11.12.2018, 06:23

“Handan Toprak yurt dışına kaçacak!” sözü ayıptır, ahlaki değildir!

Utanacağınız şeyler söylemeyin. Ahlaki olmayan şeyler yapmayın. Elinizde belge, bilgi olmadan zorlama yorumlar, zorlama yazılar, zorlama haberler yapmayın. Söylenenlere zorla başka anlamlar yüklemeyin. Kininizi, nefretinizi, öfkenizi yalanla ve ahlak dışı şeylerle beslemeyin. Mutlu olacaksınız diye insanları itibarsızlaştırmayın. Bel altı vurmayın.

Bazen insanın gazetesinde yazılan bir yazıdan ya da atılan bir manşetten utandığı anlar olur mu?
Benim de hayatımda böyle anlar çok fazla değil ama var.
Bunlardan en ilgincini geçtiğimiz günlerde yaşadım.
"Handan Toprak yurt dışına kaçacak" başlığı 8 Aralık Cumartesi günkü manşetimizdi.
Okuduğumda yüzüm kızardı.
****
AK Parti Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Aday Adayı Mehmet Özgür, Aralık ayı belediye meclis toplantısının cuma günü yapılan son oturumunda söz alarak, Toprak yönetimini eleştirmişti.
Özgür, 2017 yılında 1027 kişinin vefat ettiğini, ölenlerin çoğunun il dışına gönderildiğini, buna rağmen 300 bin kişiye taziye yemeği verildiğini, 435 bin insanın yaşadığını, ancak Avcılar'da bir yılda 600 bin çocuk bezi alındığını belirterek sert eleştiriler yapıyordu.
Eleştireleri bu gibi şeylerin üzerinden kurmak, sonra da, hızını alamayarak, Başkan Dr. Hanay Handan Toprak Benli'nin aday yapılmadığı taktirde yurt dışına kaçacağını iddia etmek nasıl bir akıldır?
Başkan Toprak'ın ya da herhangi bir siyasinin aday yapılmadığında yurt dışına kaçacağını söylemek ahlaki değildir.
Deseki; "Aday yapılmazsa bu ülkede yaşayamaz, yurt dışına çıkar, orada yaşar, aday yapılmamayı kabul edemez"
anlarım.
Bunları dese anlamı olur... Ama yurt dışına kaçacak... Kabul edilebilir bir cümle değildir. Tek kelimeyle ayıptır.
****
Allah aşkına, Özgür bir de mali müşavir olacak.
Özgür, hayatında hiç çocuk bezi değiştirmiş midir? Bir çocuğun günde kaç kez altı değiştirilir bilir mi?
Ben bilirim.
Bir çocuğun bazen günde altının en az 7-8 kere değiştirildiği olur.
500 aileye çocuk bezi yardımı yapsan, bir yılda en az 1 milyon 200 bin bez yapar.
Yardımın miktarı 250 aileye olsa 600 bin bez yapar. (Özgür'ün söylediği 600 bin paket değilse tabi...)
Ayrıca taziye yemeği olarak verilen 300 bin sayısı da fazla değil. 
Ölen 1027 kişinin 500'ü Avcılar'dan olsa her aileye 500-600 kişilik etli pilav, ayran gönderseniz zaten 300 bin rakamı yapar.
****
"Yurt dışına kaçacak" söylenecek bir söz değildir.
Bunu neye göre söylüyor?
Kanaatine göre...
Elinde ne veri var?
Hiç.
Ayıp değil mi? Avcılar'ın kent parlementosu olan Belediye Meclisi'nde, saygın meclis üyeleri olarak aklınıza gelen herşeyi desteksiz söylemek zorunda mısınız? Cumhurbaşkanı Erdoğan ve başka siyasiler içinde böyle sözler söylendi. 
Söylenmeye devam ediyor. Erdoğan için söylenenlar ne kadar ayıpsa, Toprak için de, başkaları da için desteksiz atılan, belge, bilgi olmadan yapılan her eleştiri ve kanaat hatta zorlama yorumlar da ayıptır ve ahlaki değildir. 
****
Bakın bir kez daha altını çizeyim. Tam 4.5 yıldır Başkan Toprak ile ilgili en sert eleştirileri yazıyorum. En sert haberleri Gerçek, Gazetemİstanbul'da biz yaptık, Gazete Damga'da yapmaya devam ediyoruz.
Birçok habere imza attım. Gittiğim her yerde sert eleştirilerimi dile getirdim.
Ancak son haber ve söylenen sözler ise vicdanımı yaraladı. İnanın içim cız etti.

