Rayından çıktığı ileri sürülen demokrasi, adalet, hukuk, insan hakları ve ekonominin bundan sonra yani 24 Haziran’da nasıl bir yola gireceğini merak ettiğimiz bir süreçte ülkenin en büyük muhalefet partisi ve liderinin son süreçte art arda attığı adımlara baktığımızda, CHP’nin Genel Başkanını kutlamamız gerekiyor.
Çünkü Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olduktan sonra başta CHP’nin içinde olmak üzere ülke siyaset tarihinde önemli bir o kadar da yürekli adımlar attığı gibi 24 Haziran seçim sürecine girdiğimizden bu yana attığı önemli adımlarla da daha net göründü ve kutlamayı hak etti.
Genel Başkan olduktan sonra başta HDP’lilere özel olarak kaldırılan dokunulmazlıklar konusu olmak üzere yaptığı onca hatalarını da sık sık eleştiren bir gazeteci olarak bu kutlamayı neden yaptığımı soracaklara vereceğim tek cevap, “Kılıçdaroğlu gerçek anlam da bir solcu olmaya, başında olduğu partiyi başta olmak üzere yurt genelindeki siyaseti demokratça yapmaya çalıştığı içindir” derim.
Bunun en son örneği CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak adı ilk olarak, ulusalda Ardahanlı gazeteci Doğan Şentürk’ün başında Fox TV’de, yerelde ise benimde yazı yazmaktan mutluluk duyduğum Gazete Damga’nın yöneticilerinden Karslı hemşerim, gazeteci arkadaşım Mehmet Mert tarafından kamuoyuna duyurulan Muharrem İnce’yi ‘rakibimdir’ demeden aday etmesidir.
Evet, önce sağ orjinli olan İYİ Parti’nin mecliste grup kurmasına akabinde seçimlere girmesine büyük katkı sunarak demokrasiye bir kez daha katkı sunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun parti içinde kendisine rakip olan güçlü adayı olan Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı aday etmesi kendisinin bir kez daha kutlanması gerektiğini ortaya koymuştur.
Bunu yaparken de ‘ileride beni yer, yine karşıma çıkar, başıma bela olur’ dememiş, bir taraftan da kendisini de risk sokmuştur.
Yani aday ettiği İnce, 24 Haziran’da başkan olarak seçilemeyip ama az bir oy ile Erdoğan’a yenilirse parti içi tartışmalar ve yeni kurultaylarda Kılıçdaroğlu’nun karşısına yine çıkacaktır. Belki de Erdoğan’dan başkanlığı alamayacak olan İnce, Kılıçdaroğlu’ndan CHP Genel Başkanlığı kesin alacaktır.
Ama Kılıçdaroğlu bunu ve buna benzer kaygıları taşımadan ve birileri gibi ‘kardeşim’ demektense, ‘Gel bakalım Muharrem İnce’ demiş ve partisi içinde ki kendisine karşı en güçlü adayı 24 Haziran'da Cumhurbaşkanı adayı etmiştir.
Aynı Kemal Kılıçdaroğlu Muharrem İnce’yi CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı göstermesi dışında bir başka şeyi daha yapmıştır.
Oda çok önemli ve ince bir siyasi taktikle yeniden ve tam başkan olarak seçilmek için devletin tüm imkânlarını seferber eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ile onun adına yine aynı imkânlarla ve havuz medyanın katkıları ile saha da olacak olan Başbakan Binali Yıldırım’a karşı önlemini almıştır.
O da;
‘Anayasa değiştikten sonra genel başkandan, parti üyesinden cumhurbaşkanı adayı olamaz’ sözünü yerine getirmiş,
Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği Muharrem İnce’nin Erdoğan ile kendisinin de CHP Genel Başkanı olarak, hem Erdoğan ile hem Başbakan Binali Yıldırım ile mücadele etme sahasını kazanmıştır. Kurduğu ittifakla da İyi Parti'nin Genel Başkanı Meral Akşener ile aynı oylara hitap edecek olan Devlet Bahçeli’yi baş başa bırakmıştır.
Saadet Partisi ile AK Partiyi karşı karşıya getirme başarısını ortaya koymuştur.
Bunu yapan bir Kılıçdaroğlu’nu kutlanması da bize düşmüştür.
Demek oluyormuş
Ardahan Dernekler Federasyonu'nun İstanbul’da sonra Ardahan’da da hafta sonu yaptığı ve bir çok Ardahanlının katıldığı toplantıya baktığımızda bu memleketin diğer önemli bir sorununu da sık sık bir araya gelememek olduğunu görüyordum.
Ve en önemlisi Ardahanlıların da bu memleketin gidişatından memnun olmadığını da anladığımız bu önemli toplantı öncesi Ardahan Belediye Başkanı tarafından düzenlenen ve ‘Ardahan Yerel İrade Platformu’ nunun oluşması bu kentteki bir araya gelememe sorununu ortaya alenen ortaya koyuyordu.
İnsana, 'demek oluyormuş' dedirten bu tür toplantıların yapılması demek bu kentin susmayıp, konuştuğunu da ortaya koyuyordu.
Evet, geçtiğimiz son günlerde ard arda gerçekleşen toplantıların daha sık yapılması umuduyla yıllardır bir araya gelmeyen insanları bir araya getirenlere teşekkür ediyorum.
Çünkü bu tür toplantılar ardından ortaya çıkan bir çok fikrin bu kentin önünü açacağı gibi gelişmesini de sağlayacağını her kes iyi anlamalıdır.
Bunu diğer bir örneği de muhalefetin günlerdir yaptığı toplantı, görüşmesi, paylaşması ve 'güçlüyüm' diyen ama kimsenin bir araya gelmesini istemeyen iktidara karşı bir arada olduğunu ortaya koymasıdır.


DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.