İktidar değişirse istikrar gelir

CHP Milletvekili adayı Ali Ulvi Gökbulak 24 Haziran’da iktidarın değişmesi durumunda Türkiye’ye istikrar geleceğini savundu. Son 3 ayda doların yüzde 33-34 arttığını, faizin yüzde 9’lardan yüzde 18’lere çıktığını belirten Gökbulak, “Nerede istikrar? Biri bana istikrarı anlatsın. Yaşadığınıza mı inanacaksınız söylenenlere mi?” ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul 3. Bölge Milletvekili adayı Ali Ulvi Gökbulak siyaset, adaylık süreci ve 24 Haziran seçimini Damga'ya anlattı. İktisatçı olmasına rağmen 40 yıldan beri ziraat işiyle uğraşan Gökbulak, özellikle çiftçilerin aday olmasına çok sevindiğini söyledi. Uzun yıllar CHP çatısı altında her kademede görev yaptığını dile getiren Gökbulak, "3 kez İlçe Başkanlığı yapmış, Belediye Başkan adayı olmuş bir kişiyim. Bütün bunlar benim liyakat sahibi olduğumu kamuoyuna sunmuştur diye düşünüyorum" sözleriyle parti içerisinde bir ağırlığı olduğunu belirtti. CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin siyasete ciddi bir hareketlilik getirdiğini ifade eden Gökbulak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'de uzun süreli uygulanma şansı olmadığını dile getirdi. Siyasette hiçbir zaman umudunu kaybetmediğini sözlerine ekleyen Gökbulak, Muharrem İnce'nin kesinlikle cumhurbaşkanı seçileceğini kaydetti.

24 Haziran'da ülkemiz kritik bir seçim yapacak siz de CHP İstanbul 3. Bölge 12. sıra adayısınız. 24 Haziran'ı ve adaylık sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sayın Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı adaylığı açıklandıktan sonra ben de adaylık kararı aldım. Hatta çiftlikteydim işlerim vardı apar topar geldik gereken evrakları hazırladık. Ayın 5'i itibariyle Ankara'da adaylık başvurusunda bulundum. Çok özel bir çabam olmadı adaylık sıralamasıyla ilgili. Rutinleri yaptım. Genel Başkan Yardımcımız Osman Çetin Budak'la görüşmemiz oldu. Gitmişken tabi partide geçmişten bugüne kadar tanıdığım MYK üyesi ağabeylerimiz arkadaşlarımızla da birtakım istişarelerimiz oldu. Akabinde ayın 6'sı itibariyle döndüm. Süreç başladı ve ilk olarak 11 kişinin adı açıklanmıştı. O süreçte Ali Şeker arkadaşımızı listede görmediğim için merak ettim kendisine bizzat telefon açtım. Bölgemizde ön seçimle ikinci sıraya gelmiş 6 ay içerisinde iki seçim yaşamış daha sonraki süreçte parti meclisi üyesi olmuş bir arkadaşımızın aday olmayışını o anlamda biraz ilginç buldum. Kendisinden bu anlamda bilgi almak için telefonla konuştum. O da bana kendi sıramı bilip bimediğimi sordu ben de bilmediğimi söyledim. O da 12. sırada olduğumu söyledi. O şekilde sıramızı öğrenmiş olduk.

Peki Muharem İnce adaylığını açıklamasaydı başvuru yapmayacak mıydınız?
Muharrem Bey'in aday olmasıyla birlikte yeni bir hareket geleceğini biliyordum. Sayın Genel Başkanımıza herkes gibi ben de müteşekkirim. Çünkü bu süreç partiye büyük bir devinim ve hareket getirdi. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Genel Başkanımızın bu konudaki öngörüsünden ve teveccühünden dolayı ben de her Cumhuriyet Halk Partili gibi kendisine teşekkür ediyorum.

ali ulvi gökbulak

24 Haziran seçimlerine çok az bir süre kaldı. Cumhurbaşkanı ilk turda seçilmezse ikinci tura kalacak. Bu süreçte sahayı nasıl görüyorsunuz? 
Kamuoyu yoklamaları bizi ilgilendirdiği için doğal olarak takip ediyoruz. Aday arkadaşlarım ve ilçe başkanlarımızla da bu süreci paylaşıyoruz. Anket anlamında yeni bir bilgi geldiğinde sürekli haberleşiyoruz. Bunlardan çıkarttığımız sonuçlar kamuoyu yoklamalarının bize verdiği doneler Cumhurbaşkanı adayımız sayın Muharrem İnce'nin oyunun parti oyunun üzerinde olduğunu gösteriyor. Bütün Türkiye kamuoyu da bu konuda bilgi sahibi zaten. Şimdi biz adaylar olarak şuna çalışıyoruz; aday arkadaşlarımın aşağı yukarı hepsi bu düşüncemi paylaşıyor. Sürekli görüştüğümüz için bunu söyleyebiliyorum. Biz bu makası ne kadar kapatırsak daraltırsak bu çalışma bölgede bizi  birinci parti de yapabilir. Ama bölgemizde böyle bir şansımız olduğunu görüyorum.

