İşte CHP'nin yeni Türkiye vizyonu

Maltepe Belediyesi ev sahipliğinde Maltepe İkinci Ekonomi Forumu gerçekleştirildi. Forum, “Ekonomide Yeni Arayışlar” konseptiyle yapıldı. Etkinliğe CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve partinin üst düzey yetkilileri katıldı. Programda hem ekonomide yeni dönüşümleri dinledik; Hem de CHP'nin bakış açısını birinci ağızdan dinleme fırsatı yakaladık.

Programda konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yeni yol haritalarını ‘3 Yeni’ ile açıkladı. Kılıçdaroğlu partisinin iktidar olması halinde yol haritasında altın kuralları sıraladı. "Yeni kadrolar, Yeni kurallar ve Yeni kurumlar" Kılıçdaroğlu’nun Yeni Türkiye vizyonunu anlattığı konuşmasından bazı başlıklar şöyle:

1-YENİ KADROLAR

Yeni kadrolardan kastımız devlette liyakatin olmasıdır. Yani işi ehline teslim etmektir. Bugün devlette bürokraside var olan çürümenin, yozlaşmanın temel nedeni liyakat sisteminin yok edilmesidir.

2-YENİ KURALLAR

İkinci önemli kural, yeni kurallar.

Yeni kurallardan kastettiğimiz, birincisi devletin saydam olması lazım. Siyasetçi eğer devleti yönetmeye kalkıyorsa, bürokrasiyi yönetmeye kalkıyorsa kesinlikle hesap vermesi lazım.

Yeni kurallardan kastettiğimiz ikinci kural siyasette hesap verebilirlik.

Siyasetçi eğer devleti yönetmeye kalkıyorsa, bürokrasiyi yönetmeye kalkıyorsa kesinlikle hesap vermesi lazım. İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’nde hem de güçlendirilmiş parlamenter sistem modelini açıklarken ifade ettiğimiz Kesin Hesap Komisyonunu kurulmalı.

Yani harcanan bütçenin, harcandıktan sonra paraların nereye harcandığını gösteren yasanın adına Kesin Hesap Kanunu diyoruz. Biz şunu düşünüyoruz, Kesin Hesap Komisyonu kuracağız, komisyonun başkanı ana muhalefet partisinden olacak.

Dolayısıyla yürütme organı parlamentoda yaptığı harcamaların hesabını muhalefete verecek. Temel nedenim, yürütme organının, yaptığı harcamalar dolayısıyla yasama organına hesap verebileceğini bilmesidir.

Bu komisyonun bir başka önemi, ‘ben nasıl olsa hesap vereceğim’ diyecek ilgili bakan, bürokratlar da orada hazır olacaklar, kesinlikle yolsuzlukların önlenmesi konusunda da önemli bir kilometre taşıdır.

İkincisi Sayıştay… TBMM adına denetim yapan Sayıştay, uluslararası kurallara göre denetim yaparsa o zaman sağlıklı raporlar TBMM’ye gelmiş olur.

Biz Sayıştay’ın da yapısını değiştirerek, Uluslararası Sayıştaylar Birliği’nin de öngördüğü temel kurallara göre Sayıştay’ın denetim yapmasını sağlayacağız.

İsrafla ilgili yürütme organı bir genelge çıkaracak ve israfın kesinlikle yasaklandığını öngören kuralları duyuracak.

Siyasi Ahlak Kanunu. Siyasetin ahlaklı, erdemli, hesap verebilir konumda olması lazım. Bu kanunu çıkaracağımızı taahhüt ettik.

3-YENİ KURUMLAR

Stratejik Planlama Teşkilatı kuracağız. İkincisi Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. İnsan Hakları Eşitlik Kurumu yeni bir kurum olarak ortaya çıkacak. Dolayısıyla demokrasinin güçlenmesi için bir çaba, kurum.

Aile Destekleri Sigortası Kurumu kurulacak. Yardımı insan onuruna yakışır bir şekilde yapmak zorundayız. Bu kurumlarda görev alanların belli bir strateji içinde hedefe kilitlenmesi lazım.

