Hedef ihtiyaç sahibi vatandaş kalmaması

Büyükçekmece Kızılay Şube Başkanı Atilla Çiftçi, Damga'ya konuştu. Kızılay'ın tarihten bu yana yaşayan büyük bir merhamet çınarı olduğunu anlatan Çiftçi, “Bizim hedefimiz 2023 yılına kadar ihtiyaç sahibi hiçbir vatandaşımızın kalmamasıdır” ifadelerini kullandı

Haftasonuna girdiğimiz bugünde biraz gündemin telaşlı havasından uzaklaşarak adeta kızgın yağa düşen bir damlayı andıran Kızılay'ın çalışmalarını okumak istersiniz. Yardıma muhtaç olanların yardımına koşan, evlere yemek götüren, ihtiyaç sahibi anne babaların çocuklarının okumasını sağlayan ve en mühimi bir yakınınız ameliyat masasında kan beklerken Hızır gibi yetişen Kızılay'dan söz ediyoruz. Tarihten bu yana olumlu birçok hamlesi olan ve dünyanın en saygın kurumları arasında yer alan Kızılay'ı sizin için Büyükçekmece Kızılay Şube Başkanı Atilla Çiftçi'yle konuştuk. Kızılay için en net tabirle gönül vermiş bir isim olan Çiftçi, “Nerede bir yara varsa onu sarmak bize düşer” diyor. Şimdi gelin Kızılay'ı ve Büyükçekmece Şubesi'ni bir de Atilla Çiftçi'den dinleyelim. 

Sizi tanıyabilir miyiz, Kızılay ile yolunuz nasıl kesişti?
Diyarbakır 1972 doğumluyum, 3 çocuk babasıyım liseye kadar oradaydım, lise eğitimime İstanbul’da devam ettim. 1985’ten beri İstanbul Büyükçekmece’deyim. Büyükçekmece’de bu bölgenin en eski restoranı olan dürüm et lokantasını ailece işletiyoruz. Bünyemize birkaç yeni restoran daha ekledik, sahilde Batı Garden, Avcılar’da Bursa İskender gibi.  Aynı zamanda tekstil, enerji, inşaat gibi sektörlerde de işlerimizi sürdürüyoruz. Bir dönem resmi olarak Amerika’da resmi olarak görevde bulundum. Ben vatanını ve ülkesini seven biriyim, Kızılay aracılığı ile ülkeme hizmet ettiğime inanıyorum. Burada yapmış olduğumuz yardımlar ve vatandaşlarımızdan almış olduğumuz dualar bana güç veriyor, o yüzden ben Kızılay’ı bu yönüyle çok seviyorum. ‘Hayra vesile olan hayır yapmış gibidir’ diyerekten insanların mutlu olmasına sebep oluyorsam çok daha mutlu oluyorum. 35 yıldır burada yaşadığım için İstanbul’da ve bu bölgede doğmuş gibiyim, burayı ve bu hizmeti burada gerçekleştirdiğim için ayrıca mutluyum. Kızılay ile yolum çok enteresan bir şekilde kesişti. Diyarbakır’da İlkokul 3. Sınıfta iken Kızılay kolu başkanı oldum, daha sonra 4. Ve 5. Sınıfa devam ederken kendime görev edinmiş ve benimsemiştim. Okulda Kızılay kolu başkanı olduğum için birinin kolu kanasa, kafasını çarpsa koşmayı huy edinmiştim. O günlerden belki de kendimde keşfettiğim ihtiyacı olanın yanında olma duygum beni bugünlere getirdi. Kızılay aşkım o zaman başladı. Bizim bölgede Kızılay teşkilatını ben kurdum. Köyümüzde o bölgede Kızılay yoktu, bir yandan ticaret bir yandan Kızılay’da gönüllüğü sürdürürken yoruldum ve Kızılay’ı bırakmaya karar verdim. Geçtiğimiz sene 2018 yılında şubeyi yeniden açarak Kızılay’da görev yapmaya yeniden başladım. Genel başkan ve genel başkan vekilleri teklifle geldiler. Bu bölgeyi Büyükçekmece bölgesi olarak yeni bir oluşum bölgesi yapalım dedik, zaten Kızılay’a olan ilgim söz konusu iken kayıtsız kalamazdım ve şubemizi bu şekilde açtık. Gördüğünüz bina eski bir binaydı kullanılabilir bir hale getirdik,2018 Ağustos ayından sonra açılışımızı yaparak kan bağışından,  kurban etine kadar yaklaşık 20 bin vatandaşımıza kıyafet ve gıda yardımında bulunduk. Bununla beraber Ramazan Ayı’nda çadırlar kurarak her gün 200 vatandaşımıza iftar yemeği verdik.

