İBB'de herkesin hakkı vardır

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu Damga'ya konuştu. İYİ Parti'nin İBB'yi yönlerdiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Kavuncu, “Ben bunu hakaret kabul ederim. Orası milletin belediyesidir. Orada herkesin hakkı vardır....

18 Nisan 2021, 19:04 Röportaj: Mehmet Mert
İBB'de herkesin hakkı vardır

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu Damga'ya konuştu. İYİ Parti'nin İBB'yi yönlerdiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Kavuncu, “Ben bunu hakaret kabul ederim. Orası milletin belediyesidir. Orada herkesin hakkı vardır. Biz zaten partizanlaşmamak için yola çıktık. Bu anlayışı değiştirmek için yola çıktık. Devletin milletin kaynaklarını belli kişilere peşkeş çekmemek için yola çıktık” dedi.

Son zamanların en çok öne çıkan isimlerinden olan İstanbul İYİ Parti İl Başkanı Buğra Kavuncu Mehmet Mert'e konuştu. Eski İYİ Partili Ümit Özdağ'ın hakkında ortaya attığı iddialar ile gündeme gelen Kavuncu, iddiaların ispatlanması için suç duyurusunda bulunmuştu. İttifak kapsamında CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bugüne kadar uyumlu hareket eden Kavuncu, İBB'nin yönetimi konusunda da önemli açıklamalarda bulundu.

Şu an Türkiye'nin siyasi yapısını, İstanbul İYİ Parti İl Başkanı olarak değerlendirirseniz, neler söylemek isterseniz. Hani Meral Akşener bir ara haziranda seçim var dedi sonra 2023'e çok var dedi. Sizin gündeminizde erken seçim mi var? Yoksa ekonomik sorunlar mı var?

İnanın seçimi düşünecek durumda mıyız bir şey diyemem. Türkiye'nin o kadar ciddi sorunları var ki. Şu an yüzümdeki maskeyi görüyorsunuz. Yüzümdeki maske bir mesaj. İnsanlar 128 milyar dolar nerede diye pankartlar astı onları bile toplattılar. Artık bu soruyu sormaya bile izin vermiyorlar. Halbuki normal bir ülkede vatandaş bu soruyu sorar o ülkenin Merkez Bankası cevap verir; şöyle şöyle yaptık der. Ama Türkiye'de bunu sormak bile suç. Az önce duydum savcılık bu soruyu soran bazı kimseleri gözaltına almış. Hadi gelsinler bizi de gözaltına alsınlar. Ya bundan daha doğal bir şey olabilir mi? Soru sormak suç mu? Kapatalım o zaman biz bütün muhalefet partilerini. Hiçbir soru sorulmasın, tek adam istediğini yapsın, istediği kararı versin. Bizler bir iradesiz, sorgulamayan topluluk olarak peşinden gidelim. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye'nin geldiği noktada bunlar çok üzücü. Seçimden daha önemli meseleler derken bunları kast ediyorum.

Peki size sorayım. 128 milyar dolar nerede? Bunu ilk Kemal Kılıçdaroğlu sordu sonra muhalefet de tekrarladı. Bu soruyu sorma amacınız nedir? Gerçekten paranın nerede olduğunu bilip mi soruyorsunuz yoksa sahiden paranın nereye gittiğini öğrenmek için mi soruyorsunuz?

Biz gerçekten para nerede diye soruyoruz. Şu, şu parayı cebine attı demiyoruz. Sadece soruyoruz. Kardeşim nerede bu para? Biz kimseyi itham etmiyoruz sadece soruyoruz ya. Şimdi bu parayı 2019 yerel seçimlerinden önce eritmeye başlamışlar. Bir soru işareti oradan başlıyor. Yani bu ülkede ABD Devlet Başkanı, Türkiye'yi tehdit edip; “Ekonomizi mahvederiz” dediğinde. Rahip Brunson olayı gündeme geldiğinde, 15 Temmuz'da hain bir darbe girişimi söz konusu olduğunda bile Merkez Bankası bu kadar dolar rezervini eritmemiş. Ama İstanbul-Ankara-İzmir-Antalya gibi birçok kentteki, Türkiye'deki yerel seçim arifesinde piyasaya sürekli 10 milyar – 10 milyar para sürülmüş. Niye olağanüstü konularda bu rezervleri eritmediniz de, yerel seçimden önce yaptınız? Yani iç siyaset sizin için memleketin bekaasından daha mı önemli? Sonra bu para nasıl bozduruldu? Brookerlar mı bozdu bu parayı?

