İnsan evladı yaşamını devam ettirirken kan ve hısım bağıyla istemeden akrabada ve dost edinir bir de ortak değerler temelinde bilerek ve isteyerek yakın dostlar edinir. Sonradan edindiği dostlar ki iş ve sosyal yaşamında deneyerek acı da olsa gerçeklerle mücadele ederek sınayarak, imkânlarını paylaşarak ve güvenerek elde eder birlikler kurar.
Güven, itimat, sadakat ve ortak değerlerin belli kurallar çerçevesindedir. “Özellikle emek sermaye çelişkisinin” başat olduğu günümüz toplumunda kibirlik, şımarıklık, bencillik, ukalalık, her şeye sahip olma, cümleye ben başlarım noktayı da ben koyarım diyen zihniyet ve ona biat edenler dostluğu bozan ve nifak sokan kişilerdir ki bunlarla dostluk geçici yol arkadaşlığından     öte olamaz.
Seçimsiz bir yıl geçmiyor, geçmediği için aday adayları ve sonunda adayların sokaklara hatta evlerimize kadar girmekte. Adaylar ki kendilerine “yönetici” ve “politikacı” denilenler (istisnalar hariç) “madrabazlar” olmayacak şeyler üzerine söz verip vatandaşları “kandırmaya” çalışmakta. 
Hatta yıllardır iktidarda olup da yolsuzluktan, çalıp çırpandan şikâyet etmekte.
Yıllardır iktidarda olup da çetelere ve imtiyazlı kişilerin ayrıcalıklarından sitem etmekte
Yıllardır iktidarda olup da asker, polis, yargı ve diğer devlet kuruluşlarındaki paralel yapılardan ve onların baskı ve şiddetinden dert     yanmakta.
Yıllardır iktidar da olup da kaçak imar yapılarından, çevreyi ve doğayı kirletmelerinden, eğitimin yazboz tahtasına dönüşmesinden,                                                                                                      sağlığın sosyal güvencenin yetersizliğinden, çalışan ve emeklinin açlık sınırında yaşam savaşı vermesinden, bilimin yerlerde süründürülmesinden, üretimin değil dış alımın teşvik edilip üreticilerden dert yanması, hele ki demokratik hak ve özgürlükleri dile getirenlerin başına neler geldiğini kamuoyuna açıklamayanlar öyle vaatler veriyorlar ki geçmişteki politikacıları aratmakta. 
Yurttaş dün dertlerini dinleyen politikacıların notlarını sigara paketlerinin arkasına yazıp sonra da toplantı bittiğinde çöpe atanları unutmadı. 
Bugünde aynı yolu izleyen politikacılar/madrabazlar meydanlara arzı endam edip “işkembe-i kübradan” attıklarına şahit olmaktayız. Günümüzdekiler daha da ileri gidip yurttaşlarına bu dünya da huzur yüzü gösteremeyenler hatta köprü ve yolları ücretli yapanlar sırat köprüsünden ücretsiz geçiş ve cennette beleşe arsa vaat     etmekte.
Hayatımızda yer alan bu kişiler daha ne kadar işkembeden atmaya devam edecek ve ne kadar bunlara tahammül edeceğiz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.