Elektrik için enerji bedeli ödüyoruz. Bir de dağıtım bedeli ödüyoruz. Her malın satış bedeli içerisinde her şey olur. Bizde ise enerjide kazığın boyutu gözüksün diye gözümüzün içine sokuyorlar. Elektriğe ödediğimiz her 100 liranın 47 lirası dağıtım, KDV, fon, TRT, ETV... Yetmez geceleri herkesin ayakta olduğu saatte daha da çok zamlı bedel ödüyoruz.

Fransa'da halk sokağa çıktı. Akaryakıt fiyatları indirilsin diye... Paris yandı.
Polis orantasız güç kullandı.
Dünya tarihine sarı yeleklilerin eylemi diye geçti.
Fransızlar direndi ve kazandı.
Hükümet 6 aylığına zam paketlerini geri çekti.
****
Fransa'da eylemler başlayınca, hele birde eylemciler dayak yiyince yerli ve milliciler bir sevindi bir sevindi.
Sevindirik oldu mübarekler.
Gezi'den beri itiraz eden, hükümetin politikalarını eleştiren herkese batının ajanı diye bakıyorduk.   
Bu ülkede sadece kendisi yerli ve milli olan tüm karşıtları batıcı olan herkes batı ve ABD'nin paralı elamanlarıydı.
Batının halkları sokağa çıkınca da ettiklerini buluyorlardı. 
Çok ileri gidersek Fransa'daki eylemlerin kaynağı da ABD'deydi.
Batı da, polis eylemcileri dövüyordu.
Bizde de dövüyordu.
Batı demokrasisi dediğimiz şey de bizimkine benziyormuş diye seviniyorduk. Hatta bizimki daha ileriydi. Biz bir de öldürülüyorduk.
Polisin şiddeti karşısında batı demokrasisinin ne menem bir şey olduğunu da görüyorduk.
Ve memnun oluyorduk.
Halbuki polisin dünyanın her yerinde görevi aynıydı. Egemenlerin sistemini korumak. Aynen bizde olduğu gibi...


Susmak yerli ve millilik, itiraz etmek batıcılıktı!


Hukuksuzluk olduğunda, zamlar olduğunda, adaletsizlik olduğunda yanıtlarımız hazırdı.
Sadece bizde mi var?
Bize karşı batının bir saldırısı bizimde milli ve yerli bir duruşumuz gereği susmamız isteniyordu.
Susuyorduk.
Susuyorduk.
Susuyorduk.
Ve sustukça bizi benzetiyorlardı.
Benzetildikçe de daha çok susuyorduk.
Susmak yerli ve milli bir eyleme, yaşanan olumsuzluklara itiraz etmek batıcı ve ajanlık faaliyetine dönüyordu.

Zamlar bizi etkilemez. Varlığımız zamlara armağan olsun!


Ülkemin yerli ve milli insanları zamlardan hiç etkilenmiyorlardı(!)
Hepimiz sevindirik olmuştuk.
Daha çok zam. Daha çok yerli ve milli ekonimiye destek oluyorduk.
Daha çok adaletsizlik. Daha çok yerli ve milli demokrasiye destek oluyorduk.
Daha çok hukuksuzluk. Daha çok yerli ve milli hukuka destek oluyorduk.
Daha çok yoksulluk. Daha çok milli ve yerli geçmişteki yoklukların üzerinden bugün eleştirenlere zengin küfürler ediyorduk. 
Daha çok daha daha çok ezilmek. Daha çok daha çok milli ve yerli politikalara desteğimizi artırıyorduk.

Elektrik faturaları yerli ve milli duruşun boyutudur


Elektrik faturalarındaki fahiş fiyatlar, yerli ve milli duruşumuzun simgesidir.
Millete küfreden elektrik dağıtım şirketlerinin patronlarına, elektrik faturalarıyla daha çok bedel ödüyorduk. 
Daha çok yerli ve milli şirketlere kaynak aktarıyorduk.
Sormuyorduk, soru soranlara da yerli ve milli düşmanları diye bakıyorduk.
Düşünün. Bir markete gidiyoruz. 
Aldığımız herşeye asıl ücretinin dışında bir de dağıtım maliyeti veriyorduk.
Bir kilo domates, bir kilo elma, bir kilo hıyar alıyorduk. 
Ücreti 3 lira ise birde markete ulaştıran kamyon için 3 lira ulaşım bedeli ödüyorduk.
Arabamıza akaryakıt için litresine 5 lira ödüyorduk. Birde devlet evimizin önüne kadar asfalt yaptığı için 5 lirada akaryakıt dağıtım bedeli ödüyorduk.
Bu örnekleri çoğaltabilirsiniz.
Hatta berbere gidiyoruz saç sakal 50 lira ödüyoruz. Bir de berbere evinden dükkana gelene kadar harcadığı ulaşım bedelini de artı 50 lira olarak ödüyorduk.
Ne diyorsun diye sakın ha sormayın. 
Elektrik dağıtım bedeli diye ödediğimiz ücretler aynen yukarıda ki örneklere benziyor. 


Kafayı mı yediniz be...
Bu dağıtım bedeli neyin nesi?
Bir malı aldığınızda enerji bedeli o malın gerçek değeridir. İçersinde herşey vardır. 
Enerjinin evimize alt yapı olmadan gelme şansı yok ki...
Zaten evimizde, işyerimizde kullandığımız elektriğin bedelinin içersinde olur, dağıtım bedeli.
Her gün kullandığımız enerji için, her sabah alt yapı hizmeti verilmiyor ki.
350 liralık bir elektrik faturasının; 180 lirası enerji bedeli. 102 lirası dağıtım bedeli. Diğer 68 lira; kdv, trt, fon ve etv...
Her yüz liranın 53 lirası enerji bedeli, 47 lirası da giydirme... Yerli ve milli duruşumuzun bedeli.
Bu giydirmeleri doğalgazda, su da göremiyorsunuz. Diğer ürünlerde giydirilmiş bir şekilde ödüyoruz.
Elektrik de ise, millet daha çok yerli ve milli olsun diye resmen kaynak aktarıyoruz.

Yerli ve milli düşmanları olmasa ne yapacaktık?


Siz kazıkları, zamları, gelir seviyeniz düştükçe batıya küfretmeye, polis orantısız güç kullanarak göstericileri döverken mutlu olmaya devam edin.
Sonuçta biz de yerli ve milli bir iktidar var.
Ve doğal olarak da yediğimiz her kazıkta, kötü yönetilen ekonominin her bedelini ödediğimizde, sorumluluk batıda dış güçlerde.
Bizim milli ve yerli iktidarın hiç payı yok.
Mutlu olmaya devam edin. 
Siz yerli ve milliciler mutlu olurken bizede mutlu olmak düşüyor.
Sonuçta mutsuzlukta da mutlulukta da beraberiz.
Birileri yani daha çok milli ve yerli olanlar, yani yönetenler, yani onlar...
Sormayın, çok dertliler çok.
Onlar istiyorlar ki, bizim derdimizle daha çok dertlendikleri için bizden hayır dua bekliyorlar.
Bizde her gün onlar için hayır dua etmeye devam ediyoruz.
Allah onları başımızdan eksik etmesin. Ne de olsa bir onlar yerli ve milli... 
Diğerleri mi... Onları sormayın bile... O kökü dışarda olan onlar; tüm belaların, tüm olumsuzlukların, tüm zamların, tüm kötü yönetimin sorumluları.
Onlar olmasa ne mi olacaktı?

Dünyanın ilk beş ülkesi içinde olacaktık. 
Tabi o zamanda dünya beşten büyüktür bir diye sözümüz olmayacaktı... Neyle övünecektik...
Sakın ha itiraz etmeyin, sakın ha sormayın... 
İyi ki, yerli ve milli olmayanlar varlar, yoksa iktidarın beceriksizliğinin, hatalarının sorumluluğunu kimin üzerine atacaktık?

Son söz: Zamlardan ve iktidardan şikayet edenler, kökü dışarda olan yerli ve milli düşmanlardır. Ne de olsa yerli ve milli bir şekilde mutlu olmak bizim de hakkımız. Biz mutluyuz... Siz... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nagihan Büyük 5 gün önce

Ben hiç mutlu değilim Ali, hiç kimsede mutlu değil çevremdeki insanlardan biliyor görüyorum durumlar çok kötü insanlar dolmuş durumdalar bu duruma patlamak için yer arıyorlar.

Avatar
Feyzullah karaman 1 gün önce

Maalesef elimizden bir şey gelmiyor soyulmaktan başka. Öbür tarafada sermaye kazım deyip teselli buluyoruz. Zavallı bu millet öz vatanında garib öz vatanında..................