06.07.2020, 06:12

John Bolton’un Kitabı – 2: Asya Notları

Eski ABD ulusal güvenlik danışmanı John Bolton Beyaz Saray'dan kovulduktan sonra "Olayın Olduğu Oda" (The Room Where It Happened) adlı kitabı yazdı.     Bolton kitabında sıkça Trump’ı eleştirerek yer yer hakaret etti. Bugünkü yazımda son yazımın devamı niteliğinde Bolton’un kitabından Asya ülkelerini irdeleyeceğiz.

John Bolton kitabında, Çinli erneji şirketi Huawei ve ZTE’ye Amerikan devletinin yaptırımlarında ötürü Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Donald Trump'a itirazlarını yazdı. Bolton, ABD'nin Suriye, Kuzey Kore ve İran'a saldırmasını savunurken; Çin ve Rusya'ya karşı daha çatışmacı bir duruş sergilemesi gerektiğini ve ‘gayretli’ çabalarını anlatıyor.

Bolton gibi ihtiraslı bürokratın gözlemlerini okumak sinir bozucu olmakla birlikte Hannah Arendt'in kötülüğün banalitesi hakkındaki gözlemleri hatırlattı. Bolton'un anlattığı Trump’la çatışmasındaki baskın faktör, ABD emperyalizminin dünya sahnesinde karşı karşıya kaldığı ve büyük bir felakete doğru sürüklendiği şeklindeydi. 

Trump, Bolton'un kitabını “yalanların ve uydurma hikayelerin derlenmesi” olarak reddetmiş olsa da, eski ulusal güvenlik danışmanından gelen detaylar, Trump yönetiminin Çin ile ilgili düzensiz politikasına ve Çinli yetkililerle kapalı görüşmelere bir bakış sunuyor. Anı kitabı, Trump'ın diplomasisinin, Çin cumhurbaşkanı da dahil olmak üzere yabancı liderlerle kişisel ilişkilere dayanarak Trump'a kilit konularda doğrudan talepte bulunduğunu belirtti. Bolton, Trump'ın ABD'nin Tayvan'a yönelik taahhütleriyle ilgilenmediğini ekledi; ve Trump'ın Çin cumhurbaşkanına, Amerikan çiftliklerinde yetiştirilen tarım mahsullerini satın alarak yeniden seçim kazanmasına yardım etmesi için yalvardığını söyledi.

Bolton'un kitabında, Xi'nin ZTE ve Huawei Technologies şirketlerine yönelik yaptırımların hafifletilmesi için serzenişine yer verdi. Xi'nin ABD Ticaret Bakanlığı'nın İran'a yönelik ABD yaptırımlarını ihlal ettiği iddiasıyla ilgili telekom devi ZTE ile ilgili kısıtlamalar konusunda, Trump'ın Kitaba göre “çok güçlü, hatta sert” olduğunu anlattı. Ancak Bolton, Trump’ın sıkça karar değiştirdiği de vurgulanarak “Trump, ABD Ticaret Sekreteri Wilbur Ross'a Çin için bir şeyler yapmasını söylediğini söyledi,” diye yazdı. 

Trump, Çin telekomünikasyon firması ZTE'ye verilen cezaları tersine çevirdi ve Huawei'ye karşı cezai kovuşturmayı tersine çevirmeyi teklif etti; Bolton bunu "Xi'ye kişisel jest yapma fırsatı" olarak nitelendirdi. ABD başkanı ayrıca, Tayvan'ın önemini ve Hong Kong ve Çin'in Uygur vatandaşlarına yönelik muamelesini yeniden gözden geçirerek Xi'ye Haziran 2019 tarihli bir toplantıda; Sincan'daki toplama kampları inşa etmeye devam etmesi gerektiğini söyledi. Trump Bolton'un açıklamasına göre Çinli mevkidaşını "Çin tarihinin en büyük lideri" olarak övdü. Çin, John Bolton'un için kitabından memnun olmasa da, Xi Jinping ile ilgili bölümlerden yer yer memnun.
Bolton’un kitabında atıf yaptığı diğer asya ülkelerine bakacak olursak; Afganistan ile ilgili olarak Trump'ın şimdiki ve eski Afganistan başkanlarını defalarca karıştırdığına değinilmiş. Bolton'a göre, Trump, Afganistan'dan çekilmeyi düşünürken, Savunma Bakanı James Mattis'e bağırıyor, “Kaybettin, kıçını tekmeliyorsun, başarısız oldun”. “Her şeyi kaybettik. Tam bir başarısızlıktı ”demişti.