CHP'nin oylarının diğer partilere dağılması bir sıkıntı yaratabilir. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Adını anımsayamadığım bir ağabeyimiz durumu şöyle anlatmıştı; bu seçim bir anket seçimi değil.  Ben de bu anlamda sıradışı bir tablo görüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin dediğim gibi Muharrem Bey'in oyu ile parti oyu arasındaki makas kamuoyuna yansıyan anketlere göre malum. Ama  AKP'de net bir gerileme olduğu kesin. Biz bunu sahada da gördük. Yani önceden AKP'ye oy vermiş kesimlerin bu defa AKP'ye oy vermeyeceğini ifade ettiklerini, kiminin Muharrem Bey'e oy vereceğini, kiminin sadece partiye oy vereceklerini biliyoruz. Ama mesela hiç seçime girmemiş kapalı kutu diyebileceğimiz İYİ Parti var. Bir kesim de bu partiye oy verebilir. HDP ile ilgili de barajı aşmazsa doğu illerindeki oyların tamamen AKP'ye kalacağı algısı yaratılıyor. Bu algı böyle işlendikçe bu bizim aleyhimize bir tablo doğuruyor. Bunun gizlenecek bir tarafı yok. Biz gittiğimiz yerlerde böyle düşünen arkadaşlarımıza şunu söylüyoruz; HDP'nin anketlerde en iyi ve en kötü oylarına bakılınca 4 milletvekili sağlanıyor. Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı arasındaki oy farkı anket sonuçlarına göre değişiklik gösteriyor.

Siz neden siyasete atıldınız? Bölgeye ne gibi faydalar sağlayacaksınız?
Şimde siyaset her şeyden önce devlet yönetimine müdahil olmak demek. Yani siyasetçi niyahetinde iktidar olmak ister. Daha doğrusu siyaset yaptığı partinin iktidar olmasını ister. İktidar ne getirir? Siz de o devlet yönetiminin içerisinde yer almak için bu amaçla siyaset yaparsınız. Yani benim siyasi amacım budur. Yüce kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk'ün bu ülkeye getirdiği kazandırdığı bir cumhuriyet var. O günün şartları ne kadar eleştirilip bugünün koşullarıyla mukayese edilse de ortada bir gerçek var; bizim cumhuriyetimiz çağdaş bir cumhuriyet modelidir ve biz bu cumhuriyeti gerektiği gibi koruyamadık. Bu bir özeleştiridir bunu kabul etmeliyiz. Şu anda olağanüstü hal ile Tükiye'yi tek bir adam yönetiyor. O zaman şunu konuşmak gerekiyor biz bu tek adam yönetiminin sürmemesi, tekrar parlementer sisteme dönülmesini isteyen siyasetçileriz. Türkiye Cumhuriyeti bu bu seçimde yenemezse bir sonraki seçimde bu zihniyeti yener. Bu sistemin sürme şansı kesinlikle yok. Ümidimi hiç kaybetmem. Çünkü bu devletin bir devlet geleneği var bu halk sistemi içselleştirmiştir. Gereğini bir şekilde yapar biz bunu şu anda sahada görüyoruz. Bu bize tek başına iktidar getirmeyebilir, birinci parti yapmayabilir ama bu şu demek değil sayın Recep Tayyip Erdoğan'a  kalmaz bu devlet. Sultan Süleyman'a kalmadı bu dünya. Türkiye sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tek başına yöneteciği bir devlet değildir. Bunu süreç hepimize gösterecektir ben bundan adım kadar eminim.

Siz bu süreçte halka ve size gönül verenlere katkı sunmak için siyasetin merkezindesiniz. Seçimlerin sonucuna göre Cumhurbaşkanlığı sistemi devam ederse mevcut sistemde milletvekillerinin çok fazla fonksiyonu olmadığı iddia ediliyor. Buna rağmen bunu bilerek neden adaylığı tercih ettiniz?
Ben bu devletin bu yönetim tarzıyla yönetilmeyeceğine inananlardanım. Yalnız ben değil milyonlarca insan var buna inanan. Biz parlementer demokrasiyi içselleştirmiş bir toplumuz bu yöntemle bu devlet yönetilemez, buna kesin inanıyorum. Bu konuda hiç kuşku da duymuyorum. Bu seçimde görmezsek bile mutlaka ileride değiştiğini görececeğiz. Çünkü dere hakikaten aşağıya akıyor, yukarı akmıyor. Bu tarihsel bir gerçek. Biz bunu değiştiriceğimize inanıyoruz. Ben de bu nedenle aday oldum.

