AK Parti Beylikdüzü Belediye Başkan Adayı Işık, üç dört yıl önce ilçe başkanlığı yapsaydı bugün sahada daha farklı olurdu. Ancak yaklaşımı, kullandığı dil sahada karşılık buluyor. Parti içersinde kimseyi ötekileştirmeden bir yaklaşım sergiliyor.

Dün, AK Parti Beylikdüzü Belediye Başkan Adayı Mustafa Necati Işık gazetecilerle SKM'de bir araya geldi.
Sorulara açık açık yanıt verdi. Kim olduğunu, siyasete nasıl girdiğini ve adaylık sürecinin nasıl geliştiğini anlattı. 
Ayrıntılarını bugünkü manşet haberimizde okuyacaksınız.
Belediye Başkan Adayı Mustafa Necati Işık öncelikle söyleyeyim.
Bildiğimiz anlamda klasik bir politikacı değil.
İnsanlarla çok samimi ilişki kuruyor. Karşı tarafta olumlu bir etki bırakıyor.
Söyleyeceklerini açık açık ifade ediyor.
Beylikdüzü'nden sorumlu il yöneticisi olarak hem de ilçe başkanlığı yaptığı kısa süre içersinde Beylikdüzü'nde öne çıktı.
Parti içindeki küskünlükleri giderdi.
Dar grupçu bir zihniyetle yöneticilik yapmadı.
Parti içinde birbirini sevmeyenlere yönelik birleştirici bir dil kullandı.
İletişimi eşit gerçekleştirdi.
Ve inanıyorum ki, "neden aday yapıldı?" sorusunun yanıtı da kişiliğinde gizli.
Çünkü konuşurken negatif bir dil kullanmıyor.
Ötekileştirici bir yaklaşımı yok.
Dikkat edin, (inşallah seçim günü yaklaştıkça bu tarz bozulmaz) adaylığı açıklandığı günden beri sahada sessiz ve derinden bir çalışma yürütüyor. 
CHP'nin Belediye Başkan Adayı Mehmet Murat Çalık ile monolog yapmıyor.
Kentte yapılmayanları anlatıyor ve neler yapacağının altını çiziyor.
Yolsuzluk ve hırsızlık üzerinden bir dil kullanmıyor.
Ve Beylikdüzü'nde şimdilik çok seviyeli bir belediye başkanlığı yarışı yaşanıyor. 

Üç dört yıl önce sahada olsaydı, 
daha farklı olurdu!

Tam da Ekrem İmamoğlu'nun ilçe başkanlığındaki yürüttüğü yerel politikanın bir benzerini uyguluyor.
Ki, İmamoğlu'nun en büyük avantajı 2009 yerel seçimlerinden sonra hemen ilçe başkanlığını üstlenmeseydi.
Işık'ın dezavantajı ise çok kısa bir süre ilçe başkanlığı yaptıktan sonra adaylığının açıklanmış olması.
Kendisine de sordum: "İstanbul'da açıklanan 40 ismin; 7'si ilçe başkanı özellikle 2018'de atanan 7 ilçe başkanı, 4 il yöneticisi, 6 tane Cumhurbaşkanı'nın yakın çalışma arkadaşı, 11 tane mevcut belediye başkanı ve mevcut 3 belediye başkanıda yer değiştirdi, 3 diğer isim de MHP'den, belediye başkan adayı gösterildi. Yani İstanbul'da yapılan belediye başkan aday adaylığı yarışı 6 belediye için yapılmış gibi. Mustafa Erdoğdu başkan yardımcısı olmasına rağmen istifa etti. Bu ilçede aday adayı olan herkes adaylık müracaatını size verdi. Ama siz 1 Aralık'tan itibaren ilçe başkanlığı görevinizi sürdürdünüz. Ama diğerleri istifa etti. İstanbul'da atanan 7 ilçe başkanı belediye başkan adayı olarak atandı ise bunlardan biri de sizsiniz. Beylikdüzü'ne geldiğinizde başkan adayı olacağınızı biliyor muydunuz, 1 Aralık'ta istifa ettiniz mi? Siz görevinize devam ederken, aday adayları arasında adaletli bir yarış olmadı. Yine bu süreçle ilgili aday adaylarıyla görüşmeler yapmışsınızdır. Buradaki durum nedir? Kırgınlıkları aşmak için neler yapacaksınız? Gerçekten buraya geldiğinizde Beylikdüzü adayı olacağınızı biliyor muydunuz?"

