Koronavirüs testi yapan kuruluşlara uyarı: Pozitif vakaların sisteme girilmemesi filyasyona zarar verir

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, koronavirüs testi yapan kuruluşlara gönderdiği yazıda, pozitif verilerin sisteme girilmediği yönünde şikayetler alındığını iletti. Bu durumun koronavirüsle mücadeleye zarar vereceğini belirten Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Genel Sekreteri Dr. Uğur Baran, “Filyasyon, yani hastalığın izlenmesi, bulaşma riskinin takip edilmesi çok önemli. Verilerin eksik girilmiş olması filyasyon çalışmalarına zarar verecektir. Herkes fert, kurum ve toplum olarak üzerine düşen görevi yerine getirmeli” uyarısında bulundu.

İstanbul Haberleri 03.09.2020, 09:17 03.09.2020, 14:46 Burak Zihni

Sağlık Bakanlığı’nın, koronavirüs teşhisi için kullanılan PCR testini yapan kuruluşlara gönderdiği uyarı yazısı, 8 Ağustos’tan sonra bazı sağlık kuruluşlarının pozitif çıkan sonuçları verilerin toplandığı sisteme kaydetmediklerini ortaya çıkardı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, bildirimde bulunmayan kuruluşların test çalışma yetkisinin kaldırılacağı, sorumlular hakkında da gerekli yasal işlem yapılacağını belirtildi. Konu hakkında değerlendirmede bulunan Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Sekreteri Dr. Uğur Baran, “Verilerin güvenilirliği pandemi mücadelesinde bizler için çok önemli. Çünkü mücadeleyi yürüten otorite Sağlık Bakanlığı. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilerle hareket ediyoruz. Verilere güvenilirliğin hiçbir zaman azalmaması gerekiyor. Dolayısıyla sektörde yanlış varsa düzeltilmesi için bakanlığın ikazını son derece yerinde buluyorum” diye konuştu.

“HERKES ÜZERİNE DÜŞEN GÖREVİ YERİNE GETİRMELİ”
Derneğin konuyla ilgili bir denetleme ve yaptırım yetkisi olmadığını ifade eden Dr. Uğur Baran, “Dernek olarak birtakım ahlaki ve etik hatırlatmalarda bulunabiliriz. Koronavirüsle mücadelenin önemini vurgularız, mesleki ve etik kurallara uyulması gerektiğini hatırlatırız. Vakaların doğru girilmesi konusunda bakanlıkla ortak bir çalışma yürütmek isteriz. Biz dernek olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız. Dernek tüzüğünde bir değişiklik yapılma imkanı varsa bunu kullanmak isteriz. Herkes fert, kurum ve toplum olarak üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Hiçbir ihmalin göz ardı edilemeyeceği bir mücadele yürütüyoruz. Mücadelenin en önemli unsurlarından biri otoriteye güven. Otoriteye güvenin devam etmesi gerekiyor. Biz başından beri bakanlık verileri ve uygulamalarına sonuna kadar güveniyoruz. Güveni örseleyecek herhangi bir kuruluş ve uygulamanın kesinlikle karşısında olduğumuzun bilinmesi önemli” değerlendirmesinde bulundu.

“FİLYASYON ÇALIŞMALARINA ZARAR VEREBİLİR”
Sisteme veri girişinde yaşanacak aksaklığın hastanın yakın çevresinin takip edildiği filyasyon çalışmalarına zarar vereceğini anlatan Dr. Uğur Baran, şu uyarılarda bulundu:

“Burada en kritik konulardan bir tanesi birkaç hastanın verisi sisteme girilmediğinde filyasyon adı verilen hasta izleme programı aksayacaktır. Esas konu burada filyasyonun engellenmesi ve zarar görmesi olacaktır. Filyasyon yani hastalığın izlenmesi, bulaşma riskinin takip edilmesi çok önemli. Bir kişi eğer pozitifse yakın temastaki kişilerin de izlenmesi toplum sağlığın açısından gerekli. Verilerin eksik girilmiş olması filyasyon çalışmalarına da zarar verecektir. Pandemi mücadelesini kıracak bir çalışma. Bu verilerin girilmesinde bir problem varsa mutlaka üzerine gidilmeli ve gerekli ikazlar yapılmalı.”

VERİLER NEDEN GİRİLMEMİŞ OLABİLİR?
Verilerin eksik girilmesinin nedeni konusunda ellerinde net bir bilgi olmadığını anlatan Dr. Baran, “Veriler, bireysel müdahaleler sonucu veriler girilmemiş olabilir. Özellikle küçük yerlerde aileler isimleri duyulmasın diye kuruma baskı yaparak saklamış olabilirler. Bilgi dahilinde olmamakla birlikte bir başka fikir yürüttüğümüz konu ise yetkisi olmadığı halde test yapan kuruluşlar Halk Sağlığı Bilgi Sistemi’ne veri girişi yapamazlar. Bu kişiler neticesinde de bu sonuç çıkabilir. Bunlar sadece tahminlerimizden ibaret” dedi.

KİMLER TEST YAPABİLİR?
PCR testi yapacak kurumun öncelikle ruhsatlı bir mikrobiyoloji laboratuvarı olması gerektiğini anlatan Dr. Uğur Baran, “Bunun yanında PCR cihazınız olacak, bakanlık yetkilileri görecek ve o laboratuvara yetki verecek. Ancak o zaman test yapılabilir.  Verilerin doğru aktarılması bir görev ve yükümlülüktür” ifadelerini kullandı. DHA


Yorumlar (0)