Sevgili Okuyucularımız, yaşadığımız son birkaç ay, dinlediğimiz, okuduğumuz haberler hepimizi canımızdan bezdirdi. Yok efendim, bey efendi Büyükçekmece'ye başkan olursa sahili halka açacakmış. Yok efendim 8 Mart Dünya Kadınlar gününde ezan okunurken kadınlar protesto yapmış. Yalancılıkta rekorlar kırılıyor. 
Hedefler ölüm yetişmeden dünya nimetlerinden olabildiğince yararlanmak. Ama insanlığı öğrenememiş bazı kişiler meydanı boş bulursa giderek bize hükmetmeye başlarlar. Her konuda "ÖNCE BEN" derler. İnsanca yaşamak derken sadece kendilerini düşünürler. Hak derken kendi hakları ön plandadır. İnanç derken yalnız kendi inançları doğrudur. Artık onlar için dünya nimetlerini paylaşmak değil, aslan payını almak söz konusudur. Bu nedenle kaba kuvvete dayanan, azarlamadan zevk alan, anlamsız bir yaşam biçimini uygulamaya başlarlar. Nitekim binlerce yıldır kuvveti ellerine geçirenler, tek ortak yanımızın insanlık olduğunu unutarak bizleri rengimize, dilimize, inancımıza göre bölüp, birbirimize düşürmüşlerdir. 
Nitekim hiçbir ayrım yapmadan bütün insanları barış içersinde, kardeşçe yaşamaya, iyinin, güzelin, hakkın ve doğrunun yanında olmaya çağıran Tanrı buyruğuna rağmen hepsi de Ulu Yaradan dediğimiz tek Tanrıya inanan insanlar (Museviler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar) bile fanatiklerce tarih boyunca birbirlerinin düşmanı haline getirilmiştir. Bütün bu acı gerçeklere karşın, hepimizin tek ortak yanı olan insanlığın güzelliğini, değerini ve anlamını savunmaya çalışan düşünürlerin, eğitimcilerin, devlet adamlarının, yazarların pek az bulunan gerçek din adamlarının kısaca akılcı ve sağduyu sahibi pek çok insanın varlığı, dünyamızın aydınlık yarınları için bir umuttur. Hepimiz çocuklarımızı böyle yetiştirmek için gayret sarf etmeliyiz. 
Ne yazık ki ön yargılı, art niyetli, çıkarcı, dinimizi alet olarak kullanan bağnaz ve diktatör ruhlu hemcinslerimize gerçeği göstermek çoğu kez mümkün olmuyor. "Bir ön yargıyı ortadan kaldırmak, bir atomu parçalamaktan daha güçtür." Diyen Einstein'e hak vermek zorunda kalıyoruz. Bence, İnsan olmakta mesele, oruç tutmak, namaz kılmak değil, Ulu Yaratana olan inancımızla aramıza hiç kimseyi sokmuyorsak, vatanımıza, milletimize, ailemize bağlılığımıza gölge düşürmüyorsak, ahlaki değerleri göz ardı etmiyorsak, başkalarının hakkını en az kendi hakkımız kadar koruyorsak, almadan vermeyi, bütün insanları sevmeyi başarabiliyorsak, özgürlükten yana, bağnazlığa karşıysak işte o zaman Ülkemize ve insanlığa karşı görevlerimizi yapmış oluruz. Ben bu terbiye ile büyüdüm. Bu düşünce tarzıyla yaşamımı sonuna kadar sürdüreceğim. İTÜ'den önce görevim Yarımca Seramik Fabrikası yapımında önüme fırsatlar çıktı hem de iyi zengin olabilecek gibi fırsatlar ben baba sözü dinledim. Ömür boyu borçlu yaşayacağım. Kimsenin ümmeti olmadan. Sevgili Okuyucularım, sıktıysam özür dilerim. Çok stresli bir ay yaşadım. Bunu sizlerle paylaşarak rahatladım. Sağlıklı kalmanız     dileklerimle. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.