AK Parti Sözcüsü Çelik'ten darbe imalarına tepki: Bunu söyleyenlerin ruh sağlığı yerinde değil

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK sonrası açıklamalarda bulunuyor. Darbe imalarında bulunanların ruh sağlığının yerinde olmadığını belirten Çelik, "Darbe bir milletin namusuna saldırıdır. Bunu ağza alanın vatanseverlikle alakası yoktur. Darbe millete silah çekmektir. Bundan daha aşağısı yoktur. Ordu, bunların gözünde ancak darbe yapan bir mekanizma. Bu aslında TSK'ya da harekettir" dedi.

Gündem 04.01.2021, 18:12 Gazete Damga
AK Parti Sözcüsü Çelik'ten darbe imalarına tepki: Bunu söyleyenlerin ruh sağlığı yerinde değil

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından satır başlıkları;

Teşkilatlarımızla ilgili değerlendirme hem genel başkanımız, hem MYK için en önemli konuların başında gelmektedir. Kongre süreçlerimiz devam edecek. 13 Ocak'tan itibaren il kongrelerimize Kovid önlemlerine uyarak yeniden başlıyoruz.

Geçen senenin ilk siyasi krizi Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle ortaya çıkmıştı. Bölgemizde ve dünyanın çeşitli yerlerinde tansiyon yükselmesi söz konusu olmuştu. Yüzyıl öncesinde görülmüş şekliyle bir pandeminin söz konusu olması. Bütün dünyayı kilitleyen, algıları altüst eden bir şey. Elinizi yıkadığınızda yok edilen virüs maalesef insan vücuduna girince yok eden bir sarsıntı yarattı. İnsanoğlu dünyayı yok ediyor. Teknolojik gelişmeyi sağlarken, kendi maddi menfaatini gözetirken neo-liberalizm bir sarsıntı yaratıyor.

İklim değişiklikleri, Amazon ormanlarının yağmalanmasıyla yepyeni virüs ve bakteriler insan hayatına giriyor. En önemli konulardan bir tanesi insanın doğa ve hayatla uyumunu sağlayacak hayat felsefesinin gerçekleşmesi. Birazcık sokağa çıkma yasağı söz konusu olduğunda dünyanın çeşitli yerlerinde okyanuslar, denizler, çevre, çeşitli unsurlar doğal dengesine kavuştu. Bu dünyayı nasıl hızla yok ettiğimizi, doğaya, dünyaya ne kadar kötü davrandığımızın bir neticesi. Doğa rakibimiz değildir, evimizdir, can yoldaşımızdır, kader arkadaşımızdır. Tabiatıyla kendi kader arkadaşı olarak gördüğümüzde varlık felsefesiyle baktığımızda virüslerle mücadele daha kolay olacak.

Dünyadaki olağanüstü gelişmeler karşısında olayın başından itibaren Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Türkiye DSÖ'den çok daha önce bu krizi karşılayacak kapasitede olduğunu gösterdi. Kendi vatandaşının yardımına koştuğu gibi, aynı zamanda 155 ülkeye yardım eden bir ülke haline geldik. Avrupa'nın çeşitli yerlerinde ülkeler birbirlerinin maskelerini çalarken Türkiye'nin yardımı götürüldü. Bu yardımlar dünyanın her yerine ulaştırıldı. Aynı anda Türkiye Cumhuriyeti'nin uçağı Avrupa'ya, Asya'ya inerken, G-7 ülkesinden örneğin bir Almanya uçağının yardım getirdiğini duymadık.

"DÜNYADA NET BİR ŞEKİLDE GÖSTERMİŞ OLDUK"

Amerika uçaklarının yardım getirdiğini duymadık. Bir tek Türk uçakları Cumhurbaşkanımız ve milletimizin selamı ile kucağını açtı. Sağlık çalışanlarımız tarihi yeniden yazdılar. Bunu bir meslek olarak yapmadılar, insana sahip çıkmanın olağanüstü bir özverisiyle yaptılar. Sağlık çalışanlarımız vatanseverlik kavramına yepyeni boyutlar kazandırmıştır. Jandarma, polis ve diğer unsurlar vatandaşımızı yalnız bırakmayarak, belediyelerimiz topyekûn bir dayanışmanın nasıl olacağını dünyaya net bir şekilde göstermiş olduk.