Stratejinin de dört ayaklı olması lazım. Birincisi demokrasi. İkincisi üreten Türkiye. Katma değeri yüksek ürün üretmesi lazım Türkiye’nin.

Üçüncü ayak güçlü bir sosyal devlet inşa etmektir. Dördüncüsü de sürdürülebilirlik.

DÜNYA DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke'nin değişen dünyayı anlattığı konuşması dikkat çekiciydi. Konuşmadan bazı bölümler şöyle:

Dünya zor günlerden geçiyor. Yaşadıklarımız geçişin sancıları. Bir zorunlulukla karşı karşıyayız. Bir düzen değişikliğine ihtiyaç var. Bu değişim ihtiyacını Türkiye daha belirgin hissediyor.

Rengini kaybetmiş bir dünyaya rengini yeniden kazandıracak bir değişime ihtiyaç var. Yeşili maviyi merkezine alan bir ekonomik düzenden geçiyor.

PANDEMİ BİZE BİR MESAJ VERDİ

Pandemi bize bir mesaj verdi. Bağımsızlık. Özellikle temel hak alanlarında ekonomik bağımsızlığın ne kadar önemli olduğunu hissettik.

KÜRESEL EKONOMİK DÜZEN DEĞİŞTİ

Küresel tedarik zinciri dediğimiz şey 1990’ların başından beri üretim biçimlerinin değişmesinden sonra ortaya çıkmış bir yapı. Ne oldu 1990’ların başından 2 binlerin başına kadar bütün dünya küreselleşerek, yani üretimi parçalayarak üretimin farklı safhalarını farklı coğrafyalarda yapıp, sonra onları montajla biraraya getirerek tüketebileceğini keşfetti. Ve düzeni de dağıtmak üzerine kurdu. Bu ülkelerin üretimin belli saflarına odaklanmasına yol açtı. Kimi ülke ucuz emek üzerinden kendisini konumladı. Kimi ülke orta teknolojide ara malları üretir konumlandı. Kimi ülke bunları bir araya getirecek olan teknolojiyi dolayısıyla bilgiyi katma değeri ve bu ürünlerin pazarlamasında ihtiyaç duyulacak fikri üreteceği bir yatırım yaptı. Türkiye ilk aşamada var olan emek gücüyle küresel üretim zincirlerine eklendi. Zaman içinde insan kaynağı potansiyeli ve geleceğe yönelik potansiyeli olduğu için yavaş yavaş bu zincirde yükselemeye başladı. Ta ki geçtiğimiz yıl, iktidar açıkça niyetinin bu olmadığını ortay koyana kadar..

KÜRSEL KRİZ DENGELERİ BOZDU

Kürsel kriz 2008-2009’a kadar üretimin bu dağınık yapısının devam edeceği düşünülüyordu. Ama 2010’dan sonra esasında bunun böyle gitmeyeceği dünyanın birbirine aşırı bağlantılı halinin krizlerin aktarımında da çok etkili rol oynadığı dolayısıyla ülkelerin artık kendi bağımsızlarını gözetmesi gerektiği düşüncesi olgunluk kazanmaya başladı. Sonuç ne oldu; O zaman kadar uzamış küresel zincirlerinden kısalan üretim zincirlerine geçiş yapıldı.

TEDARİK ZİNCİRLERİ KISSALIYOR

Bugün pandemi sonrasında küresel tedarik zincirleri kısalıyor. Ani bir değişim var deniliyor ama bu değişim 2010’larda başlamıştı. Soru şu bu zincir kısalıyor bölgesel ilişkiler önem kazanıyorsa Türkiye kendini nasıl konumlandırıyor. Türkiye için bir avantaj var mı? derseniz sorunun yanıtı evet.