atilla çiftçi

Kuruluşu bir asrı geçen Kızılay, dünyaca ünlü bir Türk vakfı, Türk Kızılay’ı ailesinde yer almak nasıl bir sorumluluk gerektiriyor?
Osmanlıdaki ismi Hilal-i Ahmer olan ve Dr. Marko Paşa,  Dr. Abdullah Bey, Dr. Kırımlı Aziz Bey ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa tarafından kurulmuş bir vakıftır. 1861 yılında kurulmuş, en son Mustafa Kemal Atatürk ismini Kızılay olarak değiştirmiştir. Kızılay bir merhamet çınarı, öncelikle insanlara yardım etmek çok başka bir duygu, anlatılacak bir şey değil, yaşanılacak bir şey. Herkes hayatında yardım etmiştir muhakkak, bu yüzden bu duygunun tadını bilir. İhtiyacı olan birine yardım ettiğinizde gözünün içindeki ışık sizi mutlu eder. Kızılay denilince herkesin aklına gelen tek şey genellikle doğal afetler ve kan bağışı oluyor oysa bizim yardımlarımız çok çeşitli ve çok fazla. Tam 7 kıtada ve 41 ülkede faaliyeti olan bir kuruluş, çok büyük bir ağa sahip ve dünyada en çok yardım yapan kurumdur.Aş evlerimiz, yardım kuruluşlarımız, gençlik kamplarımız, huzur evlerimiz gibi desteklerimizde var, dolayısı ile bu bir gönül işidir, sorumluluktan çok bundan bahsetmek gerekir.

Biz balık tutmayı öğretiyoruz
Kızılay 10-15 yıl öncesine kadar bir devlet kurumu vakfı gibi  görüntü veriyordu, fakat şimdilerde çok dinamik bir görüntüsü var. Bu değişime yorumunuz nedir?
Ben Hadımköy Kızılay başkanı iken bile böyle değildi, o günden bu güne baktığım zaman 20 kat büyüdüğünü gözlemliyorum, bunda teknolojinin etkisi oldukça büyük, önceden kitle iletişim araçları ve sosyal portallar bu kadar geniş ağa sahip değildi, teknoloji sayesinde gelişip büyüdük, her an datalarımızın kontrolünü bile gerçekleştirebiliyoruz. Her şeyimiz anlık ölçülebilir durumda, böyle bir alt yapıya ve donanıma sahibiz aynı zamanda kurumumuzu Kızılay Maden Suları ve çadırlarımız sayesinde kar eden bir kuruluş olarak da görebiliriz. Yani sadece bağışlarla değil üreten ve üretime katkı sağlayan bir kurum haline geldi. Kızılay’ın asıl hedefi 2030 yılında ülkemizde ihtiyaç sahibi kimseyi bırakmamak. Bizim vatandaşlarımız asla dilenci değildir, Biz vatandaşlarımıza balık vermek yerine balık tutmayı öğretme niyetindeyiz. Güneydoğu bölgemizde Şırnak ve Hakkari’yi pilot bölge olarak seçtik, oradaki bazı vatandaşlarımıza mikro krediler vererek hem ekonomiye katkı sağlamalarını hem de birer işletme sahibi olmalarını sağlayan bir projeye imza attık ve bu projemiz çok başarılı ilerliyor. Kişinin mesleği varsa mesleğine yönelik çalışmalar yapmasına sebep olurken, aynı zamanda bizim danışman firmalarımız oralardaki sahalarda görev yaparak ihtiyaçları ve ihtiyacı olanları gözetiyor.

