Havai fişek patlatanlar ve bu patlamanın verdiği zararlara, rahatsızlığa, gürültüye, patırtıya maruz kalanlar.
Sadece ve sadece bir dakika empati yapmayı başarsak.
Mesela gecenin yarısını geçerken, şahane bir atmosferde, gürültünün patırtının konserlerin olduğu ortamda o havai fişekleri patlatarak egosunu tatmin edenler, havai fişek ile bilendikleri hırsını ortaya koymaya çalışanlar.
Tam da o an, hasta yatağında yatan yaşlı bir teyze, yeni doğmuş ağlamaklı ve zar zor uykuya geçen bir bebek, sabahın köründe işe gitmek için başını yastığa koymuş ama uyumakta zorlanan bir emekçi yerine kendilerini koymayı başarsalar.
İnanın bana bırakın bir daha havai fişek patlatmayı.
Evrende havai fişek ve benzeri maddelerin yasaklanması için hayatını ortaya koyarlar.

Havai fişek nereden geliyor?
Doğrusu çok kısa süren bu büyüleyici görüntünün küresel ekolojiye ve insan sağlığına zararlarını bilseydik, havai fişeklerin böyle kontrolsüzce, herkes tarafından, her kutlamada havaya saçılmasına izin vermezdik.
Peki havai fişeğin geçmişi nereye dayanıyor?
Bundan yaklaşık 2 bin yıl önce, Çin’de simya çalışmaları sırasında, ölümsüzlük iksirini bulmayı planlayan simyacılar, ilk maytapları ortaya çıkarmıştır. Bambudan borular içerisine kömür, potasyum nitrat, sülfür ve başka kimyevi malzemelerin istiflenip ateşe atılmasıyla bulunan ilk maytaplar, kötü ruhları kaçırdığına inanılarak önemli günlerde kullanılmaya başlanmıştı.

İçinde neler var?
Günümüzde ise havai fişekler, önemli kutlamaların olmazsa olmazı haline geldi.
İnsanlık olarak ihtişamımızı kanıtlamak için gökyüzüne saldığımız fişeklerin içeriğinde ne var peki?
Patlama olduktan sonra bu içerik nereye gidiyor?
Doğayı kirletmek pahasına gösteriş meraklısı olan insanlığın kendini kanıtlamaktaki bu denli hırsı nerden geliyor?
Öncelikle kurşun ile başlayalım, pek çok fişeğin alev almasına yardımcı olan bu madde, fişek patladıktan sonra günlerce atmosferde kalıyor ve tozları insanlar ve hayvanlar tarafından solunuyor.
Buna ek olarak bitkilerin de metabolizmasına giriyor ve oradan da tekrar bizim vücudumuza besin olarak ekleniyor. Bebek gelişimi üzerinde ölümcül risk taşıyan bu maddenin vücutta birikmesi aynı zamanda sinir  tahribatlarına da sebep olmakta.
Yeşil renkli havai fişeklerin çoğuna rengini veren element.
Bu elementin çok zehirli olduğu kadar, kalp ritmi bozukluklarına ve sinir sistemi dejenerasyonlarına sebep olan baryum, insan sağlığına olduğu kadar hayvan sağlığına da çok zararlı.
Gökyüzünden geri dönen fişek külleri, olduğu gibi coğrafyanın üzerine yağmakta. Artık göl mü var, gölde balık mı var orasını bilemeyiz; ama dünyaya geri döndüğü kesin.
Bu durum sadece kuşları değil, havai fişek sesinin ulaştığı çapın içinde kalan bütün doğal hayatı ve şehir hayvanlarını etkilemekte.
Dünyanın çeşitli yerlerindeki hayvan     barınaklarından alınan bilgiye göre, havai fişeklerin çok patladığı yılbaşı akşamları sonrası, yeni yıl ertesinde evinden kaçmış evcil hayvanlarda artış     gözlenmekte.
Hatta havai fişek atıldığı sırada panikleyip evlerin balkonlarından atlayan hayvanlara da rastlanılmakta. Strese giren hayvanların üreme kapasiteleri ve beslenme becerileri düştüğü için popülasyonlarında düşüş yaşanmakta.

Birçok ülkede sınırlandırıldı
Bütün bu etkileri göz önünde bulundurulduğunda, artık çok da masum olmadığı ortaya çıkan havai fişeklerin kullanımı gelişmiş birçok ülkelerde artık sınırlanmaya başlanıldı. İçeriğindeki malzemeler biraz daha temiz yanan yanıcılarla değiştirildi. Doğal alanlara yakın yerlerde havai fişek atılması bazı bölgelerde yasaklandı. Ülkemizde ise hâlâ bununla ilgili düzenlemeler yeterli noktaya erişmedi.

Bebek temalı festivalde havai fişeğin ne işi var?
Bildiğiniz gibi yaz ayları festival ayları.
O festivallerden birisi de; 19. Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali.
Gerçi günümüzde artık sıradan küçük bir okul bile festival yapma becerisini gösterse de, Büyükçekmece Belediyesi bu işi en iyi yapanlar arasında gösterilmekte.
Şimdi buradan birinci, ikinci, ödüllü, şampiyon vs tartışmalarını yapmayı doğru bulmuyorum.
Başarılı bir festival yaptıklarını inkar etmek mümkün değil.
Geçtiğimiz gün Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün festival tanıtım toplantısında kendisine ilettiğim 'havai fişek' önerisini buradan da dile getirmek istedim.
Bakın festivalin bu yılki teması 'çocuk ve bebek'.
Düşünsenize ilçenizde çocuk ve bebek temalı uluslararası güzel bir festival yapılıyor.
Siz iki aylık bebek veya üç yaşında çocuksunuz.
Yatağınızda mışıl mışıl uyuyorsunuz.
Sizi tema olarak kullanan o festivalin bitişini anons eden havai fişekler gece yarısını epey geçerken patlamaya devam ediyor.
Hem de öyle böyle değil.
On on beş dakika.
O an yatağınızdan fırladınız.
Bebek veya çocuk değilsiniz.
Elinizde inanılmaz güç var.
Sizi bu derece rahatsız edenlere nasıl bir ceza verirsiniz?
Tamam ben cevapları aldım!

Sosyal medyada patlatalım!
O gün toplantıda Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'e 'Sizden çocuklar ve bebekler adına, doğa adına, çevre adına her yıl yaptığınız havai fişek gösterilerine artık son vermenizi, böylece örnek teşkil edeceğinizi ve hatta artık günümüzün olmazsa olmazı sosyal medyadan hep birlikte sanal havai fişek patlatmamızın daha doğru olacağını' ilettim.
Akgün de not aldı ve festival komitesi ile bu durumu görüşeceğini söyledi.
Bu durum masaya getirildi mi?
Konuşuldu mu?
Düşünüldü mü?
Bilmiyoruz.
Ama bu satırların yazarı dili döndüğü sürece, ta ki biri anlayıp bulana kadar bu yanlışlığı gündeme getimeyi sürdürecek...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner47