21.09.2020, 05:28

Kırmızı nokta ve Atilla amca

Ardahan'ın simgelerinden olan ve Şehir Kulübü olarak bilinen tarihi taş binanın inşasını gerçekleştiren ailenin bir ferdi olan Attila Öztürk yani benim büyüğüm, zaman zaman akıl danışmanlığımı üstlenen ve benim İstanbul'da onun Hollanda'da verdiği bir hayat mücadelesi içinde hayatının büyük bölümünü hemşolarla geçiren bir isim, bir sima.

İlerlemiş yaşına karşın benden genç ve benim içemediğim kadar rakı, viski ve bira ile de arası bir hayli iyi olan Atilla amcanın ketumluğunun yanında safir, yakut misali güzel kalbi ve sohbetine doyulmaz bir kişi ve kimlik.

Benim İstanbul başta olmak üzere Ardahan, Ankara, İzmir, Bursa gibi batı illerinde bulunan hemşehrilerim 'Güçlü Bir Ardahan Lobisi' çabasına büyük katkısı olan İran kökenli bir ailenin çocuğu olan Atilla amca ile yaşa, başa bakmadan yaşadığımız sırdaşlıkların yanında yediğim fırçalarda bir hayli fazla, bir o kadar da hayatıma yön veren nasihatlerle dolu.

Çünkü kendisinin Hollanda da verdiği mücadeleye benzettiği benim mücadelem den yılmamam gerektiğini ve kim ne derse desin bildiğimi yapmam gerektiğini sıkça bana hatırlatan ve hataya neden olan hal hareketlerimin tek suçlusunun da benim yani kendimin olduğunu bana sıkça hatırlatan Atilla amca insan gücünün, zayıflığın kimsede değil kendisinde olduğunu sıkça hatırlatırken kırmızı nokta denen noktaların aslında birer virgül olduğunu ve hayatıma bu noktalara takılmadan devam etmemi, emir olarak değil tecrübelerini sık sık hatırlatır, anımsatır bana..

Benim verdiğim mücadeleyi beğenmeyip, arkamdan konuşanların asıl sorunlarının kendi başarısızlıklarını kapatmak, bunu yaparken de asıl amaçlarının şevkimi kırma çabası olduğunu belirten Atilla amca özelliklede çok takıntılı olan ve en önemlisi 'Bak Fakir dolusun, heyecanlısın, şevklisin ama bazı konularda çok ama çok zayıfsın.. Oda seninle var olanlara karşı dirençsizliğine dikkat etmen gerekir' deyip, hep çevremdekilerine dikkat etmemi ister.

Çünkü çevremdekilerin bazılarının 'seninle var olduklarını unutup, senin yaptıklarını kopyalayıp, kendilerini adam yerine koyarken hem kendilerine hem de sana zarar vermekten öteye geçemeyenlerle doludur' diyen Atilla amca yaşadıklarım ve yazdıklarımla Nazım Hikmet'e benzetirken beni bu yönümü gölgeleyen bazı ısrar ve saçmalık derecesine vardığını düşündüğü ısrarlarıma karşın da çok ama çok sinirlenip, 'He he bana anlatma, beni kandırma ben kendim kadar seni tanıdım' diyerek fırçaladığı konuların başında gelenin ise takıntı haline getirdiklerimi boş verip, önüme bakmakta geciktiğim için üzüntüsünü ortaya koyar.

Evet, Atilla amca şu inanmadığım pandedemi saçmalığı gibi birçok konuda kızdığı ama kızarken de üzmek için değil daha daha ileriye dediğin için olduğunu bildiğim hata ve günahlarımla senin bana gösterdiğin yolda kulağıma taktıklarınla yol almaya devam ederken kırmızı noktaların virgül olduğunu bir kez daha anlayıp, yoluma devam ettiğimi bilmen umuduyla ellerinden öper saygılar sunarım derken hiç unutmadığım söz ve önerilerin için yeniden teşekkür ederim...

Seni seviyorum amcam...

Yorumlar (0)