20.11.2020, 05:47

Hayaldi gerçek oldu denilen tek şey 1 milyonluk tuvalete 1 liraya gidiyor olmamızdı

Algernon Sydney’in de dediği gibi "Siyaset doğru hayaller üzerine söylenen yalanlardan oluşur."

Yani; hem 431 milyar dolar dış borcunuz olacak. Hemde IMF’ye borç verecek duruma geleceksiniz!


 

İnanın Albert Einstein yaşıyor olsaydı bu denklemi çözen yüzde 27’nin alnından öperdi. Çünkü 431 milyar dolar borcu olan bir ülkenin matematiksel olarak başka bir ülkeye yada IMF (Uluslararası Para Fonu) na borç vermesi asla mümkün değildi..


 

Lakin toplum işin matematiksel istatiklerine değil din ve islamiyet temelli siyasetin söylediğine inanıyordu. Yani ülke olarak hep birlikte hayali borç vermenin mutluluğunu yaşıyorduk. 


 

Ve yaşadıkta...

Çünkü hülocu toplum için ekonominin açılımı “doların yükselmesi, işsizliğin artması, tarımın bitmesi, üretimin yok denecek kadar az olması değil dün 1 milyona gidilen tuvaletin bugün 1 liraya gidiliyor olması ile sınırlıydı.

Yani paradan 6 sıfır atmanın devlete tek getirisinin sadece mürekkepten edilen küçücük bir kâr olduğunu düşünemeyen toplumu Sayın Berat Albayrak “Geçenlerde seçmen vatandaşlarımızla konuşurken, biri dedi ki, "Valla Ak Parti'ye o kadar güveniyoruz ki Sayın Bakanım, Cumhurbaşkanımız çıksa, şuradan Ay'a kadar 4 şeritli yol yapacağım derse, Vallahi inanırız". diyerek çokta güzel özetlemişti.


 

Ki din temelli siyasetin en sevdiği hedef kitle sorgulamayan insanlardan oluşur. Yani dört yıldır gökyüzüne bakıp hala yerli uçağı görebilmenin hayalini yaşayanlardan Cumhuriyetin kazanımlarının satışından elde edilen 70 milyar doların, 20 yılda toplanan 72 milyar deprem vergilerinin yada 431 milyar dolara ulaşan dış borcun nerelere harcandığını sorgulamasını bekleyemezsiniz.


 

Hani bir söz vardır ya...

Ön tekerlek nereden giderse arka tekerlekte onu takip eder diye. İşte tamda buna benziyordu tuvalete 1 liraya gitmenin mutluluğunu yaşayan toplum ile paradan sorumlu Maliye Bakanının “Dövizin yükselişi beni ilgilendirmiyor” demesi.


 

Oysa ki Emperyalist Para Baronlarının en sevdiği şey borç verdikleri ülkelerin borcunu ödemeyecek duruma gelmesini beklemektir.

Ki tamda o duruma gelmek üzerken Sayın Cumhurbaşkanının görevden “affını” isteyen Maliye Bakanını hesap vermeden istifasını onaylarken o nereye harcandığını dahi bilmediğimiz 431 milyar dolar borç her zaman olduğu gibi yine 80 milyon halkın üzerine yıkılmıştır.


 

Saygılarımla

Yorumlar (1)
Sadi Endiz 4 gün önce
2002 den 18 yıl geriye 1984 yılına gidelim. Dolar 365 tl.
Dolar 1984 yılından 2002 yılına kadar yani 18 yıl içinde 4135 kat artmış.
Dolar 2002 den 2020 yılına kadar yani 18 yıl içinde 5.5 kat artmış.