Şu an elinizde bir belge var mı? Bu rakam gerçekten 128 milyar dolar mı?

128 evet. Bunların detaylarını ben bugün sosyal medya hesabımda da paylaştım. Hani bizim elimizde bu paranın nerede olduğuna dair bir bilgi var da sanki biz söylemiyoruz. Hayır. Böyle bir şey yok. Biz gerçekten paranın nerede olduğunu, nasıl bozdurulduğunu, hangi kurdan bozdurulduğunu, kimlerin bozdurduğunu soruyoruz. Bu para son 2 yılda erimiş. Kimin döneminde erimiş. Berat Albayrak'ın. Peki Berat Albayrak nerede? Bir Instagram mesajıyla istifa edip gitmiş birinden söz ediyoruz. O günden beri kendisini duyan-gören-bilen hiç kimse yok. Yani 128 milyar dolar nerede çok önemli bir soru. Berat Albayrak nerede o çok daha önemli bir soru. Şimdi paranın nerede olduğunu o anlatabilir. Ama o da yok. Bugün Allah esirgesin bir dış politikada istemediğimiz bir gelişme olsa. Türkiye'ye ambargo koyulsa rezervde paranız yok. Allah korusun deprem olsa rezervde paramız yok.

Buğra kavuncu iyi parti
 

Ama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da; “Rezervlerimiz dolu. Para kasada. Kılıçdaroğlu her zamanki gibi yalan söylüyor” şeklinde bir açıklaması oldu. Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ya dönüp bakın. 21 Şubat'a bir bakın. Ne demiş? Önce deniyor ki; Biz bu rezervleri pandemi için harcadık. Sonra diyorlar ki rezervlerle altın aldık. Şimdi diyorlar ki rezervler duruyor. Zaten açıklamalar bile birbiriyle çelişiyor. O kadar Merkez Bankası başkanı niye değişti mesela? Bunu da bilmiyoruz...

Peki efendim bu genel siyaset konusundan çıkıp biraz İstanbul özeline gelmek istiyoruz. Deniliyor ki İBB'yi CHP'den daha çok, İYİ Parti Teşkilatları yönlendiriyor. İş başvurularında İYİ Partililere öncelik veriliyor. Bu ne kadar doğru?

Ben bunu hakaret kabul ederim. Bu aleni bir harekettir. Orası milletin belediyesidir. Orada herkesin hakkı vardır. Biz zaten partizanlaşmamak için yola çıktık. Bu anlayışı değiştirmek için yola çıktık. Devletin milletin kaynaklarını belli kişilere peşkeş çekmemek için yola çıktık. Biz bu anlayışları hep lanetledik, yanlış olduğunu söyledik. Şimdi bunları söyleyen bir tavrın belediyeyi yönetmek gibi bir cümleyi kabul etmesi hakaret. Belediyeyi yöneten Ekrem İmamoğlu ve ekibidir. Bizler siyasi partiyiz. Biz İmamoğlu'nun iyi yaptığı çalışmaları taktir ederiz. Yanlış yaptığı şeyleri de oturur eleştiririz.

Şimdiye kadar hiç İmamoğlu'na bir eleştiriniz oldu mu?

Şimdiye kadar biz İmamoğlu'nun her çalışmasına destek verdik. Elimizden gelen desteği verdik. Çünkü o Millet İttifakı'nın bir belediye başkanı. Onun başarılı olması bizi mutlu eder. Biz de başarılı olması için elimizden gelen desteği verdik, vereceğiz. Genel Başkanımızın bir sözü var; “Şeytan taşlamaktan, namaz kılmaya vakit bulamadı” derler ya; İmamoğlu da zaten sürekli engellenmeye çalışıyor. Vatandaşa yaptığı yardımı bile engellemeye çalışıyorlar. Gerçekleştirmek istedikleri hizmetin önünü kesmek istiyorlar. Bu şartlar altında çalışan birine, iyi niyetle çalışan birine eleştiri bizim gündemimizde olmaz. Yanlış bir şey olursa oturur konuşuruz. Zaten hep konuşuyoruz. Allah kendisine kolaylık versin.


buğra kavuncu iyi parti

Peki size parti teşkilatlarınıza, iş başvuru yapan insanlara ne yapıyorsunuz? Onları nereye yönlendiriyorsunuz?

