11.08.2020, 05:50

İnce'nin ince hesabı: Cumhurbaşkanlığı adaylığı

Muharrem İnce'nin CHP'den ayrılarak yeni bir parti kuracağı öne sürülüyor. Bu lakırdı ilk ortaya atıldıktan sonra İnce bir süre sessiz kalıp 2 Ağustos'ta şöyle bir mesaj paylaştı: “Bu süreçte bir gazeteye, haber ajansına konuşmadım, açıklama yapmadım. Memleket için doğru olduğuna inandığım bir karar aldığımda kararımı açıklarım.”

***

Gel gör ki, henüz bir karar almadığı anlamına gelen bu ifadelerinden sonra İnce'yle konuşan Saygı Öztürk iki gün sonraki yazısında şu sözleri paylaştı: “Evet, ayrılacağım. Evet, yeni yüzlerle parti kuracağım. Yılbaşına kadar partimizi kurmuş olacağız. Açıklamayı kadroyu kurduktan sonra yapacağım. Partimizde alanında uzman isimler bulunacak ve onların varlığı da herkesi heyecanlandıracak.”

***

İnce'ye ait bir sonraki açıklamaları, dört gün sonra, yani 8 Ağustos'ta Fatih Altaylı'nın yazısında okuduk. CHP'yi, muhalefeti bölmekle suçlanan İnce bu kez parti kurmayacağını söylüyordu:

Bu sistemde bir bölen olmak mümkün değil. Yüzde 51 lazım. Ben gidip AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na katılmayacağıma göre demek ki bir şeyi bölmüyorum. Zaten akıl var, izan var. De ki ben gittim Cumhur İttifakı’na. Yahu 1 tek taraftarımı, bir tek kişiyi oraya götürebilir miyim? Ben AK Parti karşıtı olarak bir anlam ifade ediyorum. AK Parti’ye bir kişi bile götüremem ki. Bakın ben parti kuruyorum falan demedim hiç. Anket şirketlerinin patronları arıyor. Yüzde 9 şimdiden var diyorlar. Dün arayan biri yüzde 12 olduğumu söylüyor. Bakın bunların hiçbir önemi yok. Ya yüzde 50 artı 1 olacaksın ya da olmayacaksın. Artık bu iş futbol maçı değil, basketbol maçı. Beraberlik yok. Bir taraftan biri kazanacak. Bu sistemde bölücülük mümkün değil. Ben bir parti kurmuyorum. Ben yola çıkıyorum. Yüzde 31’le bıraktım. Şimdi onu yüzde 51’e çıkarmak için yola çıkıyorum. Harekete geçiyorum. Bir hareket başlatıyorum. Halkla beraber. (“Anladığım kadarı ile Fransa’da Macron örneği gibi. Partisiz bir liderlik...” sorusu üzerine) Evet. Niye olmasın.”

***

İnce, bir gün sonra da (9 Ağustos) CNN Türk’te şöyle dedi: “Önümüzdeki hafta Ankara’ya gideceğim. Ne yapmak istediğimi, neler olduğunu anlatacağım. Kim hain, kim bölücü önümüzdeki haftayı beklesinler. Biz Atatürk’ün partisinin 40 yıllık neferiyiz. Onun için biraz sabır.”

***

İnce'ye ait olduğu aktarılan sözlerde ciddi çelişkiler olduğu aşikar. Doğrudan kendi açıklamaları da çelişkili. Bunlardan ilki parti kuracağına ilişkin iddiaya “Doğru olduğuna inandığım bir karar aldığımda açıklarım” demesi. Bu yalanlama gibi duran sözler aynı zamanda “Henüz karar vermedim” anlamı da içeriyor. İkinci doğrudan yaptığı açıklamasında ise “Biz Atatürk'ün partisinin 40 yıllık neferiyiz” ifadeleri CHP'den bir kopuşa gitmeyeceği, mevcut yönetimden kopacağı anlamına geliyor. Bu durum, Fatih Altaylı'nın aktardığı “Parti kurmuyorum, kendi liderliğimde bir hareket başlatıyorum” mealini doğruluyor.

***

Öyleyse, 24 Haziran 2018 seçiminde çok başarılı olduğuna inanan İnce'nin yapmaya çalıştığını izah eden mantık dizgesi şu olabilir: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesiyle siyaset yüzde 50+1 kuralına, yani iki bloklu mücadeleye dönüşmüştür. Blokun bir tarafında birden çok grup, parti, çevre, hareket bulunmasının bir mahsuru yoktur. Blok bölünmez. Blok içi siyaset yararak denkleme girmenin mahsuru yoktur. 24 Haziran seçimlerinde CHP'den 8 puan fazla oy getirmiş bir siyasetçiyim. Kenarda kalmanın anlamı yok ama Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki mevcut CHP yönetimini, ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde beni aday gösterme ihtimali de yok. Aday olabilmenin kanalını açmak, liderliğimde cisimleşecek aygıtla mümkün olabilir. 24 Haziran seçimi sonrası hakkımda oluşturulan karalayıcı propagandayı, bilim söylemediklerimi açıklayarak bertaraf ederim.
***
İnce bilmecesindeki anahtar yukarıda bahsettiğimiz 'aygıt'a ilişkindir. Bu aygıtın bir 'parti' olup olmaması arasında gidip gelen İnce'ye dair aktarılan bütün haber ve yazılar aslında doğru olabilir. İnce'nin parti değil de 'hareket' adı altında harekete geçmeye karar vermiş olması ise daha yüksek ihtimaldir. Daha sonra inceldiği yerden kopmak da mümkündür nasılsa.

***

Son bir not: Muharrem İnce'nin, cumhurbaşkanlığı seçiminda aday gösterilmeyeceğine dair inancı, Fatih Altaylı'ya söylediği şu sözlerden anlaşılıyor:
“Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adayı kesinlikle Abdullah Gül’dü. CHP’den birini asla düşünmüyordu. Bütün arzusu Abdullah Bey’i aday göstermekti. Ama onun bu planını Meral Akşener bozdu. Açık söylüyorum ben Akşener sayesinde aday oldum.”


************

Yorumlar (0)