20.07.2020, 06:04

Ermeni-Azeri çatışması; Türkiye, Fransa ve Rusya

Ermenistan-Azerbaycan arasında 30 yıldan fazla süren Karabağ konusu halen çözüme kavuşmamışken; Ermenistan-Azerbaycan sınırında yeni bir çatışma daha çıktı. Ermenistan’ın işgali altında olan Karabağ’dan uzak bir nokta olan, Tovuz’da başlayan çatışmalarda her iki taraf da kayıplar verdi.

Uluslararası İlişkilerde ‘dondurulmuş sorun’ olarak kabul edilen ‘Dağlık Karabağ’ bölgesi yani Azerbaycan’ın % 20’si Ermenilerin işgali altındadır. Ancak bu kadim çatışma bölgesinin dışında Tovuz şehri ve bölgesi stratejik öneme de sahiptir.

Çatışmanın çıktığı Tovuz bölgesi TANAP gaz boru hattı, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu geçiyor. Ayrıca bu güzergahlara ek olarak Azerbaycan’ın Gürcistan ve Türkiye’ye açılan tek karayolu da Ermenistan’a en yakın sınır olan Tavuz’dan geçmektedir.Bölge dağlık olduğu için alternatif güzerhagları imkansız veya maliyetli kılıyor.

Bu bağlamda çatışmanın ‘neden şimdi çıktı ?’ sorusunun arka planında Türkiye’nin Libya, Suriye ve Doğu Akdeniz’de pro-aktif politika izlemesine yönelik bir tehdit yatıyor.

Elbette bu çatışmayı çıkaran Ermenilerin arkasında Rusların olduğunu işaret etmek zor olmasa gerek. Ancak sadece Rusları Ermenilerin hamisi olarak değerlendirmek de eksik bir analiz olur. Büyük resmi ıskalamamıza neden olur.Bu bağlamda Fransa ve İran’ın farklı sahiklerle Ermenilerin yanında durduğunu biliyoruz.

azerbaycan

Kaynak: Tarih ve Politika platformu: Türkiye ve Azerbaycan’ı biri birine bağlayan ve Tovuz’dan geçen petrol boru hattı, doğal gaz boru hattı ve demir yolu ve karayolu

Öncelikle meselenin Rusya ayağına değindiğimizde; Suriye ve Libya başta olmak üzere birçok bölgede Türkiye ile rekabet eden; yer yer müttefik, yer yer de düşmanca davranışlar gösteren Ruslar, Ermenilerin kışkırtmasıyla Türkiye’yi direk karşısına almayacaktır. Ancak belli ölçüde gözdağı vermekten de çekinmiyor. Türk medyasında yer etmese de Rusların Tavuz’da oluşabilecek gerginliği satın alabiliyor; bunun nedeni Türkiye’nin 2019’dan beri Rusya’dan enerji talebini düşürmesi yatıyor. Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan ithal ettiği doğal gaz yaklaşık %70 düştü. Dolayısıyla Türkiye’nin Rusya’ya olan enerji bağlılığı da azaldı. Türkiye, Tovoz üzerinden geçen hatlar sayesinde Azerbaycan’dan gaz ithal ederek Türkiye’deki payını %35’e çıkardı. Bunun dışında Libya ve Suriye meseleleri ile Gürcistan’ın NATO üyeliğine Türkiye’nin destek vermesi Rusların Tovoz kartını oynamasına neden oluyor.

Tovoz çatışmasını dolayısıyla Türkiye’yi hizaya getirmeye çalışan diğer bir ülke de Fransa’dır. Dünya’da Ermeni diasporasının en güçlü olduğu ülkenin Fransa’nın olması ve Fransız TOTAL şirketinin Kafkasya yatırımları da göz önüne alınıp, Doğu Akdeniz’de Türkiye yüzünden kayıp yaşaması Fransa’nın Erivan’ın hamisi olmayı mecbur bırakıyor. Ayrıca Fransızlar Libya başta olmak üzere Türkiye’nin bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görmesinden ötürü Türkiye karşıtı her türlü sabotajı destekliyor.Ermenistan, Karabağ gibi Tovoz’u da işgal ederse Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ulaşım,ticaret ve enerji koridorunu kapanacak ayrıca her iki ülkeyi de ciddi bir ekonomik türbülansa sokacaktır. Fransızlar ayrıca Libya’daki Türkiye karşıtlığından ötürü çeşitli blok ve gruplar kurmak gayreti içerisindedir. Suudi Arabistan, Mısır, Yunanistan, Rum kesimi, Suriye, BAE ve gizliden görüştüğü İtalya, Türkiye karşıtı bir bloğa dahil olurken; Kafkasya’da da Ermenistan, Rusya ve İran’ı dahil etmek arzusundadır. Bu bağlamda Fransızların en büyük hedefi Türkiye-Rusya mutabakatını çökertmek ve iki ülkeyi karşı karşıya getirmek için çeşitli komplikasyon ve sabotajları da kullanmak istemektedir.