ali ulvi gökbulak

Hemen hemen her seçimde sizi görüyoruz. Siyasetin merkezindeki bir kişi olarak bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 12. sırasında yer almanızı hak ettiğiniz bir yer olarak mı görüyorsunuz? Bir siteminiz var mı?
Biyografimde de yazdığım gibi emek, sadakat ve liyakat değerlendirilmeli dedim. Sadece emekle bu işler olmaz. Sadece partiye sadakatle de olmaz. Bana başka yerlerden gelen teklifler de olmuştur ama düşünmedim. Sadakat var liyakat var. 3 kez ilçe başkanlığı yapmış, belediye başkan adayı olmuş bir kişiyim. Bütün bunlar benim liyakat sahibi olduğumu kamuoyuna sunmuştur diye düşünüyorum. Ben bunun değerlendirmesini istedim. Şu anda sıramı tartışacak noktada değilim yani öyle bir tartışmaya hiç girmem. Bu benim iç meselemdir. Partimin kurullarında düşüncemi gelecekte ifade edebilirim o hakkım saklı ama bunun dışında hiçbir şekilde bunu tartışacak noktada değilim. Ben iktisatçıyım ama mesleğimi yapmadım. 40 yıldır ziraat ile uğaşıyorum. Bir program yaptık ve modaretörlerin sorularına cevap verdim. Program sonrasında birçok olumlu geri dönüş aldım. Tesadüfen beni seyreden siyasetle uğraşmış bir un fabrikası sahibi aradı. Konuya hakim olduğum için takdir ettiğini söylerek teşekkür etti. Bu benim hoşuma gitti tabi.

CHP’de bölgeyi iyi temsil edecek, gerçek anlamda bölgenin bağrından çıkan bir aday yok. Siz seçilebilecek kritik bir kişisiniz. Seçmenler ve kamuoyu sizi bağrına bastı bunu nasıl karşılıyorsunuz?
Bunun öncelikle çok hoşuma gittiğini söylemeliyim. Bölgede gerçekten iyi bir teveccüh var ve ben de bunun fakındayım. Genelde iyi oy alınan yerlerin garanti olduğunu düşünürler ama ben bütün ilçeleri gezdim. Bir tek Başakşehir hariç programımız dahilinde oraya da gideceğiz. Kırsal dediğimiz yerde benim meslek grubumdaki insanlar bir kere çok memnunlar. İki şekilde memnunlar. Yaşam ve demografik yapının temsili anlamında memnunlar. Sırayla ilgili memnuniyetsizlikleri de var.  Ama dedim ya o bizim tartışma konumuz değil. Bölgede yaşayan insanlar, meslekten anlamam ve konulara yaklaşımımdan dolayı en azından ümitlendiler. Orman köylülerin yanına gittik durumları çok kötü. Yani maddi hakları ellerinden alınmış, paralı hale getirilmiş, Büyükşehir yasasının çıkmasından dolayı köy statüsü kalkıp mahalle statüsüne giren bütün yerler şikayetçi. Önümüzdeki süreçte bu insanlar arazi vergilerini daha yüksek rakamlarla ödeyecekler ve çok zorlanacaklar. Ormandan istifade edemiyorlar. Bölgede çözülmesi gereken çok büyük sorunlar var. Çatalca'da tapusu alamayan bazı köyler var. Mesela bir köyde tarlanın metrekaresine 23 lira değer biçilmiş bu tarla satış fiyatının çok üzerinde bir rakam. Bütün bunları süreç boyunca dinledik bilgi sahibi olduk notlar aldık. Bunlar hep çözeceğimiz konular eğer Allah nasip eder seçilirsek. Eğer seçilmezsek de Muharrem İnce'nin danışmanlarına tüm sorunları özellikle orman köylülerinin sorunlarını ilettim not aldılar.

