Bir kent düşünün kendisi küçük, bir başka kentten ayrılma bir il, biri demir yolu olmak üzere ikisi kara yolları üstünde olmak üzere 3 gümrük kapılı, Kafkasya'nın dünyaya açılan sınır kenti, plakası 75.
Ve bu kent değil bölgenin yıllık 350 ila 400 bin arasında yetiştirilen hayvanlarlA ülkenin kırmızı et deposu merkezi konumunda..
Çoğu endemik olmak üzere bin bir çiçekle örülü yaylalar, Van Gölünde sonra bölgenin en büyük gölü ilçesine isim veren Çıldır Gölü ve ilçesi sınırları içinde ki gümrük kapısına adını veren ve komşu ülke Gürcistan ile ortak yani sınır olan Aktaş Gölü, geleceğin Davosu olarak adlandırılan Kuzey Anadolu'nun Çukurovası adını alan Posof ilçesi ve Evliya Çelebi'nin 'meşelik' alan adını verdiği sarı çamlarla süslü Göle, bulutlara değen yaylaları ile ünlü, BTC/Botaş doğalgaz boru hattının çevrim santralinin olmasına rağmen hala tezekle, kömür ile odun ile ısınan Hanak ilçesi, Alevi kültürünün yoğrulduğu, ülkenin kurucusunun silueti ile her yıl ziyaret ettiği, bebeği ile ünlü Damal ilçesi,         Erzurum sınırına olmasına karşı ısrarla Ardahanlıyım diyen Gorveng Beldesi, Ahıskalının, Kürt'ün, Terekeme'nin, Alevi'nin kısacası Türk'ün birlikte kardeşce yaşadığı bir kentin kendisi küçük olsa da cürmü büyük denmesine vesile olan birçok siyasiye sahip oluşumudur.
Bilmem ama Cumhurbaşkanın 2. Başdanışmanı, yerelde olduğu gibi ulusalda birçok gazetecisi, doktoru, hakimi, savcısı, profesörü, iş adamı, iş kadını olsa da hala kendisi küçük denmesine neden olan güçlü lobiden yoksun oluşu.
5 ilçe bir merkez, bire beldede olmak üzere 7 belediye başkanı, 2 milletvekilline sahip olmasının yanında ülkenin en büyük metroplunün bulunduğu bölgede yani İstanbul'da 3, Kocaeli'nde 1, Çanakkale'de de 1 olmak üzere 5 belediye başkanı, onca başkan yardımcısı ve belediiye meclis üyesi, federasyonları, dernekleri ve de gazeteleri olan küçük bir kent.
Sultan Süleyman'ın yaptırdığı, birçok medeniyetin yaşadığı kalesi ile şeytan adını ala tarihi yapıları ile 'Kale ve Kuleler' kenti diye adlandırılan bir şehir düşünün ve bunca özeliğe sahip, karı kışı, boranı dahil anlatamadığımız onca güzellikle süslü bir kentin nasıl olup kendisi küçük ama cürümü büyük olur diye soracak olanlar tek diyeceğimiz bu kentin adı ve ona lobicilik adı altında bir araya gelip, bu yönde çabalayanlara verilmeyen destekten yoksun bir kenttir kendisi küçük, cürmü büyük olduğu anlaşılamayan Ardahandır anlatılan kent.
Bu anlamda gerek devlet teşvikleri gerekse belirlenen organize saniye bölgesi yatırımcıya yeterince cazip gelmiyor bu anlamda saha çalışmaları yapılarak daha planlı teşvik ve alanlar belirlenmelidir.
Kendisi küçük, ama cürümü büyük denen Ardahan ili 6. bölge teşvik kapsamındaki teşvikler ile Kırsal kalkınma, kalkınma ajansları teşviklerden yeterince faydalanmamaktadır.
Özellikle yaz aylarında sahip olduğu eşsiz doğal güzelliklerinin ekolojik turizm ve yayla turizmi ve kış sporları konusunda daha çok yatırıma ihtiyacı vardır. Devlet teşviklerinin özellikle bu alanlar bürokrasi kısmının hafifletilerek ciddi teşviklerle desteklenmesi bekleyen bir kenttir Ardahan
Türk, Kürt, Terekeme, Alevi, Ahıskalı insanların kardeşçe yaşadığı ve özellikle ortak yaşama kültürü en etkin şekilde gösteren kardeşlik duygusu içinde yaşayan model bir şehir olsada bunu bile anlatamayan, anlamayanların idare ettiği bir şehirdir Ardahan. 
Kurtuluş Savaşı başlaması öncesi Kafkas-ı Cumhuriyeti adlı bir meclis kurup, ilk meclisi kuran ve kongresini yapan Ardahan Cumhuriyetin ilanından sonra il olan Ardahan 1926 yılında ilçe yapılarak idari yönden Kars'a bağlanmıştır. 1992 yılında 174 bin nüfusla yeniden il statüsüne kavuşmuştur. Köklü bir tarihe sahip olan serhat şehrimiz işgal dönemlerinde de bağımsızlık mücadelesini en etkin şekilde yürütmüştür.
Ardahan ili yaklaşık 3 bin yıllık bir geçmişe sahip olup, M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Gürcüce bir isim olan Arda adını alarak Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almış. Daha sonra M.S. 1068 yılında Alparslan tarafından fethedilerek Selçukluların egemenliğine geçmiş, 1239’da Moğol Cengiz İmparatorluğunun İran Genel Valisi Baycu Noyan     Ardahan’ı da içine alan bütün Aras ve Kür boylarını fethedip Cengiz İmparatorluğuna tabi kılmıştır.
Ardahan 29 Mayıs 1555 tarihinde imzalanan Amasya Antlaşması ile Kanuni Sultan Süleyman tarafından Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.
İşte kısa bir özetle kendisi küçük, cürmü büyük kent Serhat Ardahan...
 

DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.