Kızılay devletimizin gücüyle güç kazanıyor, Türküye Kızılay yardımları konusunda dünya tarafından övgü alıyor, Kızılay’ın yardımları dünyaya nasıl örnek teşkil ediyor?
Şuanda Kızılay kamuoyunda yüzde 98 güven oyu ile en güvenilir kurumdur. Elbette  devletimizin katkısı küçümsenemez, fakat duyarlı vatandaşlarımızın desteğinden de söz etmemiz gerekiyor. Örneğin Avrupa’da bir felaket yaşandığı vakit, oradaki vatandaşlar daha duyarsız olup, destekte bulunmayıp, bağışlarını az oranda gerçekleştirirler. Oysa bizde bir felaket yaşandığı zaman vatandaşlarımız derhal bağışlarını yapar ve yardımseverlik son safhada hız gösterir. Bu bizim kültürümüze has bir şey. Ülkemiz insanı zor günlerde bir araya gelebilen bir toplumdur. Dolayısıyla Kızılay’a ciddi destekler var toplum tarafından. Zaten bu destekler ve böyle insanlar olmazsa Kızılay olamazdı. Dünyada ki hiçbir Kızılay, bizim ülkemizdeki gibi başarılı değil. Tüm İslam ülkelerinin bizim çatımız altında toplandığı algısı var. Fakat bizim ülkemizin Kızılay’ı çok daha başarılı. Onlarda bunu böyle kabul edip, Türk Kızılay’ını bir öncü olarak kabul etmiş durumdalar. Dünya da bunu böyle benimsedi. 8 bin çalışanımız olmakla beraber, yeni operasyonlarımıza baktığınız zaman, sadece kendi ülkemizde değil, örneğin Pakistan’da bir  felaket yaşandıysa, kendi devlet çalışanlarından önce oraya Türk Kızılay’ının gittiğini görürsünüz.

atilla çiftçi

Her şeye el atıyoruz
Genelde Kızılay denince akla doğal afetler ve savaşlar geliyor. Bunun dışında Kızılay ne yapar?
Çok doğru söylediniz, herkes bunu böyle zannediyor. Dediğim gibi Kızılay 7 kıtada ve 41 ülkede faaliyet gösteren, aynı zamanda pek çok konuda öncü  olan bir kurumdur. Gençlik kampları, aş evleri, huzur evleri ve öğrencilere verdiği burslarla da adından söz ettiriyor. Yani sadece kan bağışı ve afetlerle değil. Bazen sanatla iç içe projeler üreterek desteklerini sanatı da kullanarak sağlıyor. Anaokullarımız bile mevcut. Bölgemizde inşallah bizde hızlı başlangıçlarda bulunacağız. Evi olan fakat yaşlı veya ekonomik durumu iyi olmayan, kendi yemeğini yapamayan vatandaşlarımıza aş evlerimizden yemekler gidiyor. Huzur evlerimizde yaşlılarımızla ilgilenmeye devam ediyoruz. Bakıldığında sosyal sorumluluk anlamında her şeye el atığımızı görebilirsiniz.

Son yıllarda kan bağışı yardımları oldukça artmış durumda, halkın bu ilgisi konusunda ne düşünüyorsunuz?
Hatırlarsınız, İzmir’de bir patlama olmuştu ve yaralı askerlerimiz vardı. O dönem herkes Kızılay’a kan vermeye koşmuştu. Genel Başkanımızın yeterince kan stoğu olduğunu söyleyinceye kadar herkes bağışta bulunmayı sürdürdü. İnsanlarımız bu konuda gün be gün duyarlı hale geldi. Kan bağışı araçlarımızın her yerde gediğini görüyorsunuz. O araçlar rutin toplanması gereken ölçüde hergün kan topluyor. Bizim bölgemiz geçen yıl en çok kan bağışı yapan bölgeydi. Hatta Mimaroba’da bir sağlık meslek lisesinde 2 günde toplam 1620 litre kan toplayarak, Türkiye rekoru kırıldı. Yani toplumun bu konudaki duyarlılığı azımsanamaz ve gözle görülür halde. Bu ilgi ve duyarlılık bizi mutlu ediyor. Dolayısıyla Türkiye geçen yıl kan ihtiyacının yüzde 88’ini Kızılay’dan sağladı. Şuan ki veriler ise yüzde 94’ü göstermekte. Çok yakında yüzde 100’e ulaşacaktır. Araçlarımız bir gün bir fabrika önünde, birgün bir parkta, bir gün bir yol kenarında sürekli olarak kan topluyor. Kaldı ki herkes sağlık açısından yılda 2 kere kan vermelidir.

