CHP’de büyük dönüşüm!

CHP’de büyük dönüşüm!
CHP’nin İstanbul il kongresinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteklediği Canan Kaftancıoğlu, yedi oy farkla yeni İstanbul İl Başkanı seçildi. Kaftancığlu’nun geriye dönük eylemleri düşünüldüğünde CHP’nin marjinal bir yapıya doğru evrildiğini görmek mümkün.

CHP’nin İstanbul il kongresinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteklediği Canan Kaftancıoğlu, yedi oy farkla yeni İstanbul İl Başkanı seçildi. Kaftancığlu’nun geriye dönük eylemleri düşünüldüğünde CHP’nin marjinal bir yapıya doğru evrildiğini görmek mümkün.
Neredeyse misyon haline gelen “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganı “Mustafa Kemal’in askerleri değiliz” diyen bir il başkanı ile parti ana unsuru olarak da arka plana atılmış oldu.
Kongre gününden itibaren yeni il başkanının sosyal medyada dolaşan paylaşımlarından görüldüğü gibi CHP’nin iktidarla mücadelesi siyasi partiden öte düşmanlaştıran bir boyutta olacak belli ki. 
“1915 olaylarına soykırım diyen, devleti katil hatta seri katil olarak ilan eden, tekbir getirerek boğaz keserek mi demokrasi mücadelesi verilir. İnandığını Allah’ınız sizin de belanızı versin” diyen bir anlayış ile Türkiye milleti adına nasıl bir gelecek tahayyülü hedeflenecek bilinmez ama her hali ile CHP’li yöneticileri bile ürküten radikal bir aktivist il başkanı var artık siyaset arenasında.
CHP kontrolü kendinde olmayan çok sert ve marjinal bir alanda siyaset yapmaya çalışacak. 2019 seçimlerine ramak kala bu radikallik ne kadar iş görür bilinmez. Bilinen şey CHP’nin ana muhalefet çizgisinden çıkıp iktidarı düşman gören bir anlayışla kavganın boyutunu savaşa döndürür bir görüntüye doğru gidiyor olması.
Büyüyen, gelişen, dönüşen Türkiye, uluslararası arenada mücadelesini pik noktada yaparken içerde muhalefet marifeti ile beslenememesi ne yazık ki bu tarz yapılanmaya zemin hazırlıyor. Gönül isterdi ki muhalefet partileri asli görevleri olan iktidarın noksanlıklarını görerek, bu noksanlıkları giderme ve tamamlama anlamında katkı sunsunlar. CHP, MHP, HDP ve diğer siyasi partileri izlerken buralardaki değişim, strateji yeni yapılanmalara baktıkça farklı bir durumda zihnimizi kurcalıyor.
Acaba MHP’nin ittifak marifeti ile Ak Parti’ye entegre olması ve CHP’deki bu değişimden sonra Türkiye’de muhalefet adına hiçbir şeyin kalmaması bir siyasi oyun mudur? Zira muhalefetsizlik en çok Ak Parti’ye zarar verecektir. Muhalefet partilerinin toplumda karşılık bulamaması Ak Parti içinde muhalefet üretmeye zemin hazırlamaz mı?
Her nedense muhalefet partilerindeki bu hamleler büyük oyunun bir parçası olarak sahneleniyor diye düşünüyorum. Komplo teorisi diyenler olabilir lakin aksi takdirde bir parti kendini yok etmeyi, diğeri toplumun hiç de benimsemediği marjinalleşmeyi neden tercih etsin ki?

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.