Bakın bu Türkiye'nin realitesi. Ama belediyeyi yönetmek, belediyede kadrolaşmak bunlar çok ağır ithamlar. Ama işsizliğin Türkiye'de yaygın olduğunu biliyoruz. Bu ortamda birini işe alacaksak kabiliyetlerine bakarız. Referanslarına bakarız. Finansçı alacaksak bu işteki tecrübesine bakarız sonra dediğim gibi referanslarına bakarız. Falanca kişi geldi tanır mısınız deriz. Elbette ki yani bizde sosyal hayatın içindeyiz. Bizim içimizde de işle ilgili talepte bulunanlar oluyor. Biz bu talepleri tabii yönlendiriyoruz. Ama kararı verecek olan belediye. Biz onlara şu şu kişiyi işe alın deme hakkına sahip değiliz. Ama tavsiye ederiz. Haa ne yanlıştır? Belediyeye 5 bin kişi alınacaksa bunun 4 binini size verdim, istediğiniz kişileri alın derseniz bu olmaz. Bizim tavsiye ettiğimiz arkadaşlar üzerinde de kırılganlıklar yaşadığımız oluyor. Büyük bir kısmı işe giremiyor. İşe giremeyen bize kızıyor, üzülüyor. İşe giren seviyor.

Size iş başvurusu yapanlara, üyelik şartınız oluyor mu?

Hayır vatandaş olması yetiyor.

Peki efendim; “Meral Akşener'i cumhurbaşkanı yapacağız” diyorsunuz. Akşener, Millet İttifakı'nın ortağı. Ama son günlerde Kılıçdaroğlu'nun Millet İttifakı adayı olacağı söyleniyor. Şimdi Akşener, cumhurbaşkanı adayı olamazsa, İYİ Parti'nin B planı var mı?

Valla A, B, C planlarından ziyade bizim tek planımız ülkemize hizmet etmek. Çocuklarımıza güzel bir ülke bırakmak. Herkesin özgürce yaşadığı bir ülke bırakmaktır. Merkez Bankası'ndaki paranın nereye gittiğini bilmek, parkların-yeşilin olduğu bir İstanbul'da yaşamak. Bizim planımız bu. Başka planımız yok. Biz Türkiye'nin düze çıkabilmesi için genel başkanımızın cumhurbaşkanı olması gerektiğini düşünen insanlarız. Kendisi de buna “Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı olmak bir şereftir. Ama benim önceliğim bu değildir. Benim önceliğim ülkenin önünü açmaktır. Onun için ne gerekirse yaparım” diye cevap verdi. Biz kendisinin o görüşüne şu cümleyi de ilave ediyoruz; bugün Türkiye'nin içine düştüğü durumdan bizi çıkaracak olan gerek devlet tecrübesiyle gerekse bu çok önemli çok geniş bir yüreği var. Türkiye'nin ihtiyacı olan kapsayıcılığı sağlayacak en önemli lider Akşener'dir. Ama şartlar... İttifak devam edecek mi? Ortak aday çıkacak mı? Tüm bunları konuşmak için çok erken. Biz şimdi nasıl bir Türkiye hayal ediyoruz onu konuşalım. Seçim günü geldiğinde bunlar tekrar konuşulur. Şu an önemli olan ilkeler. İnanın bizim için bu sorular hiç gündemde olmadı.

Şimdi kırmızı çizginiz; ben güzel bir ülke hedefliyorum. Peki bunun için bu şartlar için iktidar partisi ile yan yana olmak gerekirse, Meral hanım orada bulunur mu?

Bulunmaz. Bu çok net bir şey. Bir problemin sebebi olan biriyle o problemi çözmek en naif tabiriyle saflıktır. Dolayısıyla ne genel başkanımız ne İYİ Parti teşkilatları ne de İYİ Parti tabanı bugün Türkiye'deki sorunların sebebi olan buna sebep olurken de cahillikten değil kendini milletin önüne koyan, ben her şeyi bilirim zihniyetiyle hareket eden bir kafadır karşımızdaki. Böyle bir kafayla böyle bir hareketle ne genel başkanımız ne ben ne de partimiz yan yana olmaz. Buna da kimse müsaade etmez.

Elinizde anket var mı? İstanbul'da en çok hangi ilçede öndesiniz?

2018'e göre İstanbul'da her ilçede oy oranımız artıyor. Mesela Bakırköy, Kadıköy, Üsküdar, Eyüpsultan, Şile, Bağcılar ve Kağıthane'de çok ciddi öndeyiz.

Bakırköy-Kadıköy deyince CHP'nin başarısız olduğu yerde mi İYİ Parti önde oluyor?

