Esenyurt'a doğru bir gidişat var!

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İstanbullu sanayicilerle bir araya geldi. İstanbul Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu’nun (İSİFED) düzenlediği, etkinliğe katılan Büyükdede, sanayiyle ilgili İstanbul’un önemli bir noktada olduğuna işaret ederek, “Karaköy’e oradan Haliç’e, sonrasında Sefaköy, İkitelli ve Esenyurt’a doğru bir gidişat var” dedi

Esenyurt'a doğru bir gidişat var!

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, İstanbullu sanayicilerle bir araya geldi. İstanbul Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu’nun (İSİFED) düzenlediği, etkinliğe katılan Büyükdede, sanayiyle ilgili İstanbul’un önemli bir tarihi olduğuna işaret ederek, “Karaköy’e oradan Haliç’e, sonrasında Sefaköy, İkitelli ve Esenyurt’a doğru bir gidişat var. Anadolu yakasında ise Tuzla, Gebze’den çıkarak Kocaeli tarafına doğru bir akış var” dedi. Sanayide Almanya, Fransa, İtalya ve Türkiye kıyaslamasını yapan Büyükdede, “Almanya 357 bin kilometrekarelik alana sahip, bu ülkede sanayi alanlarına ayrılan pay toplam yüz ölçümünün yüzde 4’üne denk geliyor ve ülkenin kişi başı 46 bin dolarlık milli geliri var. Fransa’ya baktığımızda 640 bin kilometrekare toplam alanı var, bu alanın yüzde 1,4’ünü sanayiye ayırıyor, buna karşılık ülkede kişi başına düşen milli gelir 41 bin dolar. İtalya ise 301 bin kilometrekarelik bir alana sahip, bu rakamın yüzde 2,15’i sanayi alanlarına ayrılmış vaziyette. Ayrıca ülkede kişi başına düşen milli gelir 33 bin dolar seviyelerinde. Ülkemizin ise 780 bin kilometrekare alanı var, toplam arazimizin ise yüzde 0,34 kadarı sanayi alanları ayrılmış durumda. Kişi başı milli gelirimiz ise 9 bin dolar. Ülkelerin gayri safi milli hasılalarına baktığımızda ise sanayi oranlarına ayrılan miktarla doğru orantılı olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı. Yaptıkları çalışmalarla sanayi parsellerinin artırılması konusunda yoğun mesai yaptıklarını ileten Büyükdede, “Bu oranı yüzde 0,34’ten yüzde 1 çıkarma hususundaki çalışmalarda önemli bir noktaya geldik. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın elinde bulunan ve orman vasfını yetirmiş alanları sanayiye tahsis etme konusunda bir görüşü var. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Mekansal Planlama ve Stratejik Planlama Genel Müdürlükleri bu konu hakkında çalışıyor. Burada ortak bir komisyonumuz var” dedi.
 

Milli hasılaya yüzde 7 katkı
Toplam sanayi alanları içerisinde Türkiye’deki arazilerin yüzde 2’lik kısmının geliştirildiğini ileten Büyükdede, “Bu oran Almanya, İtalya ve Fransa’da daha yüksek. Bu ülkelere nazaran kilometrekare özelinde yüz ölçümümüz büyük olsa da geri plandayız. Ulaşım konusunda özellikle demiryolu ağımızı genişleterek daha fazla ilerlemeler kaydedebiliriz” diye konuştu. İstanbul’da hizmet sektörünün toplam gelir içerisinde yüzde 80, sanayinin yüzde 19, tarımın ise yüzde 1’ini oluşturduğuna dikkat çeken Büyükdede, “Türkiye’de tarım arazilerine yüzde 30’luk alan verilirken buna karşın sektör, gayri safi milli hasılaya yüzde 7’lik katkı sağlamış. Sanayiye toplam yüz ölçümünden yüzde 0,35’lik pay verilirken buna karşın gayri safi milli hasılada yüzde 29’luk pay almışız” bilgisini verdi. 

