Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) 3 Kasım 2003 seçimlerinden bugüne Türkiye’yi tek başına yönetmekte.
Aradan geçen bu sürede, bu siyasi partimiz, tam 17 sene bütün hükümetleri tek başına kurdu.
Ankara, İstanbul gibi büyükşehirler başta olmak üzere belediyelerimizin üçte ikisini yönetti.
Referandumlar, yerel seçimler, genel     seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu sürede hep birincilikle tamamladı seçimleri.
24 Haziran 2018 seçimleri ise de ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ adı altında ülkemize başkanlık sistemi getirildi ve bu sistemde de hem adayları cumhurbaşkanı oldu hem de yine bütün hükümetleri tek başına kurma yetkisi aldı bu siyasi partimiz.
Derken 31 Mart 2019 tarihinde ülkemiz bir yerel seçim yaşadı.
Bu seçimlerde ‘Cumhur İttifakı’ ve ‘Millet İttifakı’ adı altında iki ittifak adayları yarıştı.
Ak Parti’nin desteklediği ‘Cumhur İttifakı’ yine ülke genelinde belediyelerin daha fazlasını kazandı.
AK Parti büyükşehirlerde, illerde, ilçelerde, beldelerde diğer bütün siyasi partilerin kazandığı belediyelerin toplamından fazla belediye başkanlığı kazandı.
Millet İttifakı’nın desteklediği Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ise bu seçimlerde süpriz yaparak; İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Mersin’inde içerisinde bulunduğu büyükşehirleri kazanmayı başardı.
Seçimler biteli on günü geçti.
Sadece Türkiye değil dünya İstanbul seçimlerine kilitlendi.

31 Mart akşamı güzel heyecan yaşadık
Seçimlerin yapıldığı 31 Mart Pazar akşamı Türkiye müthiş heyecan yaşadı.
Ülke olarak arada bir, milli maçlarda, Erovizyon şarkı yarışmalarında, büyük futbol takımlarımızın debi maşlarında benzer heyecanları yaşıyoruz.
Saat 23 civarı daha sayımlar devam ederken AK Parti Adayı Binali Yıldırım basının önüne çıkarak ‘Üç bin oy ile kazandık’ dedi.
Bir kaç dakika sonra ise CHP Adayı Ekrem İmamoğlu ‘Bizim elimizdeki sayımlara göre biz rakibimizden öndeyiz’ dedi.
Sonra ne oldu ise Türkiye’ye tek sandık    sonuçlarını veren Anadolu Ajansı sandıkların yaklaşık yüzde 88’i sayıldığında sonuçları girmemeye başladı.
Tam da o anda aslında kaotik süreç başlamış oldu.
Hemen yeri gelmişken buradan aktaralım.
Hani çağ bu kadar ilerlemişken bu büyük ülkenin çok önemli seçimlerinde sonuçları sadece bir ajanstan alma acizliğini gösterdik ya ülke olarak.
Bu apayrı bir utancımız olarak bir köşede dursun.
Neyse sonra süreci biliyorsunuz.
Sandıkların yüzde yüzü sayıldığında CHP Adayı Ekrem İmamoğlu seçimleri yaklaşık 28 bin oy ile önde tamamladı.

Devlet Bahçeli tarihi hata yapmaya devam ediyor!
Tam bu dakikalarda ortaya çıkarak ‘Bir oy fark ile kazananı tebrik etmeliyiz’ türünden açıklamalar yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün ise tam tersi ‘Seçim yenilemek demokratik haktır’ diyerek tarihi hata yapmaktadır.
Evet ortada somut hukuki bir unsur var ise tabi ki seçiler yenilenmeli.
Ama şayet ortada anlaşılır ve kamu vicdanının rahatlatıcı bir delil yok ise, suç yok ise, kusur yok ise, sebep/neden yok ise sırf yenilensin diye seçim yenilemek demokrasiyi yerlere serip ezip geçmekten başka şey değildir.