Kitaba göre; Danışmanlar ABD'nin Japonya ile ittifakını tartıştığında, Trump’ın Pearl Harbor’la korkutulduğu ve Japonya Başbakanı Shinzo Abe'den İran'la anlaşma yapmasına yardım etmesine değinilmiş. Japonya ile yapılan bir toplantıda, 80 yıl önce Pearl Harbor'a saldırı başlattığını söyledi ve Japon Başbakan Shinzo Abe'yi kızdırdığı bildirildi. Oradan gerginleşen toplantı kısa sürede bittiğine değinilmiş.

Trump'ın ABD'nin yaptırımlarını ihlal eden ve bu yaptırımların nihayetinde feragat edilmesi için Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile yakınlaşmaya karar verildi. Bolton göre Trump'ın nükleer silahlardan arındırma çabalarını çok az önemsediğini ve sadece "tanıtımda bir egzersiz" olarak gördüğünü yazmış. 2018 yılında Singapur'da Kim ile yapılan zirveden sonra, Pompeo'nun Kuzey Kore'yi ziyareti sırasında Kim'in Elton John'un Roket Adamın CD'deki imzalı bir kopyasını almasını istediğini söyledi. Trump, Kim'e "Küçük Roket Adam" diyerek hakaret etmişti ama o zamandan beri Kim'i ‘şefkatli bir terim’ olduğuna ikna etmeye çalışıldı. Ancak Pompeo Kim'i Kuzey Kore'de görmemişti.  CD'yi Kim'e almak birkaç ay boyunca bir öncelik olarak kaldı. Kim'in kaydı alıp almadığı hemen belli değildi.

Bolton; Trump’ın, Savunma Bakanı James Mattis'e, Rusya'nın İran ve Suriye militanlarıyla İŞİD/DEAŞ’la ilgilenmesi gerektiğini söylemişti. Trump, 2018'de gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesinden hemen sonra Suudi Prens Muhammed bin Salman'ın bir savunmasını aldı. Bunun için Trump'ın, kızı Ivanka Trump'ın kişisel e-postasını kullanmasını eleştirmişti.

Bolton, Trump ile İran'la nükleer anlaşmadan çıkmak gibi konularda anlaşırken, kendisini defalarca cumhurbaşkanının diğer haydut ülkelere taviz vermesini veya Afganistan'daki Taliban ile kötü bir barış anlaşması yapmasını durdurmaya çalışırken buldu. Bolton, İran veya Suriye gibi çatışma coğrafyalarında daha güçlü bir güç kullanımını savundu ama Trump’ı ikna edemedi.  Trump'ın diplomasisinin saçma olduğunu düşündüğüne değindi.

Kitaptan anlaşılacağı üzerine ABD'nin Suriye'deki politikası yeterince büyük değildi ve Trump, Suriye'den asker çekmeye çalışırken yanlış yaptığı görüşü savunuluyor. Bolton'a göre, “rejimin kendisini, örneğin Esad'ın saraylarına saldırmakla tehdit etmeliydi” yazdı.


Bolton'a göre, Trump'ın Singapur’da K.Kore lideri Kim Jong-Un ile tanışma kararını  “aptalca bir hataydı” ve Kim'i Beyaz Saray'a davet etme arzusuna “potansiyel bir felaket” olarak değinmişti. Çin ve Kuzey Kore hakkında bir dizi Twitter yayını “çoğunlukla gülünç” dedi. 

Trump'ın Helsinki’de Rus Devlet Başkanı Putin ile görüşmesi  “kendi kendine yaralanan bir yara” idi ve “Putin, Helsinki'de aldıkları şeylere karşı acımasızca gülmek zorunda kaldı.” diye yazdı. Kitaba göre Bolton, Trump'ın ABD birliklerini Avrupa, Güney Kore, Japonya ve Afganistan'dan geri çekme arzusuna karşı çıktı.
Bolton ayrıca, yönetimin içinde çeşitli oyuncuların başkanın kulağına yönelik bir birbirlerini çamur attığı ve Trump ise hepsine çamur attığı bir ortam olarak tanımladı. Sonuçta Bolton, Trump'ı cumhurbaşkanlığına layık bulmadı. Kitapta halen gizli bilgiler varsa, ne olabileceğini anlamak zor. Ancak kitabın bir denetimden geçtiği açık görülüyor.
Özetle Bolton, Trump'ı “şaşırtıcı derecede bilgisiz” olarak tanımlıyor. ABD liderini özellikle kaprislerine ve ilgi alanlarına göre Amerikan diplomasisini yürüttüğünü gösteriyor. Bu nedenle, kitap tam bir uyarı veriyor. ABD’li Trump’ın her geçen gün daha kötüye doğru sürüklendiğini vurguluyor. 

Yorumlar (0)