28.06.2019, 20:39

Gerek var mıydı?

Çok zaman önce deve tellal, pire berber iken, az gittik uz gittik dere tepe düz gittik bir de arkamıza döndük ki bir arpa boyu yol almışız. Bu esna da birileri de annelerinin beşiğini tıngır mıngır sallar iken Kaf dağının ardından zümrüdü Anka kuşu misali birileri birini tahta oturtuvermiş. Bu şahsı kim getirmiş, kim yapmış, kim destek vermiş, kim ondan nemalanmış kimse bunları     bilmezmiş. 
Burada masal anlatacak değiliz “ama” birileri yıllar yılı masal anlattı istisnalar hariç toplumca dinlendi. Masal anlatıcı masal kahramanını anlatırken hep bir yanını eksik anlattı tıpkı “İlyada-Odyseia” da Homeros’un güçlü kuvvetli Aşil’ in zayıf yanı topuğu gibi bir yüzükten nasıl bu kadar variyete sahip olması değil eğitimi ve askerliğiydi. Kimse onun ne eğitim aldığını nasıl askerlik yaptığını bilmiyordu, neyse masala takılmayalım. Alt tarafı masal bir sabun köpüğü misali, masalcının inandırdığı müddetçe inananlar tarafından dev aynasında görülecektir.  
Gerçekler bazen acı da olsa dostları birbirine yakınlaştırır, bazen de küçük bir kuşku affedilmeyecek kadar ağır bir suç oluşturur. Dost acı söyler derler ama kime göre bilmek gerek. Hem     hangi dost?
Gerçekleri dile getirmek için mutlaka dost olmak gerekmez, hatta aynı değerleri savunmaya bile gerek yok. Sormazlar mı yetki sende, her şey sana bağlandı yasalar ya da kanun bile etrafı dolaşılarak kararnamelerle aşılıyor ne gerek var seçime hatta yerel yönetimleri sil “yerel yönetim bakanlığı” yap, başına genel müdür getir, il ve ilçelere güvendiğin adamları koy. Sen bunları yapma seçim tekrarı yap olmadı. 
Filmi tekrar başa alalım her şey yaparken güvenlik, maliyet ve personel sorunu önem arz eder. Biz bunu okulda öğrendik yine okul ve yaşamda öğretmeye çalışıyorum. Seçim tekrarı demek bunları hesap etmek demektir.
Seçim olana kadar seçimle ilgili adli ve idari personelin dışında kullanılacak oyların basımı ve diğer sarf malzemelerinin temini, sandık kurulu başkanı, yardımcısı ve diğer üç üyenin temini ve görev yaptıkları gün ücretlerinin ödenmesi. Emniyet görevlilerinin asayişi sağlamak için gün boyu zorunlu nöbeti ve diğer devlet görevlilerinin hazır bulunması.
Adayların ve partilerin seçim için yapacakları harcama, hediye ve eşantiyonların maliyeti.
Adaylarını desteğe gelen partililerin başkan, bakan, genel müdür ve maiyetinin devlete getirdiği idari ve mali külfet ve bunların yanında ses, görüntü ve çevre kirliliği,
Her şeyden önemlisi alışkanlık halini almış olan çalışan ve yurttaşın kendisinden olmayanın ötelenmesi dışlanması ve birde itibarsızlaştırması, yani “gerek var mıydı” seçimin yenilenmesine? 
Az bir farkla yenilmeyi tahammül edemeyince olayın tekrarında büyük bir farkla hezimete uğramaya “gerek var mıydı”? Kadim dostum Sezai Sami derki “yine de unutma her şey elinin altında yap bir kararname “yerel yönetim bakanlığı” kur, belediyeleri ona bağla” demekte. Dost acı söyler yol gösterir.

Yorumlar (0)