Ciddi bir ekomik kriz var ve Türkiye seçime gidiyor. Krizin aşılması için Erdoğan'ın iktidarına devam edilmesi gerekitiği yönünde bir düşünce var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
AKP'nin gitmesinin Türkiye'de kriz yaratacağı düşüncesine katılmıyorum. Tam tersi olacağını düşünenlerdenim. Şundan dolayı şimdi her seçim öncesi mevcut iktidar ve sözcüleri gerek Cumhurbaşkanı olsun gerek başbakan ve bakanlar olsun sürekli istikrarın bozulmamasından bahsettiler. Arkadaşlar 3 ayda dolar yüzde 33-34'e yakın devole oldu. 3 bin 500 TL'de 4 bin 700 TL'ye çıktı. E hani istikrar? Faiz yüzde 9'lardan yüzde 18'lere çıktı. Nerde istikrar? Bana biri istikrarı anlatsın. Ben kendi mesleğimden örnek vereyim. Kanola fiyatı 2 bin 200 lira iken tam harman üzeri ithalattan alınan vergiyi düşürdü. Vergi düşer düşmez kanolanın fiyatı 1 bin 725 TL'ye düştü. Şimdi tekrar bin 900 lere çıktı. Şimdi 100 ton kanola ürettim. 20 bin lira daha biçmeden cebimden alındı. O benim karımdı zaten. Malımın yarısını biçemedim. Biçeceğim teslim edeceğim 20 
bin lira cebimden kuş oldu gitti. Şimdi nerede istikrar?  Biz tarım konusunda kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik. Şimdi 150 çeşit tarım malı ithal ediyoruz. Bunu bana birilerinin başka türlü anlatma şansı yok ben yaşıyorum zaten. Bir tarafta bir gerçek var bir tarafta da söylenenler var. Yaşadığınıza mı inanacaksınız söylenenlere mi?

Gerçekten adil bir seçim olacağını düşünüyor musunuz?
Ben her şeyden önce her yerde söylediğim gibi seçimin sağlıklı, adil ve huzurlu olmasını diliyorum. İlk dileğim bu. Bunlar sağlanırsa ülkemiz adına her şeyin daha da iyi olacağını düşünüyorum. Seçimin adil olup olmayacağı konusuna gelince geçmişten deneyimlerimizden kaynaklanan kuşkularımız var. Bunu yaşadık. En son seçimde mühürsüz oy pusulası skandalını biliyorsunuz. O oyları geçerli saydı. Geçersiz olması gereken oyları geçerli saydı ve son Cumhurbaşkanlığı  seçiminde de son seçimlerde de bununla öne geçtiler. Ve böyle bir adaletsizlik böyle bir durum söz konusu iken tabiki de önümüzdeki seçimlerin adil olup olmaması halkımızın elinde. Ben inancımı hiç yitirmedim bunu samimiyetimle söylüyorum. Biz zaten bölgemizde sandıklarımıza sahip çıkıyoruz. Bizim ilçelerimizde bu bölgede sandıklara mükemmel şekilde sahip çıkılıyor. Halkımız da sabah gelip oyunu kullandıktan sonra akşam gelsin oyuna sahip çıksın. Toplumumuz bundan sanıyorum gereken hassasiyeti göstereceğini anlamıştır. Adil huzurlu kavgasız gürültüsüz halkımız için hayırlı bir seçim olmasını ülkemize hayırlı bir sonuç getirmesini diliyoruz.

Seçmen değişim talep ediyor
Peki sizce bu seçimlerde seçmenlerin neden Muharrem İnce'ye ve CHP'ye oy vermesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
Şimdi bir kere seçmenlerin genelinde bir değişim talebi olduğu ortada. Muharrem Bey'e halkın gösterdiği ilgi ve değişim isteği bizlere de gösterilen ilgi ve AKP'den vazgeçme talebi açık değişim isteğini gösteriyor. Bu değişim isteği sayın Muharrem İnce'nin adaylığında ortaya çıktı daha da somutlaştı. Bunu hepimiz görüyoruz. Bunun üstüne bir şey demek gerekmez. Bu talep Muharrem Bey'le tavan yaptı. Benim kesin inancım odur ki kesinlikle sayın Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olacak.

Gökbulak kimdir?
17 Haziran 1960'ta Büyükçekmece Mimasinan’da doğdum. 1977'de Vefa Lisesi'nden mezun olduktan sonra, 1983'te Uludağ Ünivesitesi İktisat Fakültesi'nde yüksek öğrenimimi tamamladım. O tarihten bu yana ziraat ile uğraşmaktayım. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Siyasi geçmişi
1983’ten SODEP, SHP ve CHP üyeliğim var. 1994 ve 1999 yılları arasında CHP Büyükçekmece Gençlik Kolları Başkanlığı yaptım. 1999-20004 arasında CHP Büyükçekmece İlçe Sekreteri olarak görev yaptım. 2004’te Büyükçekmece İlçe Başkanı oldum. Sonrasında CHP Mimarsinan Belediye Başkan adayı oldum. CHP İstanbul İl Başkan Yardımcılığı yaptım. Haziran 2015’te  milletvekili adayı idim. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.