18.04.2021, 06:26

Korkular şöyle kenara çekilin!

Korkularımız sürekli hayatımızı dinamitliyorsa artık bizim korkuları dinamitleme vaktimiz gelmemiş midir?

Korkarız hata yapmaktan tekrar tekrar aynı hatalara düşmekten hayat bizim, hatamızı telafi edecek düzeltecek biziz. Elbette ki hata yapabiliriz her şey yolunda gitmeyebilir, şunu bilmeliyiz ki hiç bir hatanın üzüntüsü sonsuza kadar sürmez çıkış bulmak bizim elimizde. Şöyle bir silkelenip üzerimize sinmiş olan umutsuzluğun, kabullenişin, kahredişin ağırlığından kurtulabilsek...

"İstifa mektubu cebinde olan bir insanın hayatta sırtı yere gelmez"

Böyle insanlar bilir ki her dibe vuruşun her kötü gidişin bir sonu çözümü vardır.

Yeniden başlamak mümkün mü? Nefes alamadığımızı hissettiğimizde midemize kramplar girdiğinde kalbimizin rehberlik ettiği yolu takip etmek mümkün mü? Elbette ki mümkün aslolan biziz, hislerimiz, Korkularımızın başımıza gelebileceği ihtimaline karşı hayatı ertelemek niye? Yaşayan ruhumuzu mutsuzluğa gömmek niye? Korkunun ecele faydası yok bir şey olacaksa zaten olur. Yaşarken mezara girmek niye. Şu bir gerçek ki sustuklarımızı bağırmaya başladığımızda doğarız. Kendimize bile itiraf etmeye korktuğumuz acıtan gerçeklerimiz vardır. Yüreğimizin içine gömeriz yıllarca, kimse bilmesin anlamasın isteriz. Her sabah yüzümüze sorun yok her şey yolunda maskemizi takarız. Bu maskenin ağırlığıyla yaşarız gün boyu. Halbuki o taktığımız mutluluk maskesi gözlerimizde ki hüznü beden dilimizde ki tükenmişliği kapatamaz. Maskenin altında daha da eziliriz maskenin hakkını vermeye çalışırken. Bir gün artık mutsuzluk kotamızı doldurduğumuzda ruhumuz bedenimiz dilimiz haykırmaya başlar, haykırdıkça hüzün kurumu bağlamış ruhumuzda bir ümit belirir. Kederli gözlerimizde ışık görürüz. Her mutsuzluğu kendimize hak görmekten yorulmuş çökmüş omuzlarımız kendine gelir dikleşir. Bu huzur tüm bedenimize öyle güzel yayılır ki etrafımızdakiler bile fark eder bu değişimi. Gençleşiyorsun formülünü söyle derler, bazen gülümsersin sadece bazen de ördüğüm mutsuzluk ağlarımdan kurtuldum dersin. Tam da budur aslında ördüğün mutsuzluk ağlarından kurtulmak. Bakış açımızı değiştirebilsek hiç bir dert çözümsüz değildir aslında. Kimi zaman sevdiklerimiz mutsuz olmasın diye kendimizi mutsuzluğa mahkum ederek sevdiklerimizi de bu mutsuzluk kuyusuna çekeriz. biz iyiysek huzurluysak sevdiklerimiz huzurlu mutlu. En zoru kendimizle yüzleşmek sanırım kendimize açılırsak sorabilirsek "nasılsın" diye kendimiz de tüm samimiyetiyle cevap verebilirse bize ilk adımı atmış oluruz.

Bugüne kadar kendin için ne yaptın? Hiç alsana hiçli geçmiş zaman

Hiçli geçmiş zamanlarımız olmasın gün bugün şu an, şunu da halledeyim çözeceğim az kaldı biraz daha sabredeyim diye geçirdiğimiz her gün huzurlu geçireceğimiz bir günü daha çalıyor. Bakır ne kadar iyi işlenirse işlensin altın olamaz. Teselliler bulup katlanır kılmaya çalıştığımız mutsuzluğumuz hiçbir yere gitmez sessiz bir yanardağ gibi sadece vaktinin gelmesini bekler vakti geldiğinde de yakar yıkar. Kor alevleri beklemeden harekete geçme gücümüz olsun. Huzur şimdiki zamanda şimdiki zaman önceliğimiz mutluluğumuz güzel günlerin habercisi olsun.

Yorumlar (0)