Bugünden sonrada sert eleştiriler yazmaya ve haberler yapmaya devam edeceğim.
Birine kızıyorum diye, özel hesabım var diye, kin duyuyorum diye zorlama haberler, yorumlarda yapmayacağım.
Belgesiz, bilgisiz, aklıma öyle geldi diyede yazmadım, yazmayacağım da...

****
Birilerinin aklına gelen deli zırvası şeyleride gazetemizin sayfalarına taşıyamayacağız. Buradan yazı işlerimizi de açık açık uyarıyorum.Herkesin itibarı en az bizimki kadar önemlidir.
Kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak, başkalarına da öyle davranmaya, haber ve yorumlarımızda itina göstermeye, basın ilkelerine uymaya devam etmek zorundayız. Sonra önce vicdanımıza, sonra okuyucularımıza, sonra meslektaşlarımıza, sonra çevremize karşı nasıl sorumlu oluruz?

Son söz: Ahlaki olmayan şeyleri; sevmediğimiz, özel hesabımız, kinimiz olan insanlara, elimizdeki medya gücüyle saldırmayı, itibarsızlaştırmayı kabul etmediğimi bir kez daha özenle altını çizmek istiyorum.  
 

Yorumlar (6)
Necdet Kömeçoğlu 2 yıl önce
Sevgili Tarakçı seni 27 yıldır tanırım
İnanki bu yazın herkeze bir örnek olur. Zira hizmette bulunmak güzel şeyler,ancak acımasız eleştilerde gxörev yapanların şevkini kırar bunun için daha duyarlı ve yapıcı olmamız daha iyi olurdu
Bu güne kadarki bütün yazılarını okuyan biri olarak bu konudaki duyarlı davranışını kutluyor.iyi.bir yayın hayatın ve sağlıklı bir yaşamını diliyorum.Sevgilerim
Hasan 2 yıl önce
Teşekkür ederim
Bi vatansaş 2 yıl önce
Öncelikle eleştirdiğiniz bir siyasetçiyi ahlaki değerler le ilgili saldırılarda siyasal yapısına bakmadan savunmanız mutluluk verici. tebrik ediyorum bu yaklaşımınızı.
Bi vatandaş 2 yıl önce
Köken olarak yer yüzünün en eski topluluklarından olan bu ülkenin insanlarının artık yaklaşım konusunda daha ne kadar geriye gideceğini kestirememek umut kırıcı.
Bi vatandaş 2 yıl önce
200 den fazla yurt dışına çıkmış ve onlarca toplumu inceleme şansına sahip olmuş birisi olarak bu tür saldırgan (rakip pozisyonu algılandığında yıkmak, yok etmek dürtüsü ve reflekslerinin hayat bulduğu ) yaklaşımların var olduğu toplumların her zaman, rekabette sadece kendi başarısına odaklanıp rakibini yok etmek dürtüsüyle yarışmayan ve saygılı, ahlaki değerlerle yaşayan toplumların emrinde yada sömürüsünde olmasının kaçınılmaz olduğunu gördüm.
Bi vatandaş 2 yıl önce
özet; eski bir piyango reklamının sloganlarında anlatılmıştı aslında herşeyin insanlar için olduğu 'OLMAZ, OLMAZ DEMEYİN, BELKİ DE SIRA SİZDE'...