Bağışçılarınız, size gelen destek ve yardımlardan söz eder misiniz?
Bağışçılarımız sayesinde Kızılay bu kadar büyüdü. Örneğin biz Genel Merkezimizden bir yardım talebinde bulunmadık. Kızılay Genel Merkezinin güçsüzlüğünden değil, bölgemizin  hayırsever insanlarının fazla oluşundan. Örneğin Kumburgaz’da bir vatandaşımıza bir konteynır yaparak, içerisine buzdolabından televizyonuna kadar döşedik. Bu küçük bir örnekti Sorduğunuz için ufak bir örnek verdim. Bunun gibi niceleri ve daha fazlasından söz edebiliriz. Bütün bu destekleri bağışlarımız sayesinde sağlıyoruz. Şuana kadar 20 binin üzerinde vatandaşa gıda ve kıyafet yardımı yaptık. Ramazan Ayı’nda 6 bin vatandaşımızı doyurduk. Tüm bunları buradaki bağışçılarımız sayesinde gerçekleştirdik. Örneğin buraya herkes bir şey getirir fakat kullanılmayacak durumda ise onu kimseye vermeyiz, Aynı zamanda yardımı yapan kişinin yardım etme duygusunu yok etmeme adına ret etmiyoruz. Gelen her şey yıkanıp ambalajlanır.

Kadrolarımızı artıracağız
Büyükçekmece Kızılay ailesini gelecekte nerede ve ne şekilde göreceğiz?
Şuanda hali hazırda 21 projemiz mevcut. Bunları adım adım sahaya sunacağız. Yakın zamanda planladığımız, ödüllü sanatçımız SERKAN Bayer ile resim ve heykel sergisi açacak ve gelirini Kızılay’a bağışlayacağız. Büyükçekmece merkezde olan bir araziye bina yaparak, bu binamızı oraya taşıyacağız. Oranın altına vatandaşlarımız için bir butik market açacağız. Hem kıyafet hem gıda desteği sağlanacak. İhtiyaç sahipleri gerekli yardımı bu binadan temin edecek. Bunların hepsini tek bir binadan temin etmeyi planlıyoruz. Aş evi projemiz de buna dahil. Bir sosyal market, huzur evi, aş evi, yurt yapacağız. Kaymakamlığın da desteğini alarak binanın projesinin çizimine başladık. 1 ya da 1 buçuk sene hazırlanmış olacak.  En altında bizim büyük ihtiyacımız olan bir depo ve aş evi için gerekli alanı sağlayacağız. Merkezimizi burası yaparak tüm operasyonlarımızı sağlamayı planladık. Gençlik ve Kadın kollarımıza birer oda vereceğiz. Onlara alan yaratmayı hedefliyoruz.  Oradaki faaliyetlerime başladığımız zaman kadrolarımızıda artıracağız. Her mahalleye birer sorumlu görevli verip, ihtiyaçları gözlemlemesini sağlayacağız.

Büyükçekmece birinci olacak
“Dünyaya umut olan Kızılay iyilik hareketinde, daha fazla gayret gösterecek, daha çok zaman harcayacak ve fedakarlık gösterecek, bu bayrağı daha yükseğe taşıyacak arkadaşlarımızla yolumuza devam etmeyi düşünüyoruz. Bu bir iyilik yarışı. Türkiye, dünyada iyilik yarışında nasıl birinciyse Büyükçekmece şubemiz sizlerin de katkısıyla yardım çalışmalarında İstanbul'da birinci olacak” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.