Cumhurbaşkanımızın vizyon projesi olarak sahiplendiği şehir hastanelerinin varlığı bizim bu salgınla mücadelede en büyük stratejik gücümüz olmuştur. Dünyanın pek çok yanında yoğun bakımlarındaki kapasitesizlik, çok büyük facialara imza atarken Türkiye şehir hastaneleri başta olmak üzere sağlıkta gerçekleştirdiği devrim sayesinde bu büyük krizi göğüsleyecek imkan ve kabiliyeti ortaya koymuştur. AK Parti döneminde sağlık başta olmak üzere diğer alanlardaki büyük dönüşümler insan odaklı siyasetin bu zor günlerde insan haysiyetine, şerefine sahip çıkılması konusunda ne kadar büyük bir kabiliyet ortaya koyduğunu göstermiştir.

"HÜRMET VE SAYGILARIMIZI İLETİYORUZ"

Sosyal ve ekonomik etkilerini de azaltmak için önemli istikrar kalkanı ve diğer paketlerle vatandaşımıza destek olmaya çalıştık. Hükümet faaliyetleri, devlet faaliyetleri, Cumhurbaşkanımızın çalışmaları aynı şekilde sürdü. Diyarbakır'daki annelere Şırnak ve Hakkari'den de katıldı. Öylesine güçlü bir vicdan çığlığı ortaya koydu ki, 'Ana gibi yar Diyarbakır gibi diyar olmaz' diye yankılandı. Bazı siyasi partilerin buna hiç sahip çıkmadığını, görmezden geldiğini, Türkiye'deki en ufak olayı bazı ajansların, medya organlarının görmezden hale geldiğini görüyoruz. O annelere bir kere daha buradan hürmet ve saygılarımızı iletiyoruz. Evlatlarına kavuşma nöbetlerini buradan güçlü bir şekilde takip etmeye devam edeceğiz.

Türkiye'de terörle mücadelede kat ettiği mesafe 2020'de terör örgütlerine göz açtırmamıştır. Bazıları DEAŞ'la mücadeleyi propaganda amacı olarak kullanırken Türkiye tek başına ve sahada gerçekleştirmiştir. Türkiye DEAŞ'la da, PKK ve diğerleriyle mücadele eden yegane devlettir. 2020 yılında hukuk temelinde, demokrasi temelinde güçlü bir terörle mücadelenin nasıl verileceği bütün dünyaya gösterilmiştir. Bu bütün dünyanın dikkatini çekmiş haberdir. İçeride kara propaganda odakları bunu küçümsemeye çalıştılar, gerçek olup olmadığını tartışmaya çalıştılar. Türkiye için, gelecek nesiller için son derece önemli bir aşama bu şekilde elde edilmiştir. Bunu da engellemek isteyenler oldu. Çeşitli tehditler, ambargo tehditleri oldu, sadece milletimizi dinleyen gerçek bir demokratik siyaset sayesinde geri atılmadı.

(Ayasofya Camii tartışması)

Cumhurbaşkanımıza şükranlarımıza sunuyoruz. Ayasofya 2020'nin ve bütün zamanların yıldızlı tacı olarak hafızalarımıza kazınmıştır.

Aşı çalışmaları

Aşı tedariği konusunda birçok ülkeye göre ilerideyiz. Temin ettiğimiz aşı en kısa zamanda milletimizin hizmetine sunulacaktır. Bilim Kurulunun tavsiyelerine göre hareket edilmesinde fayda vardır.

Avrupa'nın sınırları Türkiye'den başlar. Kim AB içinde Türkiye karşıtlığından bahsediyorsa, AB'nin geleceğini yok ediyordur.

Paşinyan'ın 'Türk ekonomisini felce soktuk' açıklaması 2020'nin en aptalca espirisidir. Hiçbir zeka belirtisi barındırmıyor.

Darbe imaları

İktidarı seçimsiz nasıl göndereceksiniz? Bu açıkçası darbe çağrısıdır, utanılması gereken bir yaklaşımdır.

Fikri Sağlar'ın 'başörtüsü' sözleri

Bu 2020'nin son faşist saldırısıdır. Neo-Nazi ağzıyla konuşuyorlar. Bunların aşılması lazım. Kadın haklarına saldırıdır bu. 'Düşünce özgürlüğü' diyerek kendilerini savunuyorlar. Nefret suçu ne zamandır ifade özgürlüğü içerisine giriyor?

CHP'li Can Ataklı'nın sözleri

Ruh sağlığı yerinde değil bunu söyleyenlerin. Darbe bir milletin namusuna saldırıdır. Bunu ağza alanın vatanseverlikle alakası yoktur. Darbe millete silah çekmektir. Bundan daha aşağısı yoktur. Ordu, bunların gözünde ancak darbe yapan bir mekanizma. Bu aslında TSK'ye da harekettir.

Siyasi kimliği üzerinden hedef alıyorlar.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
2023 öncesinde erken genel seçim olur mu?
2023 öncesinde erken genel seçim olur mu?