Başarısızlık tanımı ağır bir tanım. Başka partilerin başarısızlığı üzerinden oy yükselişimizi okumak doğru değil. Bunlar tabii ki etkiler. Ama Beşiktaş-Kadıköy gibi bütün belediyelerimiz çok çalışıyor. Onlara başarısız demem. Ama bize olan teveccüh artıyor.

KANAL İSTANBUL BU ŞEHRİ MAHVEDER

Kanal İstanbul'u konuşmak istiyorum. Geçenlerde muhalif bir isim olan Hulki Cevizoğlu çıkıp dedi ki; “Ben bir Atatürkçü olarak Kanal İstanbul'un yapılmasını destekliyorum. Montrö ile bir alakası yok. Kanal İstanbul'un hayata geçmesi ile Türkiye güçlenir.” Bu sözlere katılır mısınız? Kanal İstanbul'a siz nasıl bakarsınız?

Ben Hulki beye katılmam. O'na katılmam için beni ikna etmesi gerek. Bu konuda onlarca bilim adamı dinlendim, onlarca makale okudum. Dinlediklerim, okuduklarım gösterdi ki Kanal İstanbul; İstanbul'u mahveder. Doğayı mahveder. Zaten nefes almakta zorlandığımız İstanbul'a ilave en az yarım milyon insan geleceğini, insanların evine ekmek götürmekten sıkıntı çektiği yerde yüzlerce milyardan bahsediliyor. Böyle bir paranın, pandemiden mahvolmuş esnafa-vatandaşa dağıtılması yerine ne idüğü belirsiz başımıza doğal felaketler açma riski yüksek bir projeye bu paranın akıtılmasının ben sebebini anlayamıyorum. Yani bu projenin yapılmasını destekleyen kimse beni ikna edemiyor. Ama yapılmaması noktasında konuşan herkes, herkesi ikna edebiliyor. Bakın biz ezberci bir muhalefet yapmıyoruz. Hulki bey veya bir başkası gelip açıklasın, ikna etsin bizi. Mesela Avrasya Tüneli. Ona itiraz ettik mi? Bu bir ihtiyaçtı. Ben bir birey olarak bu proje iyi ki yapıldı dedim. Ama Kanal İstanbul'la ilgili bunu söyleyemem.

Siz ihtimal veriyor musunuz Kanal İstanbul'un yapılacağına?

Ben buna ihtimal vermiyorum.

Tayyip Bey dediğini yapan biri...

Yani inadına yapacağım diyor ama ben Türkiye'de millete rağmen bir şey yapılamayacağını düşünüyorum. Zaten anketlerde halkın yarısından fazlası bu projeyi gereksiz buluyor. Halkın yüzde 60'ı Kanal İstanbul'a karşı. Kalkıp buna rağmen bu proje yapılırsa bu saatten sonra Erdoğan çıkıp, milletin yanındayız, şu bu demesin.

ÇATALCA BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Bugün Çatalca'dayız. Burada bir değişiklik oldu. Diğer ilçelerde de benzer değişiklikler olacak mı?

Biz bugün bir açılış, toplantı yapmadık. Pandemi nedeniyle yeni ilçe başkanımızı ziyaret edip odaya herkesi bile almadan üç grupla, üç ayrı sohbet yaparak progrmı bitirdik. Planlı bir şekilde ilçe başkanı değiştirme durumumuz yok. İstanbul büyük bir şehir. 39 ilçesi var. İnsan hayatında her şey olabilir. Önceki ilçe başkanımız çok emek verdi çalıştı ve müsaade istedi. Ayrılmak istediğini belirtince biz de Çatalca'da partimizi en iyi kim temsil eder dedik. Çok da mutlu olduk. 2 dönem belediye başkanlığı yapmış İsmail İp abimizin atamasını yaptık. Kendisi artık yönetimini oluşturacaktır. Onu da tebrik edip başarılar diliyoruz. Çatalca bizim için çok önemli. Türkiye'de oy oranımız artıyor ama Çatalca'da özellikle büyük bir yükseliş içindeyiz. Genel başkanımızın çok sevildiği yerler buralar... Biz bu coşkuyu görüyoruz.

Bu durumda gelecek yerel seçimde ittifak devam ederse İYİ Parti Çatalca, Silivri gibi yerlere talip diyebilir miyiz?

Biz her ilçeye talibiz. 39 ilçeye de talibiz. İttifak olur mu olmaz mı bilemeyiz şimdi. O seçimden önce oturulur konuşulur. Ama göreceksiniz İYİ Parti her ilçede kendi vizyonunu ortaya koyacak. Ve bu vizyonu o ilçe halkına tanıtacak.

Yorumlar (0)