HDP barajı aşarak parlamentoya girmelidir!


7 Haziran 2015 Seçimine giderken "HDP mutlaka barajı aşmalı" demiş bu konuda bir de yazı yazmıştım... 

"HDP 'yi desteklemediğim halde, onların da henüz daha eski Türkiye'nin, "solcu" jöntürk-jönkürt ideolojisinin etki alanından çıkamadığını gördüğüm halde, HDP 'nin barajı aşarak meclise girmesini istiyorum… AK Parti gene iktidar  kalsın, ama '329'u aşamasın ki, yeni anayasayı Kürtlerle birlikte yapmak zorunda kalsın' diye düşünüyorum… Başkanlık sisteminin bile ancak bu şekilde demokratik bir yorumla anayasaya  girebileceğine inanıyorum..."

Ama HDP o zaman çıkardığı 80 milletvekiline rağmen bu desteği haketmemiş, asıl yapması gereken görevi -o zamanın koşulları içinde bu AK Parti ile koalisyondu- yerine getirmemişti... 20. Yüzyıl kalıntısı bir "devrim" anlayışı yüzünden götürdü bu desteği ve fırsatı (en azından bunlara kesin bir dille karşı çıkmayarak) PKK'nın  "Devrimci Halk savaşı" stratejisinin sonucu olan  "Hendeklerin" içine gömdü!..

Bugünkü durum çok daha farklı şüphesiz... Bugünün koşulları içinde ben, seçimi hangi "ittifak" kazanırsa kazansın, bunların hiçbirinin  şimdiye kadarki duruşlarıyla önümüzdeki dönemde Türkiye'yi yönetemeyeceğini düşünüyorum... 

Ne yani, seçimlerden sonra „altına dayalı yeni bir Türk parası sistemi“ getireceğini söyleyerek dünyayı hiç anlamadığını ispat eden ve daha  şimdiden bütün o küresel sermaye çevrelerinin  güvenini kaybeden „Reis“ mi yönetebilecek Türkiye’yi!.. Bunun tek bir yolu vardı: Reel politiğin  zorlamasıyla tekrar  başlangıçtaki „fabrika  ayarlarına“ dönebilmek… Ama öyle anlaşılıyor ki sayın „Reis“ bu konuda bütün köprüleri attı… Yani bu artık imkansız gibi bir şey… 

E, geriye ne kalıyor o zaman, sayın İnce mi, „Beyaztürk“ koalisyon mu yönetebilecek ülkeyi? Tamam,  sayın İnce son zamanlarda daha uzlaşmacı, daha akıllı bir çizgiyi takip ediyor, ama bu yetmez! Bütün bunların seçimi kazanmak için konjontürel politikalar olup olmadığı konusunda kimse emin olamaz!.. Nitekim ben bile „Beyaztürk“ olarak kalındığı sürece  bunun üstü ne kadar boyanırsa boyansın bu kadarının  yeni  Türkiye’ye gidiş yolunda ülkeyi yönetmek için yetersiz olduğunu düşünüyorum ki, halkımız da bunu ayırdeder!.. 

Bu durumda ne kalıyor geriye? 

Ben diyorum ki,  bu seçimi -24 Haziran’ı- kim kazanırsa kazansın bir süre sonra her kesimden insanların, sivil toplum unsurlarının katıldığı bir demokrasi platformu oluşturulacak, ve Türkiye bu platformun öncülüğünde yeni bir seçime doğru gidecektir...

Ama, bugünkü koşullarda, izlediği politikalar nedeniyle değil  -onlar isteseler de istemeseler de- demokrasi mücadelesine katkısı olacağı için HDP'nİn baraji aşarak parlamentoya gİrmesİnİ destekliyorum...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.