18.09.2020, 07:02

İktidar aşkı

İktidar olmayı kim istemez ki?

İktidar olmak ve onun ayrıcalıkları ile nimetlerinden faydalanmak.

İktidar olmak, yönetici, yöneten yani baş olmak,

Askere gidenlere söylenir “bir baş olda nerenin olursan ol”.

Mahalle muhtarı,

Belediye başkanı,

Dernek, kulüp, kooperatif, meslek odası, baro, aklınıza gelebilecek demokratik kitle kurumu,

Partilerin ilçe, il ve genel başkanı

Milletin vekili, bakanı ve başbakanı olmak ayrıcalık ama bir o kadar da sorumluluktur.

Günümüzde sorumluluğu bir kenara koyarsak ayrıcalık ve nimetleri görmek gerek.

Seçimlerin gündeme gelmesiyle var olan koltuklarda oturanlar ile o koltuklara aday olanlar ortalıkta görünmeye başlar ve aday enflasyonu görülür.

En küçük bir yerin ya da kurumun adayı, adaylık sırasında afiş, pankart, el ilanı, yemekli ve yemeksiz toplantı gezi,

Geziler için araçlar ayrıca aklınıza gelebilecek birçok harcama,

Peki, bu değirmenin suyu nereden gelir?

Araştırmacılar açıkça belirtir;

Muhtarlık seçimi için,

Milletvekili adayı olmak için,

Sıradan bir dernek ve benzerinin başkanı için,

Ne kadar para harcanır?

Bu paranın kaynağı ne?

Kimler bundan sebepleniyor?

Bir de vekillikte seçilebilecek sırada olmak için harcanan para da önemli değil mi?

Harcanan para nasıl elde edildi?

Ya da kim ve neden yardım etti?

Sormak gerek.

Her hangi bir şeyin sebebi etkileri mutlak vardır.

İktidara, yönetime gelenler geldikleri yerin nimetlerini, ayrıcalıklarını destekçileriyle birlikte paylaşır.

Destekçiler de kaz gelecek yerden tavuğu eksik etmez.

Ülkenin adli kurumu hâkim ve cumhuriyet savcıları, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay ve diğer devlet denetçileri bu gibi konulara neden el atmıyor?

Memur ya da işçinin aldığı maaş, esnaf, sanayici ve tüccarın ürettiği sattığı belli maliye tarafından da denetleniyor.

Bu kişinin bu kadar parayı biriktirip harcaması imkânsız, şans oyunları da oynasa gelirini beyan etmesi gerekir tekrar soruyoruz bu değirmenin suyu nereden gelmekte?

Haksız kazanç, gayri meşru gelir, kara para iktidar koltuğunda oturanları her zaman şaibeli yapacaktır.

Salt iktidar koltuğunda oturan değil o koltuğa destek veren onun eli ayağı olan kim varsa nimetlerinden beslenenler de dâhil olmak üzere denetlenmeli.

Devlet/ kamu kurumunda çalışan karı/koca emekli olurken ancak bir ev sahibi olurken, eşleri çalışmayanların bazıları evleri arabaları olup çocuklarını özel okullarda okutmakta.

Bazı yüksek bürokratların ve adli görevlilerin düğünlerine helikopter ile geldiğini bu günlerde çok duymaktayız.

Bu saltanat bu şaşaalı gösteriş hangi variyet ile olmakta?

Hükümet nedense son yıllarda nereden buldun yasasını işlemden kaldırırken denetçilerin yasal olarak hesap sormasını da engellemekte.

Ne diyelim bu ülkede seçilmiş ve atanmış olanların iktidarda olma aşkı,

toplumu sevdiği için mi yoksa çıkar ve menfaatleri için mi?

Yorumlar (0)