Partilerin ittifakları elbette seçimin sonuçlarını etkileyecektir. Türkiye genelinde Cumhur İttifakı, Millet İttifakı'na göre geçtiğimiz genel seçimde daha yüksek oyu almış, sonuçlar şaşırtmayıp beklendiği gibi çıkmıştı. 
**
Her ne şekilde kurulursa kurulsun; ittifaklar, yerel seçimde de aynı sonucu verir mi ? Bize göre; hayır. İttifaklar kuruldu diye "yerel idareci" tercihini değiştirip karşı tarafa oy verecek düşüncedeki seçmen sayısı, sonuçları ters yüz edecek kadar yüksek değildir bizde. 
**
Özellikle adaylardan her hangi birine sempati duyan seçmen, partisini ikinci planda değerlendirerek oy tercihini büyük olasılıkla kişiden yana kullanacak.
**
Seçmenin gönlündeki aday, parti değiştirse de onu desteklemek üzere hareket edecek, aidiyet duyduğu partisindeki benimsemediği adayı sıfr partisi adına tercih etmeyecektir.
**
Kısaca, bizim toplumumuzda gerek vefa duygusundan, gerekse birçok başka nedenle "adamcılık" psikolojisi hayli gelişmiş, nerdeyse bir saplantı haline gelmiştir. Bu bakımdan, aday tespitlerinde bu kriter diğerlerinden öncelikli olarak değerlendirilmelidir.
**
İkinci kriter olarak, adayın topluma olumlu/olumsuz yansımış karekteristik özellikleri, vizyonu, projeleri, bunları başarıp başaramayacağı hususu üzerinde                     değerlendirme yapılmalıdır.**Ak Parti, "Cumhur İttifakı"na güvenerek seçimde başarı beklemiyor kanısındayız. Zira; MHP'yi, İyi Parti'nin damacanasını doldurup kendi damacanasını boşaltan bir su kabına benzetiyoruz. Cumhur İttifakı birlikteliğinin oy potansiyelinden ziyade, sadece toplumsal psikolojinin canlı ve diri tutulmasına katkı sağlayacağını tahmin ediyoruz.
**
Kişisel olarak, her cepheden üzerinde bloklaşmış bir sempati toplayan Binali Yıldırım'ın bu nedenle İstanbul'daki şansı çok yüksek. Ama, İstanbul'un İlçeleri için isimleri önerilen muhtemel adaylar hususunda aynı şeyi söylemek mümkün değil. İlçeler için, bilindik isimler hergün değişiyor hatta yeni sürpriz isimler ortaya atılıyor. İlçe ölçeğinde de olsa içlerinde, Binali bey gibi tanınmış ve her cenahtan sempati kazanmış bir kimseyi göremiyor, bulamıyoruz. Risk buradadır.
**
Diğer bir açmaz, piyasalardaki yeterli olmayan kontrol ve denetim ile caydırıcı olmayan ceza uygulamalarıdır. İvedi bir şekilde piyasaların kontrol altına alınması, gerekli cezaların en yüksek tutardan kesilmesi, halkın hükümete inancının tazelenmesi ve fiyat istikrarının sağlanması şarttır.
**
Cumhur İttifakı, dar  gelirli nüfusun durumunu iyileştirmeden yerel seçimlerde hüsrana uğrar, en garanti bölgelerde dahi büyük kayıplar yaşar. Başta İstanbul olmak üzere bir çok büyük şehir ve ilçenin kaybedilmesi riski vardır.
**
Fransa'nın "Sarı Yelekliler"ine özenerek, hatta onlardan ilham alarak seçim öncesinde suni bir sosyal kaos çıkartılmak istenebileceği ihtimal dahilinde görülmeli. Çünkü; çeşitli çevrelerce, 31 Mart 2018 Yerel Seçimleri'nin son şans olduğu lanse edilmeye başlandı bile... Bunun startını verebilecek bir bahane olmaması için, devletin, teyakkuzda olması, belirlenecek asgari ücretin, bu konuda malzeme yapılarak bir bahane oluşturmamasına dikkat etmek gerekiyor.
**
Son sözümüzü bu eksikleri gidermeden seçime gitmek; muhalefetin, yerelde olmayan şansını kuvvetlendirmeye ve alternatif hale getirmeye yarayacak diye belirtmiş olalım.
Selam ve sevgi ile.

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.