16.10.2020, 06:03

Hatırlamak sanat olmalı 

Düşündüm de yaşananları biriktirdiğimizde bilinçaltını dolduruyoruz diye unutalım ve yolumuza devam edelim diyoruz. Sonra bu anı yaşayalım diyoruz. Her şey tamam unuttuk ve akışa bıraktık kendimizi ya sonra? 

Yaş ilerliyor ve yaşlanmaya başlıyoruz. Önceleri basit bir cümle haline gelen unut her şeyi sözünün kazancı mı yoksa kaybıyla mı karşı karşıya geliyoruz hafıza kaybı yaşandığında? 

Neden daha gençken kendimizi eğiterek yaşlanmayı öğrenmiyoruz ve bu önemli konu üzerinde okulda da dersler verilmiyor? 

Bu konu üzerinde yıllardır araştırma yaptım kendimce Beynimizin her bölümünü daha küçük yaşta bilinçli kullanırsak düşüncesiyle yola çıktım. İlkokulda verdiğim spor performans, beden dilinde nefes, derslerimde uyguladım.  

Hafıza kaybını erkenden önlemenin ve hatırlamanın bir sanat olduğunun üzerini değil de altını çizerek önemsesek hafıza kayıplarını önleyebiliriz.  

Aslında geç kalmadık bu bilinçle basit gelen egzersizleri alışkanlık haline getirsek sanırım Bilinçaltı bir sanatı içine alıp vakti geldiğinde hafızanın yolunu kaybetmemesi için yol gösterecektir. 

Hatırlama sanatı adı altındaki alışkanlık! 

Bu sanat aslında hafızaya ipuçları eken bir tohum gibi…Bu ipuçları hafızamıza giren bilgileri önce imaj haline getirip organize eder ve dikkatimizi seçici kılar. 

Resim çizdiğinizi düşünün. Bilgileri imaj haline getirmek de zihnimize resimler yaratmaktır. Kısa bir yol gösterelim bu konuyla ilgili. 

Mesela her gün sürekli olmasa da çoğu anlarda kullandığımız objelerin gerçek yerlerini zihnimizde resimlendirebiliriz. Gençlerin aman başka işim mi yok dediğini duyar gibiyim. 

Tamam gençler şöyle anları seçebilirsiniz sizi sıkan bir konudan uzaklaşmak ve zihninizin sesini o yönden susturmak için bu yolu uygulayabilirsiniz. 

Eskiden koydukları şeyin yerini unutmamak için bazı büyükler not tutarlardı. Şimdilerde herkesin elinde telefonu var. Anahtarımızı ceketimizin cebine koyarken resmini çekmek nasıl olur. Tamam anahtar zaten cebimizde unutmayız da bir hatırlama imajı yaratıyoruz ya…Bunun gibi evde sık sık neyi nereye koyduğumuz unuttuklarımız varsa koyduğumuz an resmedebiliriz. Obje ile yer arsında sık sık yaptığımız bu ilişkilendirme hafızamızı oldukça güçlendirecektir. Bilinçaltında vakti zamanı geldiğinde hafıza yolunu açacaktır kesin. 

Bir de düşüncelerimizi organize etmemiz konusu var. İlişkilendirme organizasyonunda daima işe yarar. Bu ilişkilendirme duygusal, duyusal veya zihinsel olabilir. 

Hani siz görsel ya da işitsel veya dokunsal bir insan olabilirsiniz…Bu üç ayrı nitelik beden dilinde ayrı  nefes uyguluyor. Bu nedenle Nefesin her bölümünü öğrenmek çok önemli. Nefes kontrolünü çok iyi hayata geçirmek gerekir. 

Hafızamıza giren bilgileri şu soruları sorarak daha iyi analiz edebiliriz. 

Mesela; “En önemli özellikleri nelerdir? Neden yeniden hatırlamak istiyorum? Neye benziyor? Neler hissediyorum? Benim için gerekli mi, önemli mi?” 

Günlük hayatımızda iyi bir şekilde organize olmanın başka faydaları da var. Örneğin anksiyetimizi (kaygı, endişeleri) bu şekilde kontrol edebilir ve son dakika koşuşturmalarını engelleyebiliriz. Tabi ki resimlendirdikten sonra Nefesimizi sakin alıp vermeyi unutmadan…Zaten yaşadığımız için nefes alıp veriyoruz da nefesin hangi zamanda nasıl alınıp verildiğini öğrenerek… 

Aslında o kadar otomatik ve acele yaşamların içindeyiz ki yaşananların en gereklileri bile sonradan detaylarının önemsenmediği, yeniden hatırlanmak isteyecek kadar önemli gelmiyordu bazılarımıza. Şimdi yaşamın kısıtlanmasında geçmişle ilgili resmedemediklerimiz farklı bir şekilde karşımıza çıkıp ruh hallerimize zarar veriyor mu bilemiyorum. 

Yaşın ergin oluşu Dünya üzerinde belirginleşti ya daha sonra bu yaşananlar bitince Hafıza Sanatını nasıl etkileyecek diye düşünmeden edemedim. 

Evde kaldığımız sıralar genç yaşlı neden bu çalışmayı günlük yaşamımıza alıp yaşananların endişesi kaygısını bedenimize, nefesimize ve ruhumuza yer etmesini önleme yolunu denemiyoruz ki… 

Evet yaşımız ne olursa olsun dikkatimizi toplayabilmemizin zor olduğu bu anlarda içinde bulunduğumuz durumun ne olduğunu iyi tespit etmemiz gerekiyor. Duyduğumuz haberler ve gördüğümüz haberlerdeki resimlerle karşı karşıya geldiğimizde nefes kontrolü yapıp yaşananların envanterini tutmamız gerekiyor. 

Hafıza sanatımıza eklenecek çok önemli bir çalışmanın resmini kelimelerle çizmek istedim. 

Yaşananların hem olumlu hem olumsuz etkileri var hafızamız üzerinde. Bir yandan verimli bir hatırlamanın yolunu kesiyorlar, bir yandan da hatırlamayı kolaylaştırıyorlar. 

Duyguların hafıza üzerindeki etkilerinin yaşlanmayla silinmeyeceği biliniyor. Hafızamız beynimizin bir bölümünü oluştursa da ruhumuzla olan ilişkisi olan diğer tarafı var. Beden ve ruh birbirini tamamlayan mükemmel bir ikili. Her ikisinin de çalışması kendimizi doğru kaidelerle yönlendirmemiz gerekiyor. 

Evet bu yönlendirmenin tek bir yolu var; Nefes! 

Sevgiyle kendimize sahip çıkalım. 

Yorumlar (0)