27.07.2021, 06:50

Enerji için gereksiz doğa tahribatı

Yıllardır saydığım sevdiğim hocalarımdan dinlediğim gibi üyesi olduğum TMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği) Başkanı Emin Koramaz da söyledi. Yıllardır iddia ettiğimiz gibi İklim Deiğişimi, yağışlar, seller, heyelanlar, fırtınalar, hortumlar insan müdahalelerinden kaynaklanıyor. Ülkemizi yönetenlerce son dönemlerde "Doğal Afet" olarak sunulan bu afetlerin hepsi insan kaynaklı. Hepsi rant odaklı. Türkiye Çevre Kuruluşlarının yaptığı bu konulardaki toplantılar için Tırabzon, Rize İkizdere, Bursa Nilüfer'e gittim 5-6 günlük toplantılara katıldım. Hepimizde fikir aynıydı. Son yıllarda yaşanan sel ve heyelanlara sebep insan kaynaklı doğa tahribatı. Yanlış su politikaları, hidroelektrik santrralleri (HES) ler, plansız ve çarpık kentleşme ile doğa, rant politikalarına teslim edilmiştir. HES'lerin bir dere üzerinde çok yapılan barajlar derelerin normal akışlarını bozmuştur. Biz Trakya'da oturanlar İstanbul Kanalın getirdiği sonuçları da göreceğiz. Evet, enerji ihtiyacımız var ama Türkiye hem güneşli gün sayısı hem de rüzgar bakımında Avrupa'dan şanslı. Şimdi size Rüzgar Enerjisinden bahsedeceğim.

Rüzgar gücü en ucuz ve çevreyi kirletmeyen tükenmez enerji kaynağıdır. İnsan yaşamında Sanayi Devrimiyle ihtiyaç olan enerji kömür, petrol ile sağlanırken doğaya verdiği zararlar sonucu, rüzgar ve ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş kaçınılmaz olmuştur. Rüzgar gücünün üstünlüklerini şöyle özetlenebiliriz.

1- Herhangi bir radyoaktif ışınım tahribatı yapmaz.

2- Enerji ücretsiz olup taşınma maliyeti yoktur ve herhangi bir atık üretmez.

3- Atmosfere veya yakınlarındaki nehir ve denizlere ısıl emisyon yapmaz.

4- Güvenlik açısından başarılı bir geçmişe sahiptir. Kullanım sonrasında tasfiye edilmeleri diğerlerine göre çok kolaydır.

5- Rüzgar türbinlerinin işletmeye alınması 3 ay gibi kısa bir sürede gerçekleşir.

1992 yılında Rio'da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinde dünya ülkelerinin imzası alınmış, ülkelerini dünyayı tehdit eden sera gazı etkisine neden olan karbon di oksit, metan ve diğer gazların atmosferde birikimini önlemek ortak kararı alınmıştır. Bunda Türkiye'nin de imzası vardır. Hal böyleyken hala düşük kalorili Türk kömürü ile santraller yapmak niye? Sağlıklı kalmanız dileklerimle

Yorumlar (0)