14.10.2019, 06:26

Hayal kırıklığı Filistin!

Kendimi bildim bileli Filistin'in ezilmişliğini, topraklarının İsrail tarafından gasp yoluyla işgal edildiğini söyler, yazar kalben üzülür ve İsrail'e buğzederim. Üniversite (gençlik) yıllarında Filistin Halkı'nın haklı mücadelesine katkı sağlamak için düzenlenen birçok protesto yürüyüşlerine hep katılmışımdır. Bizzat yediğim jopları unutmam... Biz bu ideal ve düşüncelerle büyüdük ve yaşadık. Ta ki, düne (09 ekim 2019 tarihine) kadar.
Arap Birliği Toplantısı'nın arkasındanhemen araştırmaya koyularak, Filistin Dışişleri Bakanlığı'nın "Filistin, "Barış Pınarı Harekatı" hakkında hiçbir açıklama yapmadı, yapmayacak" açıklamasını gördüm. İlave olarak Türkiye'ye "İşgalci" diyen "Arap Birliği'nin toplantılarına öteden beri katıldıklarını" sözlerine eklediği gözümüzden kaçmadı.
Şimdi;
Filistin Yönetimi ve Halkına üç soru:
1- Mahmut Abbas'ın Arap Birliği Toplantısı'na katılacağını biliyordunuz. En küçük bir olayda "İntifada"ya kalkışacak kadar organize bir toplum olduğunuz herkesçe biliniyor. Protesto eylemleriyle liderinizin katılımını neden önlemeye çalışmadınız? Yoksa Filistin, Türkiye'ye karşı hiç mi vefa duymuyor ?
Yazı esnasında bir yandan da 'Şehidlerimizin Cenaze Törenlerini izlerken, Türk'ün kanı, Din-i Mübin-i İslam için, Şehidlerin mübarek kanından rengini alan Şanlı Bayrak için, Kudüs için, Mekke-i Mükerreme için, Medine-i Münevvere için akıyor.
Eeeeey Filistin Halkı!
Bu sizi hiç mi ilgilendirmiyor (?) diye kendi kendime soruyorum.2- Filistin Lideri, ABD, İsrail Köpeği olabilir. Sizin azıcık vicdanınız varsa, kabul edersinizki bu adam müveddesi, an itibariyle yaşamını bile Türkiye'ye borçluyken Arap Birliğinin, Türkiye'yi "işgalci" olarak niteleyen kararına en azından çekince/şerh koyması gerekirdi. Bunu neden yapmadığını, hala niçin sorgulama gereği duymuyorsunuz?
Satılmış Filistin Lideri, toplantıya katılmamaya cesaret edemedi (!), ama Türkiye'ye sırt çevirmeye cesaret etti! Hani, siz onur savaşçısıydınız. Ne oldu, çok mu onur kazandınız?
3- Hadi toplantı öncesinde organize olamadınız diyelim... Toplantıdan sonra, şu kadar zaman geçmesine rağmen Arap Birliği'nin "işgalci" kararına ve katılımcı liderinize niçin hala sessiz kalıp protesto etmiyorsunuz?
Müslüman Türk İnsanı hayal kırıklığı yaşıyor, biliyor musunuz?
İçeriye dönelim.
Genelleme yapmaya hiç gerek yok. 
Kestirmeden yazıp, şu üç kesime sesleneceğim:
Birincisi, Nizam-ı Alem Ocakları, diğeri Gerçek Ülkücüler, bir diğeri ve belki en önemlisi Milli Görüşçülerdir. Bize göre bu üç kesim, gerçek Millet, Memleket Sevdalıları'dır.
Ey Sevdalılar;Bunca hengame var, ama Filistin Halkı'nın umursamaz tavrına ne diyorsunuz? Öteden beri, onların hakları ve kurtuluşları adına az mı mücadeleler verdiniz? Az mı itilip kakıldınız, az mı maddi manevi bedeller ödediniz?
Bir de;
Milli, İslami ve Demokratik çizgide konuşan, yazan, çizenler; ne oldu, nutkunuz mu tutuldu, yaşanmakta olan bu şoku ne zaman yazmayı düşünüyorsunuz ? Yoksa, 'sineye çekelim'mi diyorsunuz?
Sizleri bilmem ama üzerlerinde zerre kadar hakkım varsa helal edebileceğimi sanmıyorum. 
Ak Parti değilse de, Reis, şu kara bulutlar dağıldığı zaman onlara yaptıklarının hesabını soracaktır diye inanıyorum. "Bizim, bizden başka dostumuz yokmuş" demesinin anlamı budur.
Biz, Yaser Arafat'ın kimlerin adamı olduğunu bile bile Filistin'in haklı davasında hep onların yanında olduk, bugünlere böyle geldik. Kudüs'ün başkent olmasına itiraz eden ülkeleri sayın bakalım. 
Türkiye dışında bir başka ülke var mı, vs...vs...?
Sorunlarla ve sorularla daha fazla karamsarlık çizmeye gerek yok.
Selam ve sevgi ile. 

Yorumlar (0)