Uzak yakın seçimler

Uzak yakın seçimler
Ufukta seçimler mi var bilinmez ama bu belirsizlikte olur mu olmaz mı doğrusu tahmin edemiyorum. Yok derim bakarsınız olur. Var derim bir de olmazsa her iki seçenekte ters köşe gol yemeye benziyor. Bu yüzden dikkatli yazmakta yarar var.

Ufukta seçimler mi var bilinmez ama bu belirsizlikte olur mu olmaz mı doğrusu tahmin edemiyorum. Yok derim bakarsınız olur. Var derim bir de olmazsa her iki seçenekte ters köşe gol yemeye benziyor. Bu yüzden dikkatli yazmakta yarar var.
Farkındaysanız yazımın başlığıyla bir nevi kendimi garantiye aldım.Bu yüzden bu yazıma uzak yakın seçimler adını verdim.Peki olursa ne olur, kim kazanır ve maraton koşusunu zaferle bitirir inanın onu da bilmiyorum. Bilememe de imkan yok.
Her an ibre değişebiliyor. Örneğin köşesinde yosun tutmuş Saadet Partisi bakın nasıl oldu da güne damgasını vurdu, popüler hale geldi. Oy oranı yükseldi yüksek bir irtifa kazandı. Yazarlar, akademisyenler ve ünlü kanallar siyaset arenasında artık harlı harlı Saadet Partisi'ni konuşmaya başladılar. Yıllardır ben dahi onları yazmıyorken yazmaya başladım. Aslında itiraf etmek gerekirse çok da ayıp etmişim. Ama çok düşük oy oranı alıyordu hemen hemen girdiği her seçimde yazmıyordum, yazmıyorduk, yazmıyorlardı. Ama ibre onlara döndü şimdi ve yazıyorum yazıyorlar daha da yazacaklar. Meydana gelen penaltıyı çok güzel gole çevirdiler ve üç puanı kaptı Saadet Partisi ama bir de rövanşı olmalı bu siyasi oyunun. Ufukta yani gelecekte ne yaparlar ne ederler onu da her an değişen ve değişmeye mahkum ibre belirler.
Kendi cumhurbaşkanı adaylarını kendilerinin çıkaracaklarını hatta herkesimden ve tüm seçmenlerden oy alabileceklerini seçim barajını da çok rahat geçeceklerini iftiharla gururla söyleyip bu anlamda siyasi demeçler veriyorlar.
Peki söylemler ve demeçler yerini bulur mu, kazanırlar mı? Bana göre zor ama imkansız değil. Bu arada milli iradenin iradesi nasıl tecelli olur onu da belirlemek o konuda da net konuşmak istemem. Çünkü milli iradenin ne yapacağı bilinmez.
Geçmişte de nice ünlü partileri siyaset çöplüğüne gömdü hem de bir fatiha bile okumadan. Aslında cumhuriyet tarihinde hiçbir seçim bu kadar adrenalini yüksek ve çeşitli sorularla merakla bu hale hiç gelmemişti. Zaman bir çok olguya algıya eyleme ve sonuçlara açık durumda her tür belirsizliğe rağmen akademisyen görünümlü laf cambazları satılık/kiralık tipler konuştukça konuşuyorlar yazıp çiziyorlar rezil olma pahasına büyük bir irtifa kaybetme pahasına her söylemlere ve yapay gündemler oluşturarak sallıyorlar.
Bu arada İYİ Parti de boş durmuyor irtifa kazanıyor Meral hanım istikrarlı ve cesur bir edayla risk alma pahasına Türk siyasetine damgasını vuruyor. Oldukça yol kat ediyor. Hem de bunca erkek siyasilere meydan okuyarak onlardan daha da cesur bir tarzla partisinin oy oranını yükseltiyor. Siyaset arenasında ve saha da bu tür cesur ve istikrarlı giden hanım siyasilerimizin olması siyaset sahnesini renklendiriyor. Türk kadınının güçlenmesi ve İktidara talip olması kadınlar adına sevindirici ve özgüven kazanmaları konusunda bir kazanımdır yolu açık olsun bu değerli hanımefendinin.
Sonuç AK Parti zaferle bu işi bitirir mi, AK Parti genel başkanı tüm seçimleri kazanır mı kaybeder mi şimdiden önyargılı olup karar vermek net konuşup yazmak taraf olmak demektir bu konuda belirsizlikler içindeyim. Net bir şey yazamıyorum. Yazanlara da inanmıyorum. İtifak olayı ne getirir ne götürür bilimsel analiz ve incelenip masaya yatırmak gerekir. Taraf tutarak atıp tutmak önyargılı olmak sağlıklı bir fikir olmaz diye düşünüyorum.
Ancak uzak yakın seçimlerin sonuçları belli oluncaya dek tedbirli olup verilerle yola çıkmak matematiksel olarak oran orantılarla yola çıkmak sağlıklı değildir. Bu siyasettir adı üzerinde siyaset bilimi zaman bir çok şeye gebedir.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.