Sevgili Okurlar, Bir zamanlar, Belgrad'tan başlayıp tüm Trakya'yı kapsayan Belgrat Ormanlarının, sevgili bakanımın "Şehir Ormanları Projesiyle" "Muhafaza Ormanı" statüsünden çıkarıldığını öğrenmiştim. Böylece talana kapısı açıldı. Şimdi de yeni kararnameler ile yine ormanlar talana açılıyor. Hedefe Gökova Körfezi de girdi. Tüm çevreciler bunlardan illallah etti. İşimiz Allaha kaldı. Bana sen falcı mısın? demeyin. Tüm ülke çevrecileri ve Üniversiteleri ile iletişim içindeyim. Birkaç yıl önce Türkiye Su Vakfında sevdiğim hocam, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Müh. Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu'nun konferansına katılmıştım. 
Tuttuğum notları gözden geçirdim. İlginç söylemleri bu yazıma konu ettim. Sizlerle paylaşıyorum. Bu günlerde yaşadığımız değişken hava durumlarını yaşayacağımızdan söz etmişti o tarihlerde. Daha önce de 2008-2009 yıllarında yoğun yağış ve sel tehlikelerinden bahsetmişti. Yaşadık. Şimdi yine söylediklerini yaşıyoruz. Bu hoca kendini bilimsel araştırma ve istatistik çalışmalara vermiş. Bakın geçen yıl ki konferansında neler diyor. Göçler, isyanlar, kargaşa, kıtlık hep iklim değişikliklerinden olmuştur. Toprak katmanları, buzullar, ağaç kesitleri hep geçen yıları ve o yıllardaki iklim değişikliğini gösterir. Tabii okumayı bilene. 1850-2001 yılı arasında dünya bir derece ısındı. 150 bin yılda olan ısınma, şimdi 150 yılda gerçekleşti. Kuzeydeki zengin beyazlar karbon salıyor, güneydeki esmerler ormanları kesiyor. Hâlbuki ağaçlar, karbondioksiti alıp gövdelerinde karbon olarak saklarlar. 2030'larda kışlar bile kurak olacak ve dünyayı çölleşmeye doğru hızla götürecek. 
Sağlık, tarım, orman, su kaynakları, kıyı alanları, canlı türleri ve doğal alanlar bundan etkilenecek. Son yıllarda meteorolojik afetler 3 kat artmış. Önümüzdeki yıllar Daha sıcak olacak, şiddetli yağışlar, kuraklık olacak, tropikal fırtınalar Akdeniz'den itibaren görülecek. Sıtma gibi hastalıklar artacak. 2100 yılı civarında deniz seviyesinde 60 cm. yükseliş olacak, kıyılar yaklaşık 60 metre su altında kalacak. Kar yağışı çok önemli ama gittikçe azalıyor. Şehirler betonlaşma yüzünden ısı adası oldu. Kırsal alanlara göre 2-3 derece daha sıcak. Sıcaklık bir derece artınca tahıl %10 eksiliyor demiş. Sevgili Hocam. Ben devam edeyim.
Bizde afetler artıyor ama tedbirlerde artış yok. Ormanlarımız maden ocakları, derelerimiz HES'lerle talan ediliyor. Gidip 3 gün yaşadığım doğa harikası Rize, Çayeli, İkizdere, Senoz vadisindeki Melikom ve Uzundere-2 HES projelerine bölge insanının karşı çıkmasına karşılık, Başbakanımız ve Orman ve Su İşleri bakanımız problem yok demişti. Şimdi oradan gelen resimlere bakıyorum rezalet. Bölge halkının açtığı davalarda mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen hukuk devletinin hukuksuzluk örneği santral 4 yılda bitirilmiş. Yine Rize'de endemik (dünyada sadece orada yetişen) bitki çeşidi açısından en önemli 200 vadisinden biri olan rafting şampiyonalarının yapıldığı İkizdere şimdi kurudu. 
Dün gazetelerde resmini gördüm. Etrafındaki canlılar, bitkiler, hayvanlar, ve köylüler çaresiz. Ve Bakanımız "Türkiye'yi ağaçlandırma bakımından 4.5 milyar ağaç diktik ülkemizi dünya lideri yaptık diyor." Allah onları bildiği gibi yapsın. Biz bu günleri 40-50 yıldır atmosferde yaptığımız değişikliklerin sorunları yüzünden yaşıyoruz. Böyle giderse torunlarımız 40-50 yıl sonra neler yaşayacak düşünemiyorum. Sağlıklı kalmanız         dileklerimle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.