14.01.2022, 05:42

Kilitli demokrasi

Ülkemiz kapıların kilitlenmesine Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak Melih Bulu’nun atanmasından sonra tanıştı. Boğaziçi Öğretim üyeleri ve öğrenciler üniversitelerine alışılmışın dışında kendi bünyesinden değil de dışarıdan atama yapılmasına karşı oldular. Bu atamayı protesto etmek için öğretim üyeleri her gün Rektörlüğe sırtlarını dönerek atanmaya karşı olduklarını ifade edip basın açıklaması ile eylemlerine son veriyorlardı.

Bu arada üniversite öğrencileri de Rektöre karşı olduklarını yaptıkları gösterilerle ifade ediyor ve açıklama yapıyorlardı. Bir keresinde Bulu öğrencilerle görüştü ama onların eylemlerinin sonlandırmalarına ikna edemedi. Gösterilerini sürdüren öğrenciler bir keresinde rektörün aracının üzerine çıkarak protestolarını sürdürdüler.

Kelepçelenen ilk üniversite

Protestolarını önlemek için üniversiteye gelen polisler öğrencilerin gösterilerine engel olamayınca çareyi üniversite kapısına kelepçe vurmakta buldular ve üniversitenin giriş kapılarını birkaç kelepçeyi birbirine ekleyerek Boğaziçi Üniversitesi’nin kapılarına kelepçe vurdular. Bu durum ülkemizde ve dünyada yapılan ilk eylem olup, Boğaziçi de kapısına kelepçe vurulan ilk üniversite oldu.

O günlerde protesto eylemlerine katılan öğrenciler ve akademisyenler terörist olmakla dillendirildi. Çok sayıda öğrenci gözaltına alınıp adliyeye sevk edildi ve tümü serbest bırakılarak terörist olmadıkları ispat edilmiş oldu. Bu eylemler nedeniyle tutuklanan iki öğrenci çıkarıldıkları ilk duruşmada mahkeme tarafından serbest bırakıldı.

Protestolar sonunda Prof. Melih Bulu görevinden alındı, yerine Prof. Mehmet Naci İnci atandı ve ona karşı da protestolar sürüyor.

TÜİK kapısına kilit

Bilindiği gibi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ülkemizde olup bitenlerin istatistiğini tutan yapılan işlerin ya da yatırımları takip edip gerçekleşme oranlarını, özelliklede vatandaşı yakinen ilgilendiren enflasyonunun seyrini açıklayan bir kurum.

Son günlerde çarşı-Pazar enflasyonu halkın cebini yakmasına ve hayat pahalılığının artmasına rağmen, TÜİK’in açıkladığı rakamlar halkın hissettiği enflasyonun çok gerisinde kalıyor. Ana Muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, açıklanan rakamların vatandaşın hissettiği oranın çok gerisinde olmasının nedenini sormak için daha önce Merkez Bankası Başkanında olduğu gibi TÜİK’ten randevu istedi.

Atanmış olan TÜİK Başkanı seçilmiş ve Ana Muhalefet Partisi Genel başkanına randevu vermedi. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, TÜİK’in önüne gitti. Orada boğaziçinde olduğu gibi giriş kapısının kilitlenmiş olduğun gördü. Orada görevli olan bir memur talimat aldığını ve randevunuz olmadığı için içeri alamayacağını belirtti. Kılıçdaroğlu, bu kurumun açıkladığı rakamların gerçekle alakası olmadığını belirten açıklama yaptı.

MEB’de de kilit

Son günlerde KPSS sınavında başarılı olmalarına rağmen yapılan mülakatta elenen öğretmen adaylarının yükselen feryadı karşısında kayıtsız kalmayan Kılıçdaroğlu, yine bu durumun nedeni öğrenmek, branşında dereceye girmiş öğretmen adayının nasıl elendiğinin sebebini sormak üzere Milli Eğitim Bakanlığı’na gitti. Burada da tıpkı TÜİK’te olduğu gibi, kilitli bir kapı ile karşılaştığı için, atanmış olan bakan seçilmiş ve Ana Muhalefet Başkanı ile görüşmedi.

TBMM muhalefete kapatılır mı?

Bu kelepçe ve zincirlerle kilitlenen kapılardan sonra mecliste gurubu bulunan partilerden HDP ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nde süren bir kapatma davası var. MHP Genel Başkanı Devlet Bey, daha önceleri bu mahkemenin de kapatılmasını istediğini unutmuş olmalı ki, bu işlemin hızlandırılmasını ve bu partinin bir an evvel kapatılmasını yüce mecliste böyle bir partiye tahammül edemediğini belirtiyor.

Şimdi muhalefet ittifakından merak ettiğim, “Yahu bu parti mecliste vara yoğa konuşuyor. Boşuna yüce Meclisi meşgul ediyor” diyerek hep kapatmaya kilitlemeye meraklı olanlar bunları meclise almayalım diye bir düşünceleri olabilir mi?

Demokrasinin gereği bir arada olmak. Memleket meselelerinde birlik olmak, birbirine tahammül etmek, yalkın menfaatlerini korumak, hakka, hukuka ve insan haklarına saygılı, laikliğe önem vermekle olur ve böylece güçlenmez mi?

Yorumlar (0)