Erdoğan 29 ilin büyükşehir belediye başkanlarını toplantıya çağırdı. Bunlardan HDP’li olan üç başkan görevden alınmış, yerlerine kayyım atanmıştı. CHP’li başkanlar da Partinin olur izniyle toplantıya katıldılar. Ancak yüzlerindeki gülücüğe bakılırsa, bunlar da dünden razıymışlar intibaı     verdiler.
***
Madem gittiniz, bari ağzınızın kulaklarınıza varan gülücüklerinden uzak duraydınız. Madem katıldınız, hiç değilse ‘nötr’ açıklamalarda bulunaydınız. 
***   
Muhalefet öteden beri bu türden işler için şöyle gerekçeler üretiyor: Barışçıl ortam sağlansın, ülke hepimizin, sertleşme son bulsun,  unutmayalım  Erdoğan bu ülkenin cumhurbaşkanı, gerginlikten kime ne fayda vs.  
***
Toplumu geren, bölen, düşmanlaştıran, adaletin dibine kibrit suyu döken, tehdit eden, hukukun yerine gücü ve keyfiliği geçiren Erdoğan, nerede ne zaman sıkışsa “Türkiye ittifakı” gibi siyaseten tam bir oportünizmde (buna pragmatizm demiyorum) ifadesini bulan davetler yapıyor. Erdoğan’ın yaptığı tam da çocuğunu istediği zaman döven, istediği zaman sevme numarasına yatan patriyarkal bir babanın aile içi iktidarına benziyor.
*** 
Çocuk, babaya itirazla özgürleşebilir ancak. Bir ülkede muhalefet ise baskıcı iktidara karşı yerinde ve rasyonel politikalar üreterek toplumun özgürleşmesine katkıda bulunabilir. Elbette bunun önkoşulu, muhalefetin özgürlükten yana olmasıdır! 
***
Erdoğan iktidarı sarsılıyor. Ülke genelinde başlayan düşüş, parti içine de sıçrayarak fren tutmuyor. Babacan ve Davutoğlu faktörü bir sarsıntı yaratacak ama bunun ne ölçüde olacağı kestirilemiyor. Ekonomiden dış politikaya; adaletten medyaya; eğitimden toplumsal morale kadar bunalımın arttığı bir yerde, bütün bunlara yol açan AKP iktidarı ve onun payandası MHP, “eden bulur” deyişindeki gibi bir duruma düşmüşken, muhalefetin yaptığına bakar mısınız?
***
Erdoğan fren tamiriyle uğraşıyor. Muhalefet ise elinde birkaç tamir malzemesiyle Erdoğan’ın  yardımına koşuyor. 
***
Şu son günlerde olanlara bakalım. 
Van, Mardin, Diyarbakır’ın HDP’li seçilmiş belediye başkanları görevden alınarak yerlerine     kayyım atandı.
Erdoğan alenen İmamoğlu’nu tehdit etti. Süleyman Soylu bu tehdidi “pejmürde ederiz” diyerek (bu adam önce Türkçeyi öğrensin – pejmürde edilmez, pejmürde olunur) çok daha kaba bir noktaya taşıdı. 
Canan Kaftancıoğlu’na İstanbul seçimlerinin intikamı olarak 9,5 yıl hapis cezası verildi. 
Bu olanlara AKP iktidarının çevresinden ve hatta içinden bile cılız da olsa sesler çıktı.
Peki, ne oldu?
***
Erdoğan büyükşehir belediye başkanlarını topladı. Geçmişle fazla uğraşmayın; işçi çıkarmayın, bu insanlar ekmek paralarının peşinde koşuyorlar, ahlarını almayın; devri sabık yaratmayın, sizler geçmişin üzerine gitmeyin, işinize bakın şeklinde başkanlara, daha doğrusu CHP’li başkanlara konuştu. Ne güzel, Kürtler de yokken gerilimden uzak, bu noktada buluşalım demek istedi. 
***
Başkanlar adına açıklama yapan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise, bu durumdan çok memnun kaldıklarını, yumuşamanın ve uzlaşının önemli olduğunu belirterek, bu ortamı sağlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şükranlarını sundu. 
***
Erdoğan bir taşla birkaç kuş vurmanın peşinde, ama ilginç olan, Erdoğan’ın kuş avlamasına muhalefetin de yardımcı olmasıdır.
Ne diyor Erdoğan, geçmişi karıştırmayın, devri sabık yaratmayın vs. 
Neden?
AKP siyasi çevrelerine belediyelerden akıtılan devasa kaynaklar kesildi. Önce birkaç hotzot ederek özellikle İmamoğlu’na ayar çekmeye çalıştılar. Emin olun eğer güçleri yetseydi İmamoğlu’nu görevden alır, yerine kayyım değil, ama meclisin içinden (AKP çoğunlukta olduğu için) bir AKP’li başkan seçerlerdi!
Bunu yapamadılar!
***
Şimdi olabildiğince belediyelerdeki geçmişin üzerini örtmeye ve belediye faaliyetlerinin karşılıklı alışverişle devamını istiyorlar.
***     
CHP’nin İstanbul, Ankara belediye başkanlığını alması için oy veren seçmenler, Erdoğan’ın geçmiş dediği o talan, rüşvet, israf dönemine son verilsin diye oy verdiler. Bütün bunların hesabı sorulmayacaksa, bu rezaletlere son verilmeyecekse, seçimlere birkaç ay İstanbul’a atanan kayyımın 2.500 kişi işe alarak AKP iktidar çevresine avanta sağlamasının önü kesilmeyecekse, sizleri ne diye seçtik ki? 
***
Muhalefete ne işe yararsınız sorusunun tam zamanı!
Erdoğan tehdit edecek, susacaksınız! 
Ne adına? 
Toplumsal yarar adına, aman gerilim politikalarından, çatışmadan uzak duralım diye.
Erdoğan sıkıştığında sizleri toplantıya çağırıyor ya, madem Erdoğan’ın çatışmacılığından uzak duruyorsunuz, o zaman Erdoğan’ın barış, uzlaşı adı altındaki oportünizminden de uzak durun! 
***
Ey muhalefet, Erdoğan ile yapılacak bir iş, yürünecek bir yol kalmadı!
Yeter artık!
NOT: İmamoğlu’nun sandalyesinin ayağının kırık olmasını, çok büyük ihtimalle bilinçli olarak İmamoğlu’na verilen bir işaret olduğunu sanıyorum.    

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.