21.09.2018, 19:51

İdeal ülke

Makaleler arşivimde ideal ülke profilini yazmıştım. Tekrar yazma gereği duyuyorum ola ki ders alanlar olur ve bu yola koyulurlar. Koyulmazlarsa da benden günah gitsin ben bir basın mensubu olarak görevimi yapayım da yapmayanlar da mutlaka ağır bedeller ödeyecekleri bir zaman dilimi mutlaka vardır düşüncesiyle yola çıkıyorum.
Normal zamanda yapılacaksa bir kaç ay sonra yerel seçimler olacak. Yine bizim artistler danışmanlarının önlerine koyacakları en akılcıl projeleri hafızlayıp saha inecekler ve başlayacaklar sınırsız pembe tablolar çizmeye cek-cak’lı vaadlerine. Kendilerinin dahi inanmadığı ve asla yerine getirmeyecekleri vaadlerini sıralayıp duracaklardır. İstisnasız hepsi bu rollere soyunacaklardır. Hatta şimdiden sinyallerini alıyoruz bile.
Oysa ideal yönetim ideal ülke modeli uzayda değil uzak hiç değil bakın ekonomisini eğitimini yerine oturtmuş ve ileri demokrasiye geçmiş onlarca ülke var. Halkına konforlu bir hayat sunan ve uygulayan bu ülkelere gidip yönetim tarzlarını yapmış oldukları kalkınma modellerini yerinde görerek notlar alıp hatta siyasi adamlarıyla yüz yüze görüşmek her halde uzaya gitmek kadar zor değil. Kaldı ki artık uzaya da çaybahçesine gidilir gibi de gidilmiyor değil.
Ne yazık ki yapılan roller verilen vaadler söylenen yalanları bire bir gören milli irade de alışkanlığından vazgeçmeyip futbol takımı tutarcasına parti tutuyor adeta kemikleşmişcesine bildiğini okuyor ve partilerin programlarını vaddlerini dikkatle inceleyip gerçekten yerine getirip getirmeyeceklerini düşünmeden sorgulamadan hatta hatta geçmişi bile göz önünde bulundurmadan oylarını sandığa atıyorlar sonra da çekiyorlar aralarında aydın sınıfın insanları da yanmakta olan ateşlerde yanıyorlar.
Başkanlık seçiminde oy oranı fazlasıyla evet ile hayırlar çok yakındılar birbirlerine hemen hemen yüzde elli küsür evet kırk dokuz hayırlar çıkmıştı. Peki Başkan yüzde kırk dokuz hayır verenleri nereye koyacak? Yani sadece yüzde elli birlerin mi başkanı olacak? Seçim vaadlerini bir hatırlayalım kalkınmış mürrefeh bir ülke vaad edilmişti kalkınabildik mi? Söylenen ve ileri sürülen projeleri bırakalım yerine getirmelerini acaba hatırlıyorlar mı sorgulayan ilgilenen var mı?
İdeal bir ülkede eğitim, ekonoımi, kalkınma endexi, halkın yaşam konforu, iç ve dış politikalar, ücretlilerin maaşları, enflasyon, ileri demokrasi daha da fazla uzatmaya gerek kalmadan bu sorular bu soru işaretlerini netleştirmeden sadece teori demeçlerle adeta terapi niteliğindeki söylemler, demeçler vermekle herşey güllük gülistanlık oluyor mu?
Son olarak diyorum ki siyasiler rasyonal olarak kendilerini gözden geçirmeden realistçe özeleştirilerini yapmadan hatalarıyla sevaplarıyla kendilerini filtrize etmeden söyledikleri söylecekleri sözlerini yerine getirmeden rahatlayamazlar. Toplum zamanla mutlaka verilen vaadlerin yerine getirilmesini bekleyecek. Artık teknolojinin yüksek boyutlarda olduğu bir dijital milenyum çağdayız.
Kişinin kendini bile aldatması kadar acı ne olabilir ki... Gün günü kazanma günü mü yoksa ülkemizi ve milletimizi büyük kazançlara konfora rahata kalkınmaya eriştirme günü mü düşünmek gerek.
İdeal ülkelerde mevcut olan olmazsa olmazları teorisyle pratiği incelenip transfer edip uygulamaya geçirmeden çok sorunlar yaşanacağını bilmek gerek.
Diye düşünüyorum.

Yorumlar (0)