Harakiri yazısı!

Bu bir siyasi intihar yazısıdır.

Bu bir Güneydoğu halkının onur mücadelesinin yazısıdır.

Bu Türk milletinin haklı isyanıdır.

Bu bir Recep Tayyip Erdoğan’a inanç ve sadakat yazısıdır.

Ve aslında bu bir Erdoğan’ın kurduğu Ak Parti’nin yeniden özüne dönme yazısıdır.

Beni bilen bilir, kendimi tanıtmama ve anlatmama gerek yok. 20 yılı aşkın bir süredir ülke kalkınması, demokrasi gelişimi, fikir ve hürriyet özgürlüğüne dair mücadele etmiş ve bu mücadeleyi Ak Parti kurulduğu günden bu güne kadar Erdoğan’a olan inanç ile yürütmüş birisiyim. 25 yıldır bu ülkede kalem kullanıyorum. Gazeteciyim, yazarım, sosyo terapist ve yaşam koçuyum. Siyasi danışmanım ve hepsinden önemlisi hiçbir parti kimliği kullanmadan, herhangi bir makam üstlenmeden, kimseden maddi ya da manevi destek almadan, kimseden herhangi bir şey beklemeden çalışmış, Ak Parti politikalarının desteklenmesinde önemli roller üstlenmiş, yeri gelmiş şehir şehir dolaşarak Erdoğan politikalarının savunuculuğunu yapmış ve cebimden harcayarak, ömrümden harcayarak saf hizmet vermiş gerçek bir vatan evladıyım.

Birileri gibi Ak Partili rolüne girip partiye ve halka ihanet etmiş, makamı kendi menfaat ve çıkarlarım uğruna kullanmış biri değilim.

Ya da birileri gibi parama güvenerek ve servetime servet katmak amacıyla Erdoğan hayranı ve Erdoğan kulu rolüne girmiş biride değilim.

Birileri gibi partide hasbel kader görev almış ve bu görevi ihale ve kadro satışlarında kullanmış bir haysiyetsizlik yapmış biride değilim.

Elhamdülillah Müslümanım ama birileri gibi namazın arkasına saklanıp, sakal uzatıp ve her türlü tefeciliği, ırz düşmanlığını yapmış biri de değili.

Birileri gibi ak medya havuzu gazeteciliği yapıp harama kalemimi peşkeş çekmiş biri hiç değilim, yeri gelmiş Erdoğan’ı bile eleştirmiş biriyim.

Birileri gibi aşiretim var ayağıyla hareket edip, bir baltaya sap olmamışken, Ak Parti'den aday olup milletvekili, belediye başkanı, meclis üyesi, il ya da ilçe başkanı olmuş biri de değilim.

Birileri gibi milletvekili, belediye başkanı, il ve ilçe başkanı olup da 15 Temmuz’da saklı güreş yapmış biri değilim. Tam tersine 15 Temmuz’da İstanbul’u ayağa kaldıran organizasyonları yapmış, Rize’de Fetö’ye Meydan okumuş ve Cumhurbaşkanına gazilik ünvanı verilmesine dair ilk imza kampanyasını Rize’den Türkiye’ye yaymış biriyim.

Ben kendi tahminime göre yazı yazmam.

Ben bilmeden ve emin olmadan asla yazı yazmam.

Şimdi iyi dinleyin lütfen…

Sayın Mehmet Özhaseki

Sayın Erkan Kandemir

Sayın Azmi Ekinci

Sayın Mustafa Ataş

Sayın Metin Bulut

Sayın İsmet Yılmaz

Sayın Lokman Ertürk ve daha birçok genel merkezdeki sayın arkadaşlar…

Sizler Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ekibi misiniz? Sesinizi duyar gibiyim. Evet ekibiyiz diyorsunuz….

BENDE SORUYORUM… EMİN MİSİNİZ? HATTA SORULARIMA DEVAM EDİYORUM…

· Yüzyılda bir nasip olan bir lideri ve ülkeyi hainlerden arındırıp, ileri düzeylere taşıyacak bir lideri böylemi koruyorsunuz?

· Güneydoğu’da seçtiğiniz ve atadığınız yerel siyasetçileri, milletvekillerini, belediye başkanlarını, MKYK üyelerini, Meclis üyelerini, il ve ilçe başkanlarını seçerken hangi kriterleri kullanıyorsunuz. Kafanıza göre mi? İlişki ağınıza göre mi? Yoksa vatana millete hizmet edecek yönlerine göre mi? Hangi kritere göre?