YSK değil hukuk karar verecek
Durum bu kadar net ve bu kadar şeffafken, ortada seçim yasalarına herhangi bir şekilde aykırı unsur yokken, sandıklar defalarca ve defalarca sayılmışken, kazananın üç beş oyla bile değil, tamı tamamına 15 bin oy fark ile önde olduğu aşikarken, seçimlerin yenilenmesini talep etmek, düşünmek, beklemek, hem hukuğa, hem de akla ziyandan öte birşey değil.
Yüksek Seçim Kurulu seçimler devam ederken yetkili olmakla beraber artık ortada bir seçim süreci kalmamıştır.
Hukuksal durumlar söz konusudur.
Açıkçası ‘Berlin hakimleri’ hikayesinde olduğu gibi, YSK hakimlerinin de vereceği kararın Türkiye kamuoyu vicdanını rahatsız etmeyecek, rahatlatacak, işte bu diyecek karar olacağını düşünüyorum.

Büyükçekmece’nin durumu nedir?
AK Parti önce İstanbul’un tamamı yeniden sayılsın dedi YSK red etti.
Bu defa Büyükçekmece’de usulsüzlük var diye seçimlerin yenilenmesi başvurusunda bulundu.
Buyurun şimdi Büyükçekmece durumuna bir göz atalım:
2014 yerel seçimlerinde toplam seçmen sayısı: 149 671.
2018 24 Haziran seçimleri toplam seçmen sayısı: 172 351
2019 31 Mart seçimleri toplam seçmen sayısı: 174 661.
Aradaki fark 2310 kişidir.
Bu rakamdan 760  kişi ilk defa oy kullananlardır.
İlçeden giden seçmen ve gelen seçmen farkı 805 kişidir.
İtirazlar sonucu ise kaydı silinen seçmen sayısı 745 kişidir.
Elimizde resmi kurumların bize verdikleri somut rakamlar bunlardır.
Bu bilgiler dışında ilçeden çıkanlar 11 bin civarı ve ilçeye yeni kayıt yapılanlar ise 13 bin civarı seçmen olduğu iddia ediliyor. Bu oranın anormal görünmesi olayıni kavramak için diğer ilçelere bakmak gerek.
Bir de tabi Büyükçekmece ile birlikte Maltepe'de sandık kurulu başkanlarının mülki idare amiri tarafından verilen listeyle değil, dışardan atandığı ve bunların arasında başka ilçelerden, İstanbul dışından, memur olmayanların olduğu iddia edilmekte.
Bu iki bilgiye dikkat ederseniz 'iddia' diyoruz. Bu iki iddia doğru olsa bile ortada seçimi yenileyecek kadar suç unsuru varsa bile bu iki ilçeyi ilgilendirmeli. Geçmişte de benzer durumlar oldu ve 1994 seçimlerinde Fatih'de olduğu gibi sadece ilçe seçimi iptal oldu. Buradan yola çıkarak İstanbul seçimlerini iptal etmeyi düşünmenin pek adil olacağını sanmıyorum. Ve böyle bir karar ortaya çıkarsa toplumu geren ve ayrıştıran bir karar olacağı da açıktır.

Erdoğan ne yapar eder İstanbul’u vermez mi?
Peki gelelim yazımızın başlığına.
‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne yapar eder istanbul’u vermez’ algısı doğru bir algı mıdır?
Bu algıyı oluşturanlar bilsinler ki en çok da Erdoğan’a zarar vermekteler.
bakın yazımızın başında dedik ki; Erdoğan genel başkanlığındaki AK Parti girdiği bütün seçimleri kazandı.
Şimdi bütün bu başarılara rağmen, ‘Muhtar bile olamaz’ yakıştırmalarından yola çıkarak demokrasi sayesinde buralara gelen başarılı bir siyasetçiye, demokrasi dışı, hukuk dışı, kamu vicdanını zedeler türden algılar yakıştırmak hafif bir değiş ile Erdoğan’ın karizmasını zedelemekten başka işe yaramaz.
Bırakalım hukuk karar versin, bırakalım YSK karar versin, bırakalım varsa deliller incelensin.
Ve seksen milyonu rahatlatan karar açıklansın.
Ezcümle olarak şunu söyleyebilirim ki; İstanbul seçimleri yenilenirse bu zaten son seçimlerde kan kaybeden Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyaset hayatının daha da zayıflamasından başka bir işe y a r a m a z…..
Nokta…

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali sert 2 hafta önce

BirEYT li olarak 17 yıldır oy verdiğim ak partiye bu seçim oy vermedim. 1.300.000 en yeterli Maltepe'de toplandı ak Parti bunları yok saydı. Tekrar edecek bir belediye seçiminde İstanbul'da biz EETliler olarak ak partiye büyük bir hezimet yaşamak bizim namus ve şeref borcumuz