03.08.2020, 11:31

Gider korona kalır pirana!

Korona dediğin, aynı genleri taşıyan ve daha
önceden tanınan virüslerin mutasyona uğramış
hali…
Pirana dediğin, aynı familyadan gelen binlerce balığın
deniz sokaklarında yetişmiş bıçkın çocuğu…
İkisi de yer bitirir adamı...
Korona gider, köşesine çekilir, saklanır, pusuda
bekler, bir daha ortaya çıkar mı;
Belki…
Bugünkü etkisi tekrarlanır mı;
Büyük olasılıkla hayır…
Pirana kalır…
Aynı iştahla aç gözlü, saldırgan, bıçkın…
Koronayı yenersin,
Piranaya yenilirsin…
Yer yani…
İnsan;
Görmediğini yenebilir, gördüğüne yenilebilir…
Görmediğini ezer geçer, gördüğü kemiklerini bile
çiğner…
O zaman açacaksın gözünü, göreceksin. Göz göre
göre piranaların kemiklerine kadar çatırdatmasına
yol vermeyeceksin.
Dünya şu an koronavirüsün açtığı salgın tünelinde
ilerliyor ister istemez. Sağa dönülmez, sola girilmez,
geri gidilmez, kanatlanıp uçulmaz. Ucunu bulacaksın;
başka yolu yok. Korona gözlere ne kadar etki
ediyor bilemedik ama, tünelin sonundaki ışığı gördüğünü
açıklayanları duydukça körlüğe yol açtığı da
aklımıza gelmiyo değil. Çünkü, ne zaman def edeceğimizi
bilemiyoruz. Ama insanların kitlendiği, hatta
virüs kadar etkili olan bi düşünceye öylesine güçlü
yapıştık kaldık ki;
Dünya düzeni değişecek!..
Şimdi herkes milyonlarcasını bi araya getirip göremeyeceğin
virüsün, dünyayı nasıl değiştireceğine
kafa yormaya başladı. Herkes derken, olası ya da
hayal ettiği değişik düzende yer almayı sürdürecek ya
da yer kapmak isteyenlerden söz ediyoruz. Yoksa,
ayakkabı boyacısı düzen ne olursa olsun, düzülmekten
korkuyor hala, dünyanın sistem açısından değişikliği
umrunda bile değil.
Biz ki;
1453’te yeni bir çağ başlatmış, dışında kalmışız.
İstanbul dediğin zaman dünya nüfusunun çoğunluğunu
oluşturan Hristiyan aleminin aklına sadece ve
hala Ayasofya Kilisesi geliyor. Etrafını 100’er metre
açarak ver Vatikan’a, bak sen inanç turizminin getireceklerine:
kişi başına milli gelirin 100 bin dolara
çıksın.
Biz ki;
1923’te cumhuriyeti ilan etmiş, çağdaşlaşma kapısından
100 yıldır bir türlü geçememişiz. Türkiye
dediğin zaman bütün dünyaya Atatürk dedirten bir
lider ismi ezberletmişiz, kendi kitabımızdan silmişiz.
Sarıl ilkelerine, bırak milli gelir uçmasın; millet mutluluk
denen sevgi yumağında alemi kıskandırsın; nerdee…
Biz ki;
Bin 400 yıldır zor günlerde hiç beklemediğin kişilerin
bile sarıldığı İslamiyet’i kabul etmekle kalmamış,
onun da içine etmişiz. İnancın dışında,
mantıktan uzak, her birinin elinde birer tuzak; hurafelerin
peşine düşmüşüz.
Şimdi kalkmış, yeni bir dünya düzeninden söz ediyoruz.
Neymiş;
Dünyada sistemler değişecekmiş…
Salgınlı ya da sandıklı, sistem değişikliği dediğinde
bizde anlaşılan, sadece iktidar değişikliğidir.
Yani virüsün değişiklik etkisi Türkiye’de iktidarı değiştirecektir,
o kadar!
Gelişmelerden izlediğinde görürsün; muhalefet yenidünya
sistemi gibi bi değişiklik peşinde değil, salgın
günlerinde yapılanların hesabını sandıkta sormaksordurmak
peşinde koşuyor. AK Parti iktidarı düşecek,
CHP iş başına gelecek. Buyursun da;
İçinde hala yer alan ve de salgın iktidarı olacaklarına
inanıp yer kapma umuduna kapılan zübüklerle
mi çizecekler değişim tablosunu sorusu da gelmiyor
değil aklına…
İster ordan ister burdan;
Pirana gibi milleti kemiğine kadar soğuranların
virüs yılışıklığında boy gösterdiği bi Türkiye’de değişiklik
dünyada olacağı söylenen sistem değişikliği
değil, iktidar değişikliği hesabıdır. O da bizi 600’lerden
çıkarıp 1453’lerden geçirir ve 1923’e dayar…
Aşmak gerekir. Ordan burdan siyasetçilerin ördüğü
kısır kabuğu kırmak lazım. Gençlerin önünü
açmak, çocukların akılcı yetişmelerine olanak sağlamak
lazım. 2023 hedefine kazma kürek toprak eşeleyerek
değil, ağzı süt kokan çocukları zındıkların
kucağından kurtararak ilerlemek lazım.
Bunları görmeden daha huzurlu, çağdaş, akılcı,
bilim peşinde koşan, her platformda yarışacak bir
Türkiye’de yaşamak olası değil. Bu tabloyu da ne
milleti yiyip tüketen korona belirler ne de halkı kemiğine
kadar soğuran piranalar oluşturur.
Değişimi koltuk kapma yarışına girenler değil,
halk belirler.
Aynı hamamda aynı tas kullanılarak aynı su ile yıkanırsa;
Gider korona kalır pirana!..

Yorumlar (0)