CHP'NİN 'MERKEZ TÜRKİYE' VİZYONU

Türkiye çok farklı bölgesel niteliklere sahip bir coğrafyanın merkezinde oturuyor. Bölgeselleşen ve kısalan küresel tedarik zincirlerinde kendisini bir zincire mahkum kılmayacak bir potansiyele sahip. AB’ye yüzünü dönmüş. Dolayısıyla yüksek katma değerli zincirin ortağa olan bir geleceği Türkiye kurabilir. Aynı zamanda merkezi kendisi yapacak şekilde Orta Doğu’dan dünyaya eklenmek isteyen üreticilerin de yüzünü döneceği bir coğrafya olabilir. Yetmez Türki Cumhuriyetlerle bambaşka bir ekonomik yapı içinde hem coğrafi konumu hem de tarihi bağları üzerinden başka bir bölgesel tedarik zincirinin yüzünü döndüğü merkez haline gelebilir.

YENİ BİR ARAYIŞ VAR

Kısalan ve bölgeselleşen tedarik zincirleri içerisinde Türkiye’nin merkezi konumu üzerinden bir Türkiye vizyonu..

Pandemide beri navlun fiyatlarındaki artış, konteynır krizi bunların ortaya çıkardığı yeni maliyetler küresel tedarik zincirindeki üreticilerin bir arayışa gitmesine neden oldu. Bu arayıştaki kilit kelime ucuz arayışı olmadı. Dayanıklılık artışı oldu. Bundan kasıt şu. Çin’de ortaya çıkan salgın bütün ticaretin odaklanması buraya olduğu için bir anda ticareti aksattı. Yani zincirlerin içinde kırılmalar oldu. Bu kırılmalar esasen zincirin dayanıksız olduğunu ortaya koydu. Bunu aşmak için ihtiyacı olan dayanıklı üretim. Yani dayanıklı zincirler kuran ilişki ağında güveni merkezine alan önümüzdeki on yılın merkezine yerleştirmiş oldu.

OYUNUN PARÇASI OLABİLİRİZ

Biz sadece coğrafi konumumuzun gücü üzerinden değil; Dayanıklı tedarik zincirlerinin ortağı olabilecek yapabilirliğimizi artırırsak eğer oyunun bir parçası olabiliriz. Dayanıklı üretim siber atağa uğramayacak dijital dönüşümü gerçekleştirmiş üretimdir. Dayanıklı üretim iklim krizinin ortaya çıkardığı, doğal afetlerden etkilenmeyecek Yeki Dönüşümü yapan üretimdir.

NASA’YA UZAY MEKİĞİ YAPAN TÜRK ŞİRKET

Foruma birçok akademisyen de katıldı. Bunlardan biri de Prof. Dr. Mehmet Tosun oldu. Tosun, Uzay Ekonomisi ve uzay alanında bir çığır açan Türk şirket hakkında bilgiler verdi. Tosun "Şu anda Uzay Ekonomisi'ni konuşuyoruz. Teknolojiler çok gelişmeye başladı. Pandemiden sonra teknoloji çok gelişti. Değişik bir uzak ekonomisine bakıyoruz. Sierra Nevada Corporation bizim şehrimiz Nevada'da yer alan bir şirket. Karı koca iki Türk sahipleri. Yeni jenerasyon uzay mekiği yapıyorlar. Kimsenin haberi yok. İki Türk bizim orada uzay mekiği yapıyor. Soyuz, kapsül demiyorum; Direk piste inme kapasitesi olan tek uzay uçağı Türklerin sahip olduğu bir Amerikan şirketi tarafından yapılıyor" dedi.

TARIMDA KRİZ KAPIDA

Prof.Dr. Mustafa Bayram’ın açıklamaları ise çok çarpıcıydı. Bayram, Türk Tarım'ında krizin kapıda olduğuna dair işaretler verdi. “Ankara'da yabancı tarım müşavirleri neden Anadolu'ya bir ay seyahate çıkarak rapor tutuyorlar?” diyen Bayram, Tarım Hayvancılık ve Gıda Bakanlığı'nın tarım verilerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Türkiye Gıda tüketiminde yeni Faz'a hazır olmadığını belirten Bayram, “Protein Savaşı'na karşı Türk yetkililerin daha haberi bile yok” dedi.

Bu yazı toplam 5908 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Palavar Arşivi