Çatalca’nın şu an ki siyasi ortamına bakıyorum da “Bunlarla mı?” sorusunu soran vatandaşların bu söylemlerine hak vermemek elde değil tabi…
Çatalca’nın yıllardır siyasetini çok fazlası ile yakından takip eden birisi olarak sadece şunu söylüyorum ki, bugün siyasetin başrolünde olanların bundan 10-15 yıl önce siyasetin figüranları kadar olamayacakları ve olamadıkları gayet ortadadır. 
Bugün için özellikle AK Parti’nin belediye başkan adaylığını açıklamalarına az kalan isimlerinden tutun da, meclis üyeliğine aday olduğunu söyleyen birçok isme kadar… 
Tabi bu kalite ne zaman düşmeye başladı? 
Partilerde grup toplantıları dedikleri ve grup kararı diyerek ortaya koydukları irade sonrasında, ilçede iktidar olanlarda Belediye Başkanının, muhalefet olanlarda da sadece ilçe başkanının borusunun öttüğü o gruplar işte… Siyaseti genele yorduklarında “Tek adam rejimi” noktasında eleştirilerini dile getirenlerin aslında yerelde de bu rejimi kendilerinin uyguladıkları bariz ortada.      
Ben şu an için AK Parti’nin adayı olarak ortaya atılan ve lanse edilen isimlerin değil bu ilçeyi yönetmek belediyenin temizlik işlerini bile yönetecek kapasitede olduklarını düşünmüyorum. O sebeple AK Parti Çatalca’da yerel iktidarı alabilmek ve gerçekten Çatalca halkı ile birlikte bu ilçeyi yönetebilmek adına acilen yeni arayışlar içerisine girmesi gerekliliği ise kaçınılmazdır. 

CHP’de ise durum çok daha vahim… 
CHP Çatalca’da durumun vahameti alenen gözler önüne serilmiş durumda. Her ne kadar Cem Kara “Kim aday olmak istiyor ise olsun. Ben karışmam” iması sonrasında meclis üyeliği aday adaylığı için hala birilerinin Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara ile görüşme yapabilme çabaları da kulağımıza gelen söylemler ve duyumlar. 
Genel başkanını ve genel yönetimini veyahut yerel yönetimde iktidar olan kendi partisini yerden yere vuran başka partilerden gelen devşirmelerin de aday adaylıklarını görüyoruz. CHP gerçekten çok karışık bir seçime girecek. 
Bir tarafta Cem Kara’nın gerek genel anlamda ve gerekse kendi etrafındakilere bile “Aday olup olmayacağı" konusunda net bir şeyler söylememesi, parti içinde ve hatta kendi ekibi içerisinde kargaşaya ve belirsizliğe yol açıyor. 
Avukat Kerem Girgin kardeşimiz de bir hayli yoğun bir şekli ile çalışıyor. Genç olması sebebi ile CHP’nin içindeki isimlerden tepki aldığı doğrudur. Ama genç bir sima da kimse kusura bakmasın ama demokrasinin kalbidir. Olaya böyle bakmak gerekir. 
Ancak bir çok noktada şu an kuracağım cümle ile hem fikir olacağız. Yine bölünme yaşanacak. Bundan önceki seçimlerde her ne kadar 2014’te yani aynı meclis listesinde olsa da hem de 6. sırada olmasına rağmen, seçimin hemen ertesinde Metin Sezer için “Hain” dememiş miydi Cem Kara? Yine eski İlçe Başkanı Naci Özcan ile beraberce Metin Sezer’in MHP’ye oy istediği şeklinde şikayet ile disipline sevk ettirtmemiş miydi? Ve Sezer 1 yıl boyunca disiplin cezası almamış mıydı? Geçmişe çok gitmemek gerek ama çok fazla da unutmamak gerek! 
Yani tutun ki şimdi Ahmet’in istediği sıra verilmez, Mehmet’in istediği aday seçime giremez ise CHP’de bölünme olur mu? 
Tüm bunların ışığında diyeceğim tek bir şey var! 
AK Parti’den aday adayı olarak çıkan isimler bir gün, ya da CHP’den kendisine yer bulamayan isimler bir gün “Ben İYİ Parti’ye oy istiyorum” derse kimse şaşırmasın. 
Ben buradan ilan ediyorum. 
Bu seçimlerde kimse İYİ Parti’yi hafife almasın. Partisinde yer bulamayanların umut kapısı, İYİ Parti olacak gibi görünüyor. Çünkü söylemler çok ilginç “Olmazsa gideriz İYİ Parti’ye” cümleleri bir hayli fazla geliyor kulağıma.
Tabi Niyazi Uyar bir de aktif bir ilçe başkanı olsa! 
Ve başlık! Siz anladınız o horozu! Varın atasözünün devamını siz getirin. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.