· Maşallahınız var öyle kadrolar atıyor, öyle isimler belirliyorsunuz ki bunun sonucu HDP’ye        yarıyor. Bölge anketlerindeki yerinizin gerçeğini, üye kayıtlarınızzın hakikatini ben mi söyleyeyim, yoksa siz mi incelersiniz?

· Ayyuka çıkmış parti sıkıntılarının sonucunda gelişen ve geri dönülmez küslükler yaratan meseleleri daha ne kadar Reis’ten saklayacak ve üstünü örteceksiniz?

· Daha ne kadar Ak Parti zihniyetiyle bağdaşmayan, siyasi ve insani ahlak sabıkası taşıyan kişileri makamlarda kral edeceksiniz?

· HDP’yi daha ne kadar lider parti yapacaksınız?

· Daha ne kadar Ak Parti ile alakası olmayan, kendi köylerinde bile Ak Parti'ye oy çıkaramayan, toplumsal karşılığı olmayan kişileri daha ne kadar sayın başkan olarak bırakacaksınız?

· Daha ne kadar parti içinde çıkan isyanlaraa kulak tıkayacak ve hezimetle sonuçlanacak seçim yoluna yürümeye devam edeceksiniz?

· Daha ne kadar sermaye taşıyıcılarını adam zannedip, halkın yaşam hakkını ellerinden alacaksınız?

· Daha ne kadar denenmişleri halen daha denemeye devam edeceksiniz?

· Daha ne kadar Cumhurbaşkanını yanıltmaya devam edeceksiniz?

· Daha ne kadar Cumhurbaşkanını yalnızlaştırmaya devam edeceksiniz?

· Bu dava uğruna yıllarını, emeklerini, servetlerini, alınterleri ile tüm zamanlarını vermiş yiğit sevdalılar vardır, hani sizin kenara attıklarınız olanlar. Daha ne kadar vefasızlığınıza devam edeceksiniz?

· Atanan valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri, bürokratlar, askerler, polisler ve kısacası canını vatan uğruna feda etmeye hazır onca Memuru daha ne kadar hayatında iki kitap okumamış bir il / ilçe başkanının emrinde tutmaya devam edeceksiniz? Yazık değilmi bu vatanın evlatlarına? Hiç mi vicdan yok sizde? Daha ne kadar ha?

·  Günden güne ağırlaşan sorunlar varken, sadece Erdoğan’ın Süleyman Soylu’nun ve yiğit birkaç vatan evladının çarpışarak çalıştığı bu ülkede, daha siz ne kadar hatalı kararlar vermeye devam edeceksiniz?

· Bitmedi mi kibriniz, fotoğraf ve sosyal medya şovunuz? Bitmedi mi daha Genel Merkezdeki bitmek tükenmek bilmeyen başkanlık makamlarınız?

Bakın, bizi iyi dinleyin, biz dediğim milletiz. Biz kararımızı verdik ve 2023 için yeniden Erdoğan dedik. Siz de kararınızı verin… Eğer sizde Erdoğan ve güçlü Türkiye diyorsanız o zaman gereğini yapın… Bana bu yazımdan dolayı ateş püsküreceğinizi biliyorum. Ama sorun değil. 2023'te Güneydoğu’da Ak Parti ve Türkiye zaferi çıkmazsa o zaman millet bu yazının hesabını sorar size. Hem de dibine kadar. Tarih sizi ya kahraman diye yazacak. Ya da siz bilirsiniz!

Genel Merkez'de etkili ve yetkili makamlarda olabilirsiniz ama asla bu milletin üstünde bir makamda değilsiniz. Cumhurbaşkanı Erdoğan bile “Ben milletimin hizmetkarıyım” diyorsa, siz de ne olduğunuzun farkına varın. Bu ülke PKK’ya, FETÖ’ye veya hain örgütlere teslim edilecek basitlikte bir ülke değildir.

Şimdi başlarsak Kazanırız.

Omuz omuza olursak yeneriz.

El ele verirsek daha güçlü bir Türkiye oluruz…

Biz kararımızı verdik ve erdoğan dedik… Şimdi sıra sizde… Kararınızı verin…

Artık sesimiz gür çıkacak ve Erdoğan’ın duyması için icazete ihtiyacımız yok…

Bu yazı toplam 6728 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Çuhadar Arşivi