16.08.2021, 06:52

Evrensel temel gelir

Yaşamak için neler gerekir? Bu soruya verilebilecek en basit yanıtlar yemek, su, barınma ve giyinme gibi insanın temel ihtiyaçlarıdır. Pırlanta yüzükler ve pahalı saatler bunlardan sonra gelir. Ancak 2021 yılının imkanları ve teknolojisine rağmen dünyada bu ihtiyaçlarını karşılayamayan sayısız insan var. Yoksulluk ve geçim telaşı içinde yitip giden potansiyel bilim insanlarını, yazarları, sanatçıları ve topluma faydası olacak bir sürü insanı düşünün. Evrensel Temel Gelir (UBI) kavramı burada devreye giriyor. Temel gelir, vatandaşlara koşulsuz ve karşılıksız şekilde düzenli aralıklarla (genelde aylık) ödenen gelirdir. İnsanlara “temel” bir güvence sağlayarak, örneğin, açlıktan ölmeyecekleri ve sokakta banklarda uyumak zorunda kalmayacakları miktarın her ay verilmesidir. Bu gelir vatandaşların statüsünden, yaşından, cinsiyetinden vs. bağımsız olup herkese verilir.

Temel gelir, yeni ortaya çıkmış bir fikir değil. Filozof Thomas More’un 1516 yılında yazdığı Ütopya’sında da temel gelirden bahsedilir. Aç olduğu için hırsızlık yapan bir hırsıza ne cezayı verirseniz verin hırsızlığı bitiremezsiniz, ama aç olmamasını sağlarsanız hırsızlığa gerek duymaz. Temel gelir fikrinin çıkış noktaları da buna benzerdir. Temel gelir 1970’lerde Kanada’da denenmiş ve sonuçları olumlu olmuştur. Öğrencilerin okul başarıları yükselmiş, genel hastaneye yatma/hastalanma oranı düşmüş, suç oranları azalmış ve insanların ruh sağlığı iyiye gitmiştir. Alaska, Hindistan, İtalya gibi başka yerlerde de temel gelir deneyleri yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Üstelik birçoğunun temel gelire eleştirisi olacak şekilde insanlar halihazırda olan mesleklerini bırakıp tembellik de yapmadılar.

Kimilerine göre temel gelir tembelliğin ödüllendirilmesi gibi görülse de öyle değil. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, insanlar yazının başındaki beslenme-barınma gibi temel ihtiyaçları düşünmek zorunda kalmadıklarında eskisinden daha verimli çalışıyor ve daha iyi kararlar alabiliyorlar. Artan zamanlarında keyif yapmaktansa eğitimlerine daha çok zaman ayırıp, kendilerini geliştirecek işlerle ilgileniyorlar. Zaten her akşam ne yiyeceğini düşünmek zorunda kalan ve bunun için strese giren birisi uzun vadede potansiyel verimini yitirir, insanlara bunun için endişe etmeyecekleri bir ortam sağlarsanız eskisinden daha verimli olduklarını araştırmalar gösteriyor.

Peki temel gelir gerçekten mümkün mü? Herkese aylık karşılıksız para verdiğimizde her şeyin fiyatı artarak aynı duruma gelmeyecek mi? Cevap hayır, temel gelirle gelen para ekstradan basılmıyor; olan kaynaklardan dağıtılıyor. Kaynağın nereden geleceği ülkeden ülkeye değişse de eskisinden daha iyi bir sistem olacağı açık. Çünkü yoksulluğun bu kadar fazla olması daha masraflı. Yoksulluğun getirdiği artan suç oranı ve eğitimsizlik yoksulluğu bitirmekten daha masraflı olabiliyor. Yoksulluk batağına saplanmamış milyarlarca insanın potansiyeliyse tahmin edilemez şekilde daha değerli, oysa bu enerji şu an boşa gidiyor. Örneğin ABD’de yıllık askeri harcamaların çeyreğiyle ABD’deki yoksulluk sınırının altındaki vatandaşları bu sınırın üstüne çekmek mümkün veya milyarderlerden daha çok vergi alınarak da temel gelire kaynak sağlanabilir. Sonuçta günümüzde birkaç bin milyarder dünyanın kalan %50 nüfusunun toplamından daha zengin. Bu hiç de normal değil.

Gelecekte otomasyonun daha da artmasıyla, insanların çalışmasına eskisi kadar gerek kalmayacak. Hatta şimdi bile hiçbir insanın olmadığı, tamamen otomasyon olan fabrikalar kuruluyor, daha az insanın çabasıyla daha çok insan doyabiliyor.
Robotların insanların işini alacağı bir gelecek birçoğunun aksine bana kalırsa bir distopya değil, ütopya olacaktır. Gelişen teknolojiyle daha az insanın çalışmasıyla dünya dönmeye devam edebilir. Temel gelir bu aşamaya geçiş için küçük bir başlangıç olur, hatta çok değil belki de 20 sene sonra bir işte çalışmak isteğe bağlı hâle gelebilir.
 

Yorumlar (0)