25.06.2019, 21:15

İstanbul AK Parti’yi alacak!

23 Haziran seçimlerine bir hafta kala kaleme aldığımız 'İstanbul ve AK Parti' başlıklı yazımızı ilk cümlesinden esinlenerek şimdi 'İstanbul AK Parti'yi alacak' başlığı ile yayımlamayı uygun gördüm. Öyle ki burada serdettiğimiz görüşler seçimin yapılıp sonuçların açıklanmasının ardından daha da önem kazanmıştır. Seçim öncesinde söylenenleri buyrun bir kez daha gözden geçirelim...
"Cihan Hükümdarı Fatih Sultan Mehmet Han, "Ya ben İstanbul'u, ya İstanbul beni alacak" demişti. Sonunda Fatih İstanbul'u aldı almasına da, korkarım, şimdi İstanbul Ak Parti'yi alacak!
**
Ak Parti, uzun yıllar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kimselere kaptırmadı, vermedi. Bu zaman diliminde, İstanbul, tarihi boyunca gördüğü hizmet ve yatırımlar bakımından fevkalade istifade görerek altın çağını yaşadı.Bu nedenle, baştaki lider ve O'nun kadrosuyla yakalanan yoğun ve ulaşılması güç siyasi başarı, bugüne kadar ülke genelinde hep olumlu sinerji kazandırdı. Bu başarıda sadece lider ile O'nun üst düzey kadrosu etkili olmadı. Dünya'nın her açıdan en önemli şehirlerinden biri olan ve ticaret, sanat, kültür, edebiyat merkezi durumundaki bir kentin yönetiminin kazanılmasıyla, hissedilen yüksek moral- motivasyon, yurt içi ve dışında çok şeyi etkiledi. Bu tespit yurt dışından "İstanbul seçimi ile niçin bu kadar ilgileniyorlar ?" diye soranlara cevabımız olsun.
**
İstanbul'da yurt dışını da etkileyecek toplumsal ve siyasi olaylar gerçekleşecekse; elbette bu seçimle ve adaylarla dışarıdan da ilgilenenler olacak. Hatta 'taraf' bile olunacaktır.Hayret edilecek bir şey yok burda. Önemli olan; onlara karşı, sizin her an tetikte olup, uyanık bulunmanızdır. Durum tersine ise düşünmeniz gerekir.
**
Geçmişte "bir çağın kapanması, yeni bir çağın açılması"na neden olan İstanbul'un kazanılması; sadece kişiler ve orduların veya partilerin kaybı yahut kazancı ile de izah edilemez. Bu kadar küçük bir olgu değildir zira !
**
İstanbul'un kendisine ve idaresine sahip olmanın önemi, ilahi mesajlara bile konu olmuş ise; kim tarafından yönetildiği/ yönetileceği önemsiz olur mu ? Okuyucumuz, bu inanç, kültür ve ticaret kentinin ülke ve dış dünyaya etkilerini bir makaleye sığdırmanın imkansızlığını da pekala kabul eder. Bizim burada yapmaya çalıştığımız; çok yalın bir tespitten başka birşey değildir.Öyleyse; İstanbul'u idare etmek için bir yarış ve çekişmenin olmasını olağan dışı bulmamak lazım.
**
Bu şehri kazanma uğruna, siyasetçilerin birbirlerine karşı meşru ölçüler içersinde kalarak siyasi ayak oyunları yapmaları hoş görülmelidir. Ancak, partiler veya adaylar, ne kimliklerini inkar edercesine bir organizasyon, ne de öz değerlerine karşı düşmanca bir tutum alarak seçim çalışmasına girmemelidirler.
**
Ak Parti'nin olmaması gereken kimliklerle iş tuttuğunu, kendisinden beklenen misyona ters organizasyonlar yaptığını görüyor ve Chp Blok'unun, şansını artırdığını izliyoruz. Hele hele, Ramazan Bayramı'nda Trabzon, Giresun ve Ordu İlleri'ndeki halkın, İmamoğlu'na karşı teveccühü tezimizin net bir ispatı olmuştur. Trabzon konuşmasındaki yoğun ilgi için; Chp'nin, bölge teşkilatlarını organize ederek bir gövde gösterisi yaptığına kanaat getirmiştim. Kısa süre sonra Giresun ve Ordu'daki yoğun kalabalığı da görünce; düşüncemin yanlış olduğunu, yoğun ilginin aksine spontone gelişen bir durum olup, bölge insanını inciten, aşağılayan söylem ve davranışlara İmamoğlu'nun şahsında, halkın cevabı olduğunu anlamam güç olmadı. İşte bu durum, bize, Ak Parti'nin İstanbul'u değil; İstanbul'un Ak Parti'yi alacağını söylettiriyor. Şimdiye kadar yaptığımız tahminlerimizde yüzde 80-90 oranında doğru tespitler yaptığımızı da eklemek isteriz.
**
'İstanbul'un Ak Parti'yi alması' ne demek?Her şeyden önce, sadece bir şehrin kaybedilmesi demek değil!Başka iller kaybedildiği zaman bu sözü söylemek mümkün, ama İstanbul için siyasette bir şehrin kaybedilmesi ifadesiyle izah edilemez.
**
Tarih boyunca İstanbul hep önemli olmuş, Türk ve İslam Milletlerinin yaşadığı ana ve geleceğine yön vermiş, yaşam biçimlerini hatta kaderlerini belirlemiş olan üstün bir kültürü bünyesinde taşımıştır. Bu bağlamda, İstanbul merkezli olarak gelişecek her sosyal, siyasi olay başta İstanbul olmak üzere, Türkiye, İslam Alemi ve dünya üzerinde yaşayan halkları derinden etkile/miş/yecek/tir. Okumakta olduğunuz yazıyı gazeteye göndereceğim esnada; Binali bey, Balıklı göldeki (Şanlıurfa) balıkları besledi, tv görevlisi kendisine ne niyet tuttuğunu sorunca "niyet gizlidir, söylenmez" cevabını verdi. Bize göre; 'aşılması zor İmamoğlu engelinin nasıl aşılacağının kendisine malüm olmasını dilemiş' olmalı.
**
Gerçekleşecek her sosyal, siyasi olay ve o olayı temellendiren sosyal ve siyasi hareket, bir Milletin ya varlığının devamına ya da yok oluşuna zemin oluşturacak, Ümmet için hayat memat meselesi olacaktır.Dememiz o ki; İstanbul ve İstanbul seçimleri yalnız Türkiye için değil; dünya için de son derecede önemlidir. Selam ve sevgi ile." 

Yorumlar (0)