isifed

Aslan payı belediyelere

İstanbul’da imalat sanayisinde 95 bin firmanın faaliyet gösterdiğini belirten Büyükdede, “İstanbul’da toplam sanayi alanı OSB’ler içerisinde 2 bin hektar, küçük sanayi sitelerinde 548 hektar, endüstri bölgelerinde 200 hektar, serbest bölgelerde ise 111 hektardan oluşuyor. Ancak kentte sanayi alanları özelinde aslan payı 5 bin 725 hektarla belediyelere ait. Yani 57 milyon metrekare müstakil sanayi planı mevcut, bunlar içerisinde ise Kıraç öne çıkan bölgeler arasında yer alıyor” dedi.  Büyükdede, belediyeler dahil İstanbul’daki toplam sanayi alanının 87 milyon metrekare olduğuna vurgu yaparak, tarım alanlarının 700 milyon metrekare olduğunu dile getirdi.
 

Yatırım talepleri karşılanmalı
Türkiye’de toplam sanayi alanının 280 bin hektar olduğunun ve bunun büyüme trendi gösterdiğini anlatan Büyükdede, “Bunun 131 bini belediyelerde bulunuyor. Serbeste bölgelerde 2 bin 300 hektar, küçük sanayi bölgelerinde 19 bin hektar, endüstri bölgelerinde 15 bin hektar, OSB’ler içerisinde ise 109 bin hektar alandan oluşuyor” şeklinde konuştu. Diğer taraftan Kanal İstanbul’un sanayi yapısına etkisinden bahseden Büyükdede, “Kanal’ın 5 kilometre sağı ve 5 kilometre solu üzerinde yaklaşık 50 milyon metrekarelik sanayimiz var. Bu bölgedeki sanayi için bir çalışma yaptık. Bu tarz bir projenin hayata geçmesiyle, bölge bir sanayi yolu olacak. Kıraç, Arnavutköy ve çevresindeki sanayi, Hadımköy, karşısında yer alan İkitelli gibi sanayi merkezlerinin bölgedeki hava alanı ve liman entegrasyonları da sağlanarak Hollanda’da bulunan Port Rotterdam modeli tarzında bir yapı oluşturacağız. Bu kapsamda proje konuttan daha çok sanayideki entegrasyona hitap ediyor” görüşünü öne sürdü. Büyükdede, bakanlık olarak bölgenin lojistiğin ve endüstrinin ticari üssü olması hususuna odaklandıklarını kaydetti. Öte yandan Çin’den Türkiye’ye gelen sanayicilerin ciddi bir şekilde yer talebinde bulunduğuna vurgu yapan Büyükdede, “Marmara’da Trakya ve İzmir’de Aliağa bölgesi başta olmak üzere ülkemizin birçok kenti bu hususta yoğun bir şekilde talep alıyor. OSB alanı oluşturmakta zorlanıyoruz. Bundan dolayı odak noktamıza endüstriyel bölgeler oluşturmayı aldık” açıklamasında bulundu. Büyükdede, Türkiye’nin Çin’den gelen yatırım taleplerini karşılaması noktasında önemli bir konuma sahip olduğunu belirtti.


Yeni sanayi parselleri oluşturmamız gerek
İSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ömeroğlu, İstanbul’daki sanayicilerin uzun zamandır kapasite artırımı konusunda ciddi sorunlar yaşadığına dikkat çekerek, “Silivri başta olmak üzere İstanbul’da ilave sanayi parselleri oluşturulması gelen siparişleri karşılamamız noktasında son derece kıymetli. Özellikle pandemi nedeniyle ülkemizin daha fazla öne çıkması ve Çin’deki bazı fabrikaların üretimlerini Türkiye’ye taşımak istemesi sanayi alanları konusunda ilave yerlerin oluşturulmasını daha önemli hale getirdi” değerlendirmesinde bulundu. 

Yorumlar (0)