle eğitimi yaygınlaştırmak amacıyla Köy Enstitüleri kuruldu. 
Dünyada eğitim sistemi içinde harikulade bir kalkınma hamlesi yaratıldı. Ancak demokrasiye geçişimizle İmam Hatip Okulları açılarak ikili eğitime dönüşüldü, Öğretmen yetiştiren kurumlar kapatıldı. Okullarda sınav sistemi ve dershaneler kapatıldı. Sınav sistemleri ve sık sık yapılan deşiklikler öğrencilerin akıllarını iyice karıştırdı. Çağdaş devletin asıl görevlerinden biri olan Eğitim insanın en temel haklarından biridir. Ancak eğitim yalnız devletin değil toplumun da sorumluluğunda olmalıdır. İnsan eğitimde özgürlük kazandığına göre her kuşak ve bireyin özgürlüğü yeni baştan tanımlayıp yaratması gerekiyor. Bitkiler kültürle-insanlar eğitimle biçimlenir. (Jean-Jacques Rousseau)Sağlıklı kalmanız dileklerimle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.