28.11.2021, 08:02

Hâkim bey, adalet bunun neresinde…

Sevi
Orman sen elimi tutunca başlardı,
Yarılırdı bir incir gibi ortasından.
Koşardık yukarı iki büklüm, soluk soluğa.
Alabalıklarla düşe kalka, çam pürleri
Keserdi hızımız, Elimi Bırakma, Elimi
Bırakma…

Şiirin büyük ustalarından 28 Kasım 2002’de kaybettiğimiz Melih Cevdet ANDAY sevdiğine bağlılığını böyle anlatır.

Kilometrelerce uzayan patika yoldan bulunduğun yerin en yüksek tepesine çıktığında, sadece sessizlik, huzur ve çoban nezaretinde otlayan koyunlar seni karşılar. Henüz adını konulmamış doğmuş kuzuyu okşarsın, tüylerin ürperir için tuhaf olur.

Tırmanırken patika yolda düşme ihtimaline karşı sana güç veren eli unutamazsın. Hatta o el, sana sahibinin sırtında taşıdığı sıcak suyla yaptığı kahvenin tadını hiç bir yerde bulamazsın.

İnsan boyuna yakın uzanmış otların arasına elini tutarak sırt üstü yatıp gökyüzünü izlemek şairin Sevi’si gibidir.

Eğer ki o otların yetişmesi için destek veremiyorsan, el askıda, otlar da kuzu da artık sahipsiz kalmıştır.

Sen de arzu ettiğin o şatafatlı hayatta huzuru bulamaz, ancak kendini kandırırsın.

Çiftçinin traktörü hacizli..

Köylünün ürünü tarlada,

Tesisleri kapatılmış

Atanamayan öğretmene haciz gelmiş,

TMSF’nin el koyduğu binalara girilemiyor.

Kiralar, dolar gibi almış başını gidiyor,

Komşu ucuz mal diye koşuyor.

Fındık, çay, tütün horon oynayamıyor,

Üzüm bağları boynunu bükmüş,

Pamuk, karalar bağlamış,

Patates, soğan utancından toprağa gömüldü.

Gidişat bizde böyle iken Türkiye, Ukraynalı çiftçiye destek verecekmiş.

Oy oy ben nerelere gideyim.

Ülke Hiperenflasyonla karşı karşıya iken başka ülkeye tarım desteği nasıl olur.

Döviz girsin diye yabancıları ülkeye dolduran zihniyet, birçok ülkeye mali yardımda bulunması doğru değildir.

Ülkedeki ekonomik sıkıntılar her geçen gün artıyorken, mecliste “dış yardım bütçesi” tartışılması yanlıştır.

Her geçen yıl tarımsal üretimi geriye giden Ülkem, Ukrayna’daki “Çiftçileri kalkındırmak için” teknik ve mali yardım yapacak olması abesle iştigaldir.

Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı “Ukrayna ülke profili” verilerine göre Türkiye’nin 2020 yılında Ukrayna’dan yaptığı 2.5 milyar dolar tutarındaki ithalatın yaklaşık 1 milyar dolarlık kısmı buğday, mısır, yağlı tohum ve meyveler, hayvan yemleri ile katı ve sıvı yağların da aralarında bulunduğu tarımsal ürünlerden oluşuyor. 

Türk Lirasının değeri dip yaparken, Türkiye’nin risk primi de rekor seviyeye yükseldi. Tüm dünya Türkiye’nin kendi kendine yarattığı kur krizini konuşuyor.

Porsiyonu küçültün, iki tane domates alın, ayda bir kez et yenilmese olur, araba bol diyenler, kendi yurttaşı yerine destek peşinde koşuyorsa, işte bu dış güçtür.

Bir şeyi hak edenden esirgemek kadar hak etmeyene vermek de haksızlıktır!.

Bu şuna benziyor, yangın uçağımız yok. Ama kiralıyoruz.

Hasta ilaç bulamıyor. Fakat Sağlık bakanlığı yok öyle bir şey diyor.

Türk Lirası değer yitiriyor. Ekonomi bizim işimiz deniliyor.

Benzin, Motorin, LPG’den dumanlar çıkıyor. Kuyruklar hatırlatılıyor.

Haksız yere cezaevinde bulunanlar sürekli artıyor. Adalet var deniliyor.

İki örnek vereyim. Gerisini düşün.

Bundan 33 yıl önce bugün 28 Kasım 1988’de Başbakan rahmetli Turgut Özal Cumhuriyet Gazetesini, “Babıali’nin Pravdası” olarak nitelendirdiği için 500 bin Türk Lira manevi tazminata mahkûm olur.

24 yıl önce 1997 yıllarında ve devam eden yıllarda, sebepsiz olarak rütbeli asker 36 ay raporlu gösterildikten sapa sağlam olmasına rağmen malulen emekli edilir.

Ne demek istediğimi anlamışsındır.

Vee tüm hatalarına, kusurlarına rağmen, elini tuttuğumuz, sana gelen ayaklarını öptüğümüz kadın

Taciz edilir.

dayak yer.

Tecavüze uğrar,

öldürülür.

Soruyorum hâkim bey adalet bunun neresinde kalıyor.

İslam filozofu Abdülkadir Geylani şöyle diyor. “Bütün kalbindekileri toplayıp çıkar bir tabağa koy ve içindekileri herkesin görebileceği şekilde sokaklarda dolaş! Eğer tabağın içinde utanılacak bir şey yoksa işte bu Takvadır! Bunu düşün derim.

Yorumlar (4)
Serpil 2 ay önce
????????
isa kemal 2 ay önce
Ne diyordu William Watson"bırakın adalet yerini bulsun ,isterse kıyamet kopsun" ,bu ecnebi lafıdır dersenizde size adaletin diğer adı Hz Ömer (RA) bir sözünü hatırlatmak isterim ""Bie Millete Baş Olmanın İlk ve En Büyük Şartı ADİL Olmaktır" ben mi ne diyorum ben kimim ki bir şey diyeyim
Bahri Tutkun 2 ay önce
Sevgili kardeşim.
Hayırlı pazarlar.
Yazdığın her şey doğru. Çok da hoşça.
Kim nasıl anlar bilemiyorum ama, bu hırsızın hiç mi suçu yok demiş Nasrettin Hoca. Bizler ne zaman ihlasla ve riyadan uzak, adaletle davrandık.?
Birey olarak kendimizden ve en yakınımızdan başlayarak bunu uyguladık, bunları yaşadık yaşattık ki toplum düzelsin.
Bu benden, bu bizden deyip hep koruyup kolladık. Çocukluğumda öğrendiğim bir atasözü vardı herkes evinin önünü temizlerse bütün Şehir temiz olur diye.
Sevgi ile saygı ile kalsın bütün okuyanlar.
ÇETİN KOCAKUŞAK 2 ay önce
ÜSTADIM ÇOK DUYGUSAL BAŞLAMIŞSIN ANCAK ORTALARA DOĞRU MODUM DÜŞTÜ SONUNA DOĞRU TELEFONU ELİMDEN ATTIM BU KADAR KÖTÜ BİR ÜLKE YÖNETİMİ OLABİLİR Mİ?