Derneğimize iftira attılar

Deprem toplanma alanı statüsündeki arsaya yeniden konut imarı verilmesine tepki gösteren Ataköy 1. Kısım Koruma ve Güzelleştirme Derneği, parselin sahibi olan Albatros Turizm ve Otelcilik Şirketi adına yapılan yazılı açıklamaya cevap vererek, “Yapılan açıklama ile gerçekler karartılmaya, kamuoyunu yanıltılmaya çalışılmış, bununla da kalınmayıp derneğimiz tüzel kişiliğine iftiraya varan ifadeler kullanılmıştır” dedi

İstanbul Haberleri 23.06.2022, 13:17 23.06.2022, 13:24 Burak ZİHNİ
Derneğimize iftira attılar

Albatros Turizm ve Otelcilik Şirketi tarafından yapılan açıklamada, “Halkımızın yeşil alan konusundaki hassasiyeti kullanılmak isteniyor” ifadelerine yer verildi. Ataköy 1. Kısım Koruma ve Güzelleştirme Derneği ise karşı bir açıklama yaparak, “Biz burada yaşayan halkız. En temel hakkımız olan yaşadığımız çevreyi korumak ve aynı zamanda anayasal bir hak olan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak talebiyle yanlış imar planı kararlarına itiraz hakkımızı kullanmaktayız” tepkisini gösterdi. Dernek Başkanı Prof. Dr. Ayfer Kaynar imzalı açıklamada, “Ortada bazı hassasiyetleri kullanmaya çalışanlar vardır, doğrudur. Ama bu çalışanlar, burada yaşayan halk değil, bu halkın ortak kullanım alanlarını, yeşil alanlarını, donatı alanlarını betonlaştırmaya çalışanlardır.  Bizi yalanla suçlayanlar tarafından “Parselin 12 Haziran 1964 tarihinden itibaren imar parseli olduğu, iddia edildiği gibi hiçbir dönemde yeşil alan veya deprem toplanma alanı olmamıştır” diyerek yaptıkları açıklama ile kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır. Ortada gerçek olmayan bir bilgi varsa, şirket bunu ya kendilerinde ya da yanlış bilgileri verenlerde aramalıdır” denildi.


Konut parseli olmadı


Açıklamanın devamında, “Ataköy yerleşkesinin en önemli özelliği, mülkiyete dayalı herhangi bir parselasyon bölünmelerine tabi olmaksızın tek bir mülkiyet üzerinde, bütünlük içinde planlanmış olmasıdır. Ataköy I. Kısım 1957- 1962 yılları arasında inşa edilmiş olup, 14 parsel vd. benzeri parseller, dönemin 16.07.1956 tarihli 6785 sayılı imar yasası hükümlerine göre terk kapsamında olmayan sosyal donatı alanı olarak ayrılmış bir alandır. Söz konusu 14 parsel de diğerleri gibi, sonradan, 1963 yılında Ataköy I. Kısım Bakırköy Fen Heyeti’nin 30.12.1963 gün 308 sayılı işlemi ile gerçekleştirilen ifraz ve tahsis işlemlerine göre düzenlenmiştir. Sosyal donatı alanları terk kapsamında olmadığı için bu parsel de olarak donatı alanı olarak parsel numarası almış ve tıpkı diğer donatı parselleri gibi mülkiyeti de Emlak Bankası üzerinde kalmış, Bankanın lağvedilmesinden sonra mülkiyeti TOKİ’ye geçmiş olan bu donatı alanlarından bazıları dönemin TOKİ yöneticileri tarafından, plan değişikliği yapılarak satışa çıkarılmıştır. Bu kent planlama ilkeleri ve hukukuna aykırı işlemlerden biri de orijinal planlarda sosyal-kültürel alan olarak ayrılmış olan parselde yapılan Ramada otelidir. Söz konusu 14 parsel ne Piccinato’nun orijinal vaziyet planında, ne de Emlak Konut tarafından yapılan imar planlarında konut işlevi verilmemiş, kreş, yeşil, yol, donatı alanlarında kalmıştır, dolayısıyla hiçbir zaman, konut veya turizm parseli olmamıştır” ifadelerine yer verildi.


Bilerek satın aldılar

Söz konusu şirketin tüm bu süreçleri bilerek, ilgili arsayı ikinci elden saatın elındığı belirtilen açıklamada, “Parselin geçmişini, ilk planlarda kreş, yeşil alan, yol ve donatı alanında olduğunu bilerek satın alan şirketin, bu parsele dün otel bugün de konut yapmak istemesi iyi niyetli bir davranış değildir.  Ataköy 1. Kısım Konut alanının Turizm alanı kapsamına alınmasının nedeninin; “söz konusu 14 parsele Turizm işlevi vermekten ibaret olduğu”, bilirkişi raporları ve mahkeme kararlarında belirtilmekte, iptal kararı haklılığımızı kanıtlamaktadır. Ancak maalesef mahkeme kararına uymak yerine yeniden aynı yanlışlarda ısrar eden bir plan onama yoluna gidilmektedir. 2006-2007 tarihlerinde Danıştay 6. Dairesinin ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun, bilirkişi raporlarına dayanarak verdiği iptal kararı gerekçeleri, 15.04.2022 onaylı son İmar Planı değişikliği için de geçerlidir. Yeni Planda yapılanma koşullarının değiştirilmiş olması, bu temel iptal gerekçelerini ortadan kaldırmamaktadır” bilgisi verildi.
 

Selvi Sarıtaç

Yorumlar (0)