Nihayetinde Soğuk Savaş ve 1.Dünya Savaşı koşullarında olan zayıf bir Türkiye yok karşısında; buna mükabil Rusların ekonomik sorunları yeni bir cepheyi açmayı arzu etmiyor.

Ancak Türkiye'nin jeopolitik durumu ve tarihten gelen misyonu her türlü sorumluluğu da yüklenmesine neden oluyor.

Birkaç hafta önce Fransa, Akdeniz’deki gemileri kendilerine saldıracakları korkusuyla Türkiye’yi NATO’ya şikayet etti. Ancak korkularını kanıtlayamadıkları için şikayetleri de kadük kaldı. Türkiye ve Rusya bu oyunun anahtarı ABD, İngiltere ve İsrail Azeri petrolü ve gazının en büyük ortağı dolayısıyla Fransa’nın korkuları Ortadoğu ve Kafkaslarda çeşitli ittifakları ve manipülasyonları ortaya çıkararak Türkiye ile karşı karşıya kalmadan ekonomik ve jeo-stratejik açıdan ablukaya almak istemektedir.

Nitekim Ermeni-Azeri gerilimi olduğundan Ruslar, 150.000 kişilik askerle Kafkasya’da tatbikat yapacağını açıkladı. Bu bağlamda bu tatbikat Azerbaycan ve Türkiye’de tedirginlik yaratmadı; oysa soğuk savaş perspektifinden bakıldığında ciddi bir rahatsızlık yaratması gerekirdi.

Aslında Rusya'yı kontrol altına almaya çalışan tek ülke, Türkiye’dir. Türkiye’yi kontrol almaya çalışan ülke ise Fransa’dır. Türkiye’ye mecbur olan ülke ise Rusya’dır. Çünkü Rusya’nın Türkiye’ye olan ihtiyacı Türkiye’nin Rusya’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Artık meseleleri Soğuk Savaş bakış açılarıyla değil de; ekonomik ve jeo-stratejik dengeler üzerinden okumak daha doğru olur. Nitekim Ayasofya meselesinde bile Rusya’dan gelen beklentiler ile yapılan resmi açıklamalar arasındaki şaşkınlıklar yeni dünya düzeninden hedeflerin yeniden şekillendiğini ortaya çıkarıyor.


 

Bugün Türkiye dışında Rusların kiminle meşgul olduğuna baktığınız da bunu açık bir şekilde görebiliyoruz.

AB ve ABD'nin Rusya'ya karşı ambargo var. Türkiye, Rusya ile ticaret yapıyor. NATO Rusya ile savaşmak için var. Türkiye, Rusya'dan silah alıyor. Rusya, ABD ile Suriye'de yarı sıcak bir savaşta. Türkiye şu anda Suriye'de Rusya ile ortak devriye geziyor. Türkiye, Akkuyu Nükleer Santralini Rusya'ya yaptırdı.S-400 satın aldı. Rusya ile 3 ayrı cephede düşük yoğunluklu çatışma yaşıyoruz, bu soğuk savaş tipi bir durum değil. Nihayetinde Rusların her zaman rasyonel davranışlar göstermediğini de düşündüğümüzde güvenilir olamadığını İdlip’de şehit edilen askerlerimiz,Kırım’ın ilhakı ve canı sıkıldığında PKK/PYD’yi verdiği açık destekle görebiliyoruz.

İran ise Ermenistan-Azerbaycan savaşında Ermenileri desteklemiş, Ermenilerin dünyaya açılan tek kapısı. Ayrıca İran’daki Ermeni işadamlarının ağırlığı ve İran’ın etnik meselelerden ötürü ulusal güvenlik kaygısı,zaten ülke de var olan Türkiye ve Azerbaycan karşılığını körüklüyor.

Toparlayacak olursak; Tovoz gerilimi Türkiye’ye verilen açık bir tehdittir. Bu tehdidi Ruslar yapıyormuş gibi görünse de Fransızların lokomotif ülke olduğunu görmemiz gerekir. Ruslar ise daha fazla Rusya’ya mecbur kılınacak bir Türkiye pekala iştah kabartıyor. Ancak Ruslar, bu çatışmanın ‘savaş’ evresine geçmemesi için Türkiye’den daha fazla çaba sarf edeceğini de unutmamak gerekir. Nitekim Azeri gazını ve petrolünün büyük ortakları(ABD,İsrail ve İngiliz enerji şirketleri) bu gerilimin ticaretin aksamasına ‘asla müsaade etmezler’. Ermenistan ve Azerbaycan açısından da şartları her geçen gün ağılaşan ekonomik koşulların hükümetler açısından yeni bir motivasyon oluşmasına neden olacağından mevcut gerilim, savaşa dönüşmediği sürece Türkiye ve Rusya hariç bütün ülkeler açısından satın alınabiliniyor.

Yorumlar (0)