25.05.2022, 07:11

Kim kardeşim bu Tiago Çukur?

Tam adı Tiago Süer Barbaros Çukur. İlk başta bakılınca çok karizmatik bir kimlik ismi. Bugün futbol yerine başka bir meslekte olsa yine bu adla kesinlikle dikkat çekerdi. Sivaslı ve inşaat işleri ile uğraşan bir baba ile yarı Hollandalı ve Curaçaolu annenin evliliğinden dünyaya geliyor Tiago. Tarih yaprakları Kasım 2002'yi gösteriyor. Yer Amsterdam. Burada ufak yaştan itibaren futbolla ilgilenmeye başlıyor. Babası da futbolu çok seviyor. Hal böyle olunca futbolculuk kaçınılmaz hale gelebiliyor. Ayrıca ailede Levent Çukur ve Ali Çukur’un boksta önemli başarıları var. Küçük yaşta ayağına aldığı topla birlikte Amsterdam'da birçok futbolcuyu yetiştiren ve önemli alt yapılardan biri olan AVV Zeeburgia'nın yolunu tutuyor. Burada gösterdiği yetenekleriyle bir sonraki durağı kısa süre sonra Orkun Kökçü'nün UEFA Avrupa Konferans Ligi finalinde Roma ile karşılaşacak Feyenoord oluyor. Rotterdam'da futbol hayatını sürdüren Tiago ülkenin en önemli alt yapılarından birine daha geçiş yapıyor ve Alkmaar'da gidiyor. Burada milli takımımızın gelecekte çok da umutlu olduğu Yusuf Barası forma giyiyor. Emir Biberoğlu da bir başka Türk oyuncu. Alkmaar ekibinin hocaları Tiago'ya çok güvendiklerini söyler ancak öncelik takımın kıdemli alt yapı oyuncularından Yusuf'undur. Hatta Yusuf teknik heyetin raporu doğrultusunda sezon ortasından bu yana girdiği a takım kadrosunda kalıcı hale gelebilmesi için özel programla hazırlanıyor. Takım 20 Haziran'da top başı yaparken o 13 Haziran'da antrenmanlara başlayacak. Ufak parantez arasından sonra yazıya devam edelim. Kulübüyle kontratı sona eren Tiago'nun bir sonraki adresi Watford olur. Kendisi bu arada Roma ile denemeye çıkar, Benfica'dan davet alır. Ancak tercihi İngiliz kulübüdür. Buraya aracı olan isim ise İlhan Karabay'dır. Kendisi oyuncu gözlemciliği yapmaktadır ve daha önce Türkiye'de de forma giyen Omer Riza'ya "Çok güvendiğim bir oyuncu var. İzlemenizi öneririm" der. Tiago yapılan değerlendirmeler sonrasında takıma kazandırılır.

Watford fazla maaş teklif etmemekle birlikte ona futbol eğitimini en üst seviyede aktaracağına söz verir. Tiago için en önemli durum budur. Futbolunu geliştirmek adına her şeyden feragat etmeye kararlıdır. Takım Premier Lig'de mücadele ettiği ve küme düşme hattında bulunduğu için Doncaster'e kiralık gider. Türkiye başta olmak üzere birçok takımın teklifi reddedilir. Günümüze geldiğimizde de durumda değişkenlik söz konusu değil. Watford astronomik bir öneri olmadıkça satılmasına sıcak bakmıyor. Olabilirse belki kiralık gidebilir. Doncaster çok ideal bir ortam sunmaz Tiago'ya. O da kulübüne geri döner. Alt yaş kategorisinde oynar ancak kendisini memnun edecek durum A takımda oynamaktır. Hocaları Tiago'dan memnundur. Takımın durumuna göre de ilk tercihlerden biri olabilir.

Milli takım konusunda Tiago'nun gözü pektir. Birçok gurbetçide göremeyebilirsiniz bu durumu ancak Tiago'nun kararı bellidir. Kendisi çağırılmasına rağmen gitmez. Türkiye'den gelen davet sonrasında ise havalara uçar. Tam bir delikanlı, tam bir çılgındır. Babası "Hollanda'da doğdu, buranın kültürünü de aldı ama aynı bizler gibi. Tam bir Türk kanı taşıyor" diyor. Sosyal medyada da sadece Türkiye formalı fotoğrafları var.

Tolunay Kafkas döneminde milli takımla tanıştı Tiago Çukur. Zaman zaman forma giydi ve dün de A Milli Takım'ın Uluslar Ligi'nde oynayacağı maçların kadrosuna. Tolunay Hoca kendisine çok güvendiği için referans olmuş. Umarım başarılı bir kariyere sahip olur ileride.

Dün sosyal medyada çok sayıda yorum okudum. En ilginç olanı ise Erol Erdal Alkan konusu. Çocuğun menajerler aracılığı ve lobi ile davet edildiği yazıyor. Bugün bakıldığında Doncaster konusunda verdiği kariyer dışında oldukça ideal bir kariyeri var. Milli takıma seçilmesi için yeterli mi? diye serzenişte bulunanları az çok anlayabilirim. Eleştiri her zaman haktır ve olmalıdır ancak Stefan Kuntz ile başlayan bir süreç var. Bu noktada destek olabildiğimiz kadar olmamız gerekiyor. Ki Tiago'nun söz konusu maçlarda ne kadar süre alacağı veya alabileceği de şu an kestirilebilecek durumda değil. Kadroda Enes, Halil, Serdar ve gol kralı Umut da varken sıranın ona gelebilmesi için oldukça büyük yapımlı bir senaryo gerçekleşmesi gerekiyor. Tahminim buranın havasını soluması, kendisinin atrenman performanslarını görmek ve ilerleyen süreçte nasıl faydalanabilmesi hususunda karar vermek.

Peki Tiago nasıl bir oyuncu?
Öncelikle uzun boyuna rağmen hızlı. Fuleli bir yapısı var. Gol kadar asisti de düşünebilen, hava toplarında oldukça etkili bir isim. Bu konuda Burak Yılmaz sonrasındaki boşluğu aslında doldurabilir ancak ne kadar süreceğini tahmin etmek zor. Eksi yönlerinden biri birçok forvet oyuncusu gibi defansif hamleleri ve psikolojik eşiğinin zayıf olması. Özellikle mental anlamda iyi bir noktaya gelmesi gerekiyor. Karşılaşmalarda zmaan zaman zaman kopukluk yaşayabiliyor. Bunu minimuma indirmesi yararına olur.

***

Hollanda'da oynayan Türklerin ufak yaşlardan itibaren gelişimlerine tanıklık ettiğim için seviniyorum. Mümkün oldukça da maçları izliyorum. Milli takıma seçilmeleri büyük haz benim adıma. Tiago sonrası Yusuf, Elayis ve Naci'yi de bekliyorum.

Yorumlar (0)