CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu günlerdir tek başına meydanlarda.
Karşısında AK Parti Adayı Binali Yıldırım var ama yok.
Yani adı var kendi yok.
Veya adı var, kendi var ama daha bir çalışması yok.
Propagandası yok.
Faaliyeti yok.
İstanbul’da henüz net olarak bir seçim startı vermeyen Binali Yıldırım belki de YSK’nın açıklayacağı seçim takvimini bekliyor.
Önce daha sonra herhangi bir sorun yaşamayayım diye TBMM Meclis Başkanlığı’ndan istifa edecek.
Sonra da seçim çalışmalarına başlayacak.

Karadenizli ve Kürt seçmen çekişmeleri
Adaylığının açıklanması ile iyi bir hava yakalayan, bazı anketlerde önde çıkan, bazı anketlerde başabaş çıkan, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’ndan beklenenler bir değil bir milyondan fazla.
Öncelikle 11 milyon seçmene sahip İstanbul’un tamamına hitap etmenin zorlukları var.
30-40 delegesi olan bir STK kuruluşunu yönetenler iyi bilirlerki bir kişinin oyuna talip olmak ve o oyu aldıktan sonra o kişiyi memnun etmek çok zor.
İmamoğlu’na da gelen bazı eleştiriler bu örnek misali.
Ekrem İmamoğlu kimdir?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayı.
İmamoğlu nerelidir?
Karadenizli.
İmamoğlu’na oy verecek kesim kimdir?
Onbir milyon seçmeni kapsayan, içerisinde, Karadenizlisi, Güneydoğulusu, Doğulusu, Rumelilisi, Çerkezi, Alevisi, Egelilisi, Akdenizlilisi, Kürdü, Türkü olan kesim.
Bu kesimin her birisine sorsanız kimi aday     görmek ister?
Kendisine benzeyen ve kolay iletişim kuracağı kişiyi.
Peki madem çatı bölge İstanbul’da  kendisinin onaylamadığı bir aday var ama ona da oy vermek ister.
O halde bu seçmen ne bekler?
Bari kendi bölgemde kendime benzeyen, daha kolay iletişim kurduğum kişi olan ve bana benzeyen kişilerin daha çok olduğu yerde benim onayladığım bir aday olmasını bekler.
Böylece kendi ilçemde istediğim bir isim aday yapılmışsa İstanbul adayına da istemese bile oy vermeyi şart görür.

Hemşehri olan değil, liyakat sahibi olan aranmalı…
Bu doğru bir mantık mıdır?
Bence asla doğru olmamalı.
Keşke mümkün olsa da hemşehri olan değil, liyakat sahibi olan aranmalı.
Babam, kardeşim, dayım amcam yerine, becerikli olan, şehri koruyan, kollayan, güzelleştiren, çalışan, herkesimi kucaklayan, çevreyi, doğayı, hayvanları, insanları seven kişiler aday olmalı.
Ama ne yazık ki yaşadığımız zaman diliminin böyle bir sorunu var.
İstanbul’un 39 ilçe belediye başkan adayları o kadar ince elenip sık döşenmeli ki, yukarıda söylemeğe çalıştığımız ve sokağın dillendirmeğe çalıştığı eleştiri Ekrem İmamoğlu’nun üzerine yapışıp     kalmamalı.
İşte o 11 milyon seçmenin her biri başka telden çalıyor ne yazık ki.
Kimi Kürt aday ister ilçesinde.
Kimi Karadenizli aday ister mealisinde.
Kimi amcasını ister aza listesinde.
İste iste bitmez.
Ama burada ne yazık ki İstanbul’un tamamını yönetmeye aday Ekrem İmamoğlu’na çok iş düşüyor.
39 ilçe adayını belirlerken partisini doğru ikna etmeyi başarmalı, HDP’Lisine, MHP’lisine, İYİ Parti’lisine hatta ve hatta AK Parti’lisine de doğru mesajlar verilmeli.
Böylece daha az küskün seçmenin olduğu bir ortamda sandığa gidilmeli.
Ve hedefe bir adım daha yaklaşılmalı.

Yüzde 60 İstanbul’u terk etmek istiyor
Yapılan kamuoyu anketlerinde İstanbul’da yaşayanların yüzde 60’ı İstanbul’u terk etmek istiyor.
CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu aslında en çok bu veriye kafa yormalı ve projelerini ona göre ortaya koymalı.
Zira genç, dinamik, her kesimi kucaklayan söylem ve yaklaşımı ile zaten İstanbulluluları epey heyecanlandırdı ve heveslendirdi.
Dünyanın en güzel mega kentlerinden İstanbul neden terk edilmek istenir?
Terk edilmek bir yana, İstanbul nasıl çekim merkezi haline gelir?
İstanbul’da yaşamı daha nasıl kolaylaştırırız?
İstanbulluları neler mutlu ediyor?
İstanbullular en çok nelerden, neden ve kimlerden rahatsız?
İstanbul ilçe adaylarının belirlenmesi noktasında gösterilen hassasiyet de önemli.
Ama daha çok önemli olan insanlara ve insanların hayatına dokunacak projelerin ortaya konması, hayata geçilmesi.
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu aslında ılımlı bir siyaset adamı, her kesimi kucaklayan yaklaşımı, kavgacı değil barışçı, sert değil, yumuşak imajı, somurtkan değil güler yüzlü politika imajı ile insanların en önemli beklentilerini sahada göstermiş oldu.
Bundan böyle artık ayağı yere basan, insanlara dokunan projeleri, ilçe adaylarında da kendisine benzeyen adaylarla birlikte İstanbul seçmeninin önüne koymak ve sonucu beklemek olmalı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.