20.10.2020, 05:53

KKTC’de ‘Yerli başkan’ seçildi!

KKTC'de cumhurbaşkanlığı seçimi 1. turu geçen hafta yapılmış, adaylar %50 oranında oy alamadığı için seçim ikinci tura kalmıştı. KKTC halkı hafta sonu yine sandık başındaydı. Başbakan ve UBP'nin adayı Ersin Tatar ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı yarıştı.

Ersin Tatar, yaklaşık % 51.74 oy oranı ve 67 bin 385 oyla seçimin galibi oldu. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise % 48.26 oy oranı ve 62 bin 858 oyda kaldı. 199 bin 29 bin seçmenin 133 bin 953'ü sandığa gitti. Katılım oranı % 67,30 oldu. Tatar, KKTC'nin 5. Cumhurbaşkanı seçildi. Aslında seçimden önce anket şirketleri ve Kıbrıs uzmanları Mustafa Akıncı’nın kesin zaferini konuşuyordu. Ancak seçim sonucu başta 1. tura katılmayan % 9’luk bir kesimin sandığa gitmesi ve Kıbrıslı mücahitlerin ciddi bir motivasyon sağlamasıyla ibre Ersin Tatar’a döndü. Nitekim Akıncı’da bu sonuçlar ve çeşitli etkenlerden ötürü siyasi kariyerini noktaladığını açıkladı.

Elbette Türkiye açısından bu sonuçlar fevkalade olumlu olmuştur. Zira Akıncı’nın Rumlara toprak verilmesi ile ilgili sözleri, Rum ve AB’ye verdiği sözler Türkiye’nin kabul edebileceği bir politika değildi. Çünkü Türkiye değişmiş ve güçlenmiş, uluslararası konjonktür değişmiş, Rumlara verilen sözler ve taahhütlere rağmen Rum tarafı ile 50 yıldır bir arpa boy yol alınamamıştı. Bu bağlamda Türkiye’nin Doğu Akdeniz, AB, Kıbrıs, kıta sahanlığı, Yunanistan ve Ege meseleleriyle ilgili çeşitli gerginlikler yaşanırken; Türkiye’nin yavru vatan da yeni bir cephe açması politik psikoloji,güvenlik ve dış politika açısından sıkıntı doğururdu. Ancak buna rağmen Akıncı’nın aldığı oy da yadsınamaz…

KKTC 2020 Cumhurbaşkanı seçimleri Türkiye açısından ‘sonuçları’ açısından hayırlı olmuştur. Ancak şunu da ortaya koymak ve tenkit edip çözüm bulmak konusunda bir yarar var. An itibariyle KKTC’nin yarısı ‘resmen’ Türkiye karşıtlığını açıkça ortaya koyan Mustafa Akıncı’ya destek vererek ciddi bir duruş ortaya koymuştur. Bunun nedenleri ve sonuçlarını çok iyi bildiğimiz için her şeyi burada tek tek yazmamız doğru değil. Ancak üst perdeden bir analiz pekala edebiliriz.

Öncelikle KKTC’de 1970’lerde Rumların yaptığı katliamları yaşayan ve görenlerin Türkiye karşıtlığı daha çok Türkiye’den KKTC’ye giden düşük eğitimli, insan ilişkileri zayıf ve kaba-saba davranışları bulunan Türkiye vatandaşlarından kaynaklanıyor. Bunun içerisine kumarhanelerin KKTC’ye taşınmasını da ekleyebiliriz. Ancak orta ve yaşlı kitlenin Türkiye karşıtlığı, genç jenerasyonlara göre kıyaslanmayacak derecede çok az. Türkiye açısından  asıl marazi olan; orta ve genç jenerasyondan kaynaklanıyor. Üstelik talepleri ve şikayetleri öyle yabana atılan cinsten de değil. Bu kitle hem eğitimli, hem dünyayı tanıyor, hem de kendisini bir şekilde ifade edebiliyor.  KKTC’de 1. turu 3. Sırada bitiren ve %21 oy alan  Kudret Özersay tam olarak bu kitlenin oylarını alıyor. Yani Z kuşağının, LGBT’yi olumlayan ve Liberal Sosyalistlerin.  Mustafa Akıncı’nın ilk turda aldığı % 29 oranını eklersek tam olarak  %50’ye tekabül ediyor. Hatta küsuratı da dahil ettiğimizde yarısından fazla ediyor. Nitekim Mustafa Akıncı’da %48 ile 2. Turu tamamladı.

Dolayısıyla Türkiye, KKTC politikasında uyguladığı maaş, güvenlik, su, turizm, uluslararası ulaşım gibi uygulamaların KKTC’nin genç ve orta kuşağında herhangi bir karşılığının olmadığını gördük. Üstelik medya ve sosyal medya eliyle yapılan nankörlük, lütufkarlık, buyurganlık, milliyetçilik, hainlik tanımlayan benzeri propagandaist hamasi sözler, sert bir şekle ters tepti. Nitekim bu polit-büro uygulamaları kendi içerisinde KKTC milliyetçiliğini doğruyor ve Türkiye’yi hedef alan bir politikanın doğmasına hatta kemikleşerek ideolojik bir hale geliyor.Buradan yola çıkarsak Ersin Tatar’a oy verenleri ‘Milli’ Akıncı’ya oy verenleri ‘gayri–milli’ tanımlamamız gerekir ki; çok yanlış bir değerlendirme olur. Dolayısıyla tabanın yani halkın beklenti ve şikayetlerine kulak kabartmak ve dikkate almak gerekir. Kimin yerli veya milli olduğuna, mazbatayı alan kişinin/partinin performansı belirler.

Sonuç olarak KKTC seçimleri tam olarak Türkiye’nin istediği bir sonuçla bitti. Hayırlı olsun hem Türkiye’ye hem de KKTC’ye. Ancak Akıncı’nın aldığı %48 oranında oy oldukça ürkütücü,tedirgin edici ve dikkat edilmesi gerekir. Türkiye’de yapılan KKTC analiz ve stratejileri, güvenlikçi ve Türk milliyetçi paradigmadan çıkarak acilen kültürel, sosyal, eğitsel ve dinsel bir zemine ve tevazu ve zerafet sahibi bir politik zemine oturtulmak zorundadır. Aksi halde KKTC’nin askeri ve hukuken Türkiye’nin yanında kalmasını belki sağlayabiliriz; ancak duygusal kopuşuna engel olamayız. Belki bugünü kurtardık ancak politikalarımızı ve uzmanlarımızı değiştirmezsek yarının ayrılığına engel olamayız. Son tahlil de KKTC’de sonuçların Türkiye’nin lehine çıkmasını sağlayan vatanseverlerimize teşekkürü bir borç bilirim. Selam ve Muhabbetle

Yorumlar (0)