14.06.2021, 05:38

Engelleri birlikte kaldıralım

Değerli okurlarım bugün sizlere atanamayan engelli öğretmenlerden bahsedeceğim. Geçtiğimiz günlerde de yine atanamayan öğretmenlerden gelen bir mektubu “bu çığlığa ses verin” diye paylaşmıştık. Mektupta, içinde bulunduğumuz Haziran ayı içerisinde öğretmen adayları için yapılacak atamalarda 2511 engeli öğretmeninde atamaları yapılarak mağduriyetlerine son verilmesi çağrısı vardı.

Çağrıyı birçok görsel medyanın yanı sıra internet medyası ve yazılı basında sayfalarına taşıyarak atama bekleyen öğretmenlerin çağrılarını dile getirmişlerdi.

Ardından atanamayan öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığının kamuda yüzde 3 oranında engelli çalıştırılmasının zorunlu olmasına rağmen engelli kontenjanının doldurulmasına yönelik yeterli atama yapmadığına dikkat çekerek Ankara'da düzenledikleri eylemde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a, Aile ve Sosyal Hizmetleri Bakanı Derya Yanık’a Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’e ve tüm yetkililere çağrıda bulunan bir eylem düzenleyerek mağduriyetlerinin giderilmesini istemişlerdi.

Umutlarını hiçbir zaman yitirmediler

Hiçbir zaman umutlarını yitirmeden her yeni doğan güne merhaba diyerek hayata tutunmaya çalışan öğretmenlerin sosyal medya üzerinden yaptıkları duyuru ve çağrılarını yapanlar arasında bulunan öğretmen Ahmet Yasin Avcı’ya kendini bilmez bir paylaşımcının “Takipçi kazanmaya çalışıyorsun” diye hitap etmesine tepki gösteren öğretmen Yasin Avcı “bu nasıl bir yargı, insanların hiç mi kendilerine saygıları yok. Biz 2511 öğretmen hayata tutunmak için var gücümüzle başta sosyal medya olmak üzere ulaşabildiğimiz bütün iletişim araçlarını kullanarak sesimizi duyurup mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz” diyerek isyanını dile getirerek “hayat ne acımasız, insanların değer yargıları nasıl da yozlaşıp çürümüş. Biz 2511 engelli öğretmen adayı olarak bizler, eğitimdeki fırsat eşitsizliğine, fiziki ve sosyal şartların zorluğuna rağmen eğitimimizi tamamladık. Kendi ayaklarımız üzerinde durmak, aile kurmak, mesleğimizi icra etmek, Türkiye’mize faydalı ve üretken bireyler olmak için verdiğimiz mücadeleyi küçümseyerek takipçi kazanmak için yapıyorsunuz bütün bunları denmesi bir insan olarak bizleri çok incitti” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: “El insaf Haziran ayında yapılması beklenen ama halen daha milli eğitim bakanlığından engelli öğretmen atamalarıyla ilgili bir açıklama yapılmaması bizleri ne kadar üzdüğünü başta ailelerimiz ve Türkiye kamuoyunu olarak herkes görmekteyken böyle bir cevap almamız gerçekten bizleri çok üzmüştür. Bizlerin tek derdi Haziran ayı içerisinde 2511 engelli öğretmenin kontenjan verilerek atanması. Kim ne derse desin biz inancımızı yitirmeden devlet büyüklerimizin kontenjan vereceğine inancımız tam” diyor. Ve ekliyor “siz biliyor musunuz maddi olarak bir gencin ailesinin eline bakmasının ne demek olduğunu. Engelli bir gencin maddi olarak ailesinin eline bakması sadece engelli bir kişinin anlayabileceği bir durumdur diye düşünüyorum. Düşünün ki engellisiniz ve ayakta birazcık durduğunuzda hemen yoruluyorsunuz. İnsanların sesini duyurması ne kadar zormuş. Halbuki yanlış bir şey istemiyoruz. Klasikleşmiş cümlenin uygulanmasını istiyoruz Engelleri birlikte kaldıralım. Sizce çok mu bir şey istiyoruz?” diyorlar.

Yorumlar (0)