16.04.2021, 06:00

FETÖ kumpasına mı geldi amiraller...

28 Şubat sürecinin kurucu aklının nereden start verildiğini hatırlayalım mı? Yoksa 25 yıl oldu; kaldı mı bu akıl diyelim! Bugün emekli olan amirallerin özlediği zihin yapısının o günlerde “genç kurmay” düzeyinde “Batı Çalışma Grubu” kurduğunu hatırlamakta fayda var. Çünkü BÇG çalışma metotlarına benzer örnekleri arada bir de olsa görüyor ve yaşıyoruz. Acaba amirallerin fikir özgürlüğü hamlesi ve sonrası bazı olaylar BÇG havası taşıyor ola bilir mi? Mesala Biden “Sözcü”lüğüne soyunmuş bazı diller var buna inanan.

Bir başka ifadeyle eğer halkımız “amirallerin masum fikridir.” denilen bir açıklamaya şüphe ile bakıyorlarsa ve altında darbe iksiri arıyorlarsa; bunun en önemli sebebi halkımızın Deniz Kuvvetlerinde 28 Şubat sürecini organize eden Batı Çalışma Grubu kadrosunun denizci olmasından duyduğu üzüntü ve tecrübedir. Ve amirallerin bildirisindeki BÇG kokusudur. Kaldı ki, emekli amirallerimiz uzmanı oldukları Montrö'den önce uzmanı oldukları “Dijital kumpasın kalbi: BÇG” sicilini temizlemek için milletin iradesine duydukları saygıyı, sevgiyi ispatlayan açıklamalara, davranışlara öncelik vermeliydiler… Yani "TSK içinde kalkışan bir grup" etiketi yapışmasın diye kendilerine; millete hizmet edecek bir sürü seçenek vardı; Örneğin halkımız hiçbir zaman "emekli amiraller teşekkür eder!" diye ülkenin bağımsızlığı için başta deniz kuvvetlerine kazandırılmış başarılar için açıklama yaparken görmedi! Var da biz mi ön yargılı kaldık!

Bu arada; Amirallerin kumpasa getirildiğini kim söylüyor? Millet ittifakının “Sözcü”sü olan medyası ve tabi ki en etkin tetikçisi kabul ettiği yazarı Yılmaz Özdil. Özdil bir aklın devrede olduğunu ve amirallerin buna alet olduğunu söylüyor, ispatını da "eş zamanlı doğru ile yanlışın gölgelendiği; hesapla gündemin tezgahlandığını" söyleyerek sürecin çok tanıdık geldiğini söyleyerek Ergenekon operasyonlarının yapıldığı dönemdeki taktikle örtüştüğünü hatırlatıyor.

Fakat Özdil’in eksik bıraktığı bir kare var onu da biz tamamlayalım: FETÖ dediğiniz yapı 28 Şubat sürecinde kurgulanmış "Sahte dijital belge düzenleme" kozmik odasına o dönemlerde destek vermiş bir yapıdır. Dolayısıyla FETÖ’nün en önemli ayaklarından biri “Kemalist-Ulusalcı” gladyo tarzı dokudur. Nitekim 15 Temmuz’un kurucu uşağı FETÖ’dür, ancak millete kurşun yağdıran, meclisi bombalayan aktörlere dikkatli bakılırsa ve geçmişlerindeki Kemalist-ulusalcı roller hatırlanırsa; Özdil’in “Kumpasa geldiniz!” hatırlatması bir ironidir.

Özdil 15 Temmuz gecesine “Kontrollü Darbe- Tiyatro” diyen akılla aynı safta durarak süreçleri okuduğu için veya öyle göstermekle kendini görevli addettiği için; amirallere kumpası da Erdoğan’ın kurguladığını ve uyguladığını ima ediyor. Asıl FETÖ taktiği budur, organize et ve uygula; başarısız olursa başkasını hedef göster!

İşin aslını biz söyleyelim; Seçimle iktidara gelemeyenlerin 28 Şubat sürecindeki günleri arayan “Kumpasla iktidar devir!” kampanyalarının gün geldiğinde işlemediğini görenler; milli iradeden destek alamayanlar; Özdilin serzenişiyle "Bizim gazeteciler de araştırmadan atladılar servis edilen haberlere!" iç geçirişi yaşar.

Oysa konu çok net: 15 Temmuz'da gece yarısı hesap yapanlar erkene almak zorunda kaldı; şimdi de gündüz hesabı yapanlar bunu gece yarısına çekmek zorunda kaldılar! Demek ki, “Zaman”ı ayarlayan bir irade var! Kim ola ki? BÇG ruhu geri mi dönüyor? Millet ittifakı cin çağırır gibi hem BÇG mimarı hem de Ergenekon sürecinde devreye alınan “dijital kumpas” duayeni, ABD kökenli bir ekole ve liderine mi güveniyor!

Bizim tavsiyemiz: Millet aklı mahkemesine/muhakemesine güvenin!

Yorumlar (0)