Yaşam azmi hayran bıraktı

İstanbul'da yaşayan 18 yaşındaki Berkay Derviş Yaldız, 2019 yılının şubat ayında aniden rahatsızlandı. Kalp çarpıntısı şiddetlenen ve halsizleşen genç, ailesi tarafından hastaneye kaldırıldı. Tetkikler sonucunda Yaldız’a lösemi teşhisi konuldu. Apar topar tedavi süreci başlayan Berkay, öğretmenlerinin desteğiyle liseden mezun oldu

İstanbul Haberleri 11.10.2020, 10:14 Burak Zihni
Yaşam azmi hayran bıraktı

İstanbul’da yaşayan Berkay Derviş Yaldız’ın yaşam azmi herkesi kendine hayran bıraktı. Lise son sınıfta okurken aniden şiddetli kalp çarpıntısı ve halsizlik yaşayan Yaldız anne ve babası tarafından hastaneye kaldırıldı. Doktorların kan tahlili ve çeşitli tetkikler yaptıkları gence lösemi tanısı konuldu. Hastalığı duyduğu an büyük üzüntü yaşayan aile, Berkay için ayakta durdu. Her şeyi bir kenara bırakıp tedavi sürecine odaklanıldı. Berkay, 9 aylık zorlu tedavi sürecinin ardından hastalığı yendi. Bu süreçte öğretmenlerinin desteği ile okulunu bitiren Berkay, mezuniyet kepini de hastane odasında attı. YKS sınavına da giren genç, özel bir üniversitede görsel iletişim tasarımı bölümünü kazandı. Şu an tedavisi ilaçlarla evde devam eden genç, üniversite eğitimini başarılı bir şekilde tamamlamayı hedefliyor.


Halsizlik tavan yaptı

Üniversite sınavına hazırlandığı yoğun bir dönemde hastalıkla karşılaştığını ifade eden Berkay Derviş Yaldız, zorlu tedavi süreci hakkında şunları söyledi: “Lise son sınıf öğrencisiydim, YKS sınavına hazırlanıyordum yani yoğun bir dönem yaşıyordum. Belirtiler ilk başladığında çıkabildiğim yokuşları çıkamamaya başladım, halsizlik tavan yaptı. Kanserden hiçbir zaman şüphelenmedim. Başka bir hastalık olduğunu düşünüyordum. Acil olarak hastaneye gittik. Kan sonucuma doktorlar bile şaşırdı. Durumun kötü olduğunu anladılar ama bize söylemediler. Kemik iliği testi sonucunda ise lösemi teşhisi konuldu. Hastalığı duyduğum anda tabi çok üzüldüm, ancak çabuk toparladım. Çünkü üzülmemin faydalı olmayacağı bir süreçti. Tedaviye konsantre olmaya başladık. Hocalarım destek oldular evde sınav yaptılar. Diplomamı bu şekilde aldım. Mezuniyet kepimi bile hastane odasında tedavi sırasında attım. O da tedavi sürecinde bana büyük moral sağladı iyi bir andı.”


Tedaviye inanın

Tedavi sürecinde zihni rahatlatmanın önemli olduğuna dikkat çeken Yaldız, “Sağlıktan önemli hiçbir şey yok. O nedenle tedavinize konsantre olmaktan başka bir durumu kesinlikle düşünmemelisiniz. İnanmak çok önemli. En başında da bu kaygıları bırakmak geliyor. Kişinin kendini zihnen rahatlatması tedavi sürecinde çok önemli. Dersleri düşünmek hiç faydalı olmuyor. Tedavi sonrası yavaş yavaş derslerime odaklandım. Kısa sürede başarı sağladım, bu hiç zor değil. Şubat 2019'dan itibaren 6-7 aylık kritik bir tedavi sürecim oldu. Bu süreçte kendimi mutsuz edecek hiçbir şey düşünmedim. Evde kendi başıma çalıştım. Notlarım pek iyi gelmiyordu ama pes etmedim. Zor dönemin ardından bir de zorlu bir sınav süreci geçirdim. Sağlığımdan taviz vermeden derslerime de çalıştım. Süreç sonunda istediğim üniversitede, istediğim bölümü kazandım. Daha doğrusu uzun bir maraton sonrası bunu başardım” diye konuştu.


OĞLUM İÇİN AYAKTA DURDUM

Tedavi boyunca oğlunun hep yanında olan anne Hülya Yaldız ise Berkay’ın moralini yüksek tutmak adına hep mutlu olmaya çalıştığını söyledi. ‘Oğlum için ayakta durdum’ diyen anne hastalıkla mücadele eden ailelere ise şu tavsiyelerde bulundu: “Biz ailecek neyin içine düştüğümüzü anlayamadık. Oğlum hem okuyan hem çalışan bir çocuktu. Kendimizi birdenbire onkoloji servisinde bulduk. İlk duyduğumda kriz geçirdim. İğnelerle 2 gün boyunca uyutuldum. Oğlum için ayakta durmak zorundaydım. Oğlum, 'anne senin gözlerin öyle olursa ben yaşayamam' dedi. ‘Ben oğlumu yaşatmak için ayakta durmak zorundayım’ dedim. Ona mutlu gözükmem gerekiyordu. Ayağa kalktım, dışarıda çığlık çığlığa ağlarken onun yanında güçlü göründüm. Oğlumun yanında gayet mutlu, pozitif, onunla şakalaşan bir anne oldum. Teşhis konulduktan bir hafta sonra da doğum günüydü 18'ine girecekti. Oğlumu yaşatmak adına bir anne olarak elimden gelen her şeyi yaptım. Ailelere tavsiyem ise asla hastalık moduna girmesinler, 'biz bunu kazanacağız' desinler. Hastalıkla nasıl mücadele edebileceklerini düşünsünler. Tedavilerini aksatmadan doktorların uyarılarını da dikkate alsınlar. Moral olsunlar çocuklarına hasta gibi davranmasınlar." DHA

Yorumlar (0)