Aday olmak için ilçe 
başkanlığını kabul etmedim

Başkan Işık soruma şöyle yanıt verdi: Buraya ilçe başkanı olarak geldiğimde 'belediye başkan adayı olarak mı geldim gelmedim' noktasında ne söylesem akıllarda soru işareti kalacaktır. Ama bu noktada samimiyetle söylemek isterim ki hiçbir şekilde ne il başkanımız ne partimizin herhangi bir büyüğünden bu noktada hiçbir görüşmem olmadan ben ilçe başkanlığını kabul ettim. Hatta 39 ilçe başkanımız belli olduğunda. Nisan ayının başıydı. Beylikdüzü'de belirlenmişti. Erken seçim yoktu. Adaylar belirlendi 10 Nisan gibi erken seçim kararı alındı. Ve şahsım olarak da 13 sene AK Parti de görev yapmış biri olarak. Bu seçim de belki bir milletvekili adayı olarak siyaseten farklı bir yol harita kendime çizmişken burada bir aday değişikliği oldu. Aday görevden alınınca benim de burada iki sene koordinatörlük yapmam sebebiyle ilçe başkanlığı görevini bize teklif ettiler. Ve bu noktada nefsi davranmadan hareket ettim çünkü ilçe başkanlığı çok zordur. Ama bu meşakatli süreci hiçbir şekilde 'ben şunu bunu olucam' demeden bu görevi kabul ettik. Bunu yaparken de hep ilçenin siyasetine atmosferine katkıda bulunmaya çalıştık. O zaman da söyledim; 'benim bir aday adaylığım yok' dedim. Fakat 1 Aralık itibariyle de tüm ilçe başkanlarıyla ilgili yarın bir hukuki sıkıntı olmaması için bizden de imza aldılar. Yani sonuçta YSK'nın tarihi önemli o da 19 Şubat'tır. Bunlar hukuki düzenlemeler olduğu için çok takılacak bir şey yok. Ama aday adaylığımla ilgili hiçbir görüşmem olmadı. 7 ilçe başkanının aday olması da bence önemlidir. Çünkü ilçenin kalbini mekanizmasını en iyi onlar bilir. Bunun güzel bir tablo olduğunu düşünüyorum. Diğer aday adaylarını da tek tek aradım. Kısa bir süre sonra yemekte yiyeceğiz. Benim kendilerine karşı hiçbir şekilde tavrım, art niyetim olmadı. Haklarını, hukuklarını koruduğumu bilirler. Bir adaylığa taliplerdi biz aday olunca ister istemez rekabet olmuş olabilir. Ama bu noktada ilçenin geleceğini düşünerek bu sürece destek veren herkese teşekkür ediyorum.

Son söz: Bugün Beylikdüzü'nde Belediye Başkan Adayı Mustafa Necati Işık'ın aşması gereken en önemli eşik, adaylık sürecinde yaşanılanlardır. Aday adayları arasında kırgınlık ciddi boyutlardadır. 'Madem Işık aday gösterilecekti, neden bunca süreç yaşanmıştır' denilerek şahsına yönelik eleştiriler yapılmaktadır. Bu eleştiri sadece Beylikdüzü için değil başka ilçeler içinde geçerlidir. Sorduğum soruya verdiği yanıtında kendisi açısından samimi olduğuna inanıyorum. Bunu aştığında sahada başka bir performasyon sergileyecektir. 

Not1: Gazeteci arkadaşlarımız hem sorularını hem de önerilerini anlattılar. 
Ne de olsa bir gazetecinin görevi de aynı zamanda bir basın toplantısında öneri sunmak değil mi? 
Tabi ki hayır. Ancak ne yaparsanız yapın böyle gidecek.
Bir siyasi partinin yandaşı gibi, mensubu gibi soru sormaya devam edecekler.
Ne söylersek söyleyelim. Ne yaparsak yapalım.
Soru soracak sorusuna yanıt verilirken de, sohbet etmeye devam edecek.
Ne söylersek söyleyelim, bu da bizim gerçeğimiz. Şimdilik değişmeyecek.

Not2: Çocuklarım okulların kapanmasıyla yanıma geldi. 15 gün çocuklarımlayım. Çok acil birşey olmadığı sürece, onlarla beraber vakit geçireceğim. Anlayacağınız sahalardan